Anlatıldığı derken Türkiye'de bulamayacağım nasıl bir huzur var mesela? Amaç kendime dönük ve işime gücüme bakıp, keyfime bakmak. Kimseye bağlı kalmamak. En nihai olarak da hayatta kalmak. Ben üst düzey ihtiyaçları olan bir insan değilim.

Hocam anlatıldığı derken ekonomik olarak bahsettim. Yani Almanya'ya gittim WoW tuvaletçi oldum 2 evim 1 arabam var işleri yalan. Ayrıca diğer gezdiğim ülkelerin refahı hakkında konuşamam. Yanıltıcı bilgi veririm belki, bu da hoş olmaz. Ama Almanya'yı hiç sevmediğim doğrudur. Yaşamanı tavsiye etmem. Almanya da Türkiye'de bulamadığın ekstra bulacağın bir huzur kesinlikle yok.

Ben zaten zorunlu gitmiştim, yurt dışı insanı değilim ben. Ezansız yerde yaşanmaz kafasındayım. Her neyse önemli olan benim değil senin olayın bir tık boş yaptım.

Dediğim gibi Belçika'da olur. Ama benim önerim İsviçredir Norveçtir refah seviyesi, milli gelir seviyesi yüksek zaten. Orada aradığınız huzuru bulabilirsiniz belki, halkı çok mutlu ve sakin. Ama tekrar önceki mesajda yazdığım gibi ben yaşantıyı bilirim. İş imkanıdır carttır curttur bilmiyorum.

Tabii bir tane forumdan bir kaç kişinin düşüncesiyle asla yurt dışında gidilmez. Araştır çevrene sor. İyice bilgilen. Donanımlı ol.
 
Anlatıldığı derken Türkiye'de bulamayacağım nasıl bir huzur var mesela? Amaç kendime dönük ve işime gücüme bakıp, keyfime bakmak. Kimseye bağlı kalmamak. En nihai olarak da hayatta kalmak. Ben üstdüzey ihtiyaçları olan bir insan değilim. Mesela neler anlatabilirsin?


Pahalılık hangi alanlarda mesela, herşeyi için mi geçerli?


En önce orada yapabileceğim işleri belki de vasıf gerektirmeyen ve zamanla öğrenilen el becerisi gerektiren işleri yapabileceğim seçeneklerin olmasıdır. Çünkü benden çok daha kötü durumda olup da bu tarz ülkelerde olanlar da var. Gözü kararttığımızda en azından minimal bir İngilizceyle davet almış olsam ya da bir şekilde şirket bulmuş olsam bu konu üzerinden gidersek başka neye ihtiyacım olabilir? Şansım ne derecedir?


Gerçekten öğrenci olmadan oralara gitmenin gerçek hayattaki karşılığı dil bariyeri dışında nedir sizce?
Temel gıdalar, yakıt, yeme - içme. Hemen her konuda çoğu Avrupa ülkesinin çok üzerinde fiyatlar. Bunda da temel neden ana karada bulunmuyor olması. Meyveler, sebzeler bile pahalı ve tazeliği bizim ülkemiz ile kıyaslanamaz bile.

Diğer yandan çok güzel bir ülke, doğası, havası, Golden Circle, Kirkjufell, taze balıkları, kaplıcaları, şelaleleri, yeşil alanları gerçekten çok güzel. Seviyorsanız kuzu eti de taze ve lezzetliymiş ben yemediğim için bilmiyorum. Skyr denilen bir de yoğurt gibi bir ürünleri var. Bizim buraları anımsatacak türden bir şey ve çok güzel.
 
Merhaba,

Kısa vadede de olsa ara ara videolar izliyorum. Tabii ki yarısı dümenden ibaret. Fiyatlar ve yaşadıkları hayat için söylediklerinin neredeyse yarısı yalan olabiliyor. Daha fazla araştırınca anlaşılabiliyor. Tabii ki yine ben dışarı çıkıp kendi gözümle görmeden bunun da cevabı bana geçmeyebilir. Sizlerin deneyimlerine başvurmak istedim. El becerisine ve mesleki yeteneğe dayalı işlerde (özellikle inşaat, teknik el işçiliği, bakım-onarım gibi alanlar) kendime güveniyorum. Ortaokul mezunuyum ama en azından inşaat, dekorasyon alanında pratik deneyimim ve becerim var. Pasaportum kenarda duruyor, vize için bir şirketten sponsorluk alarak gitmeyi istiyorum. Artık nefes alamıyorum buralarda.

Şu kriterler benim için çok önemli:
  • İş imkanlarının bol olduğu, nitelikli el işçilerine ihtiyaç duyulan yerler.
  • Hayat şartlarının nispeten uygun olduğu, tutumlu yaşayan biri için aşırı pahalı olmayan, huzurlu bir ortam.
  • İnsan haklarına ve yabancılara karşı tutumu genel olarak iyi olan ülkeler.
  • Kağıt işleri, bürokrasi vs. olsa da göğüslenebilir seviyede olsun.
Aklımda özellikle Belçika, İsviçre var. Almanya ve Fransa gibi ülkeleri asla değerlendirmiyorum ve Belçika, İsviçre ikilisini daha yakın hissediyorum.
Belçika'da inşaat ve el işçiliği tarafında daha fazla seçenek duyuyorum, bu doğru mudur?

Dezavantajları (sürekli şirket kapısı çalmak, bürokrasi vs.) Kabulüm, önemli olan uzun vadede stabil ve insanca bir hayat kurabilmek. Japonya'yı da severim ama eğitim seviyem nedeniyle orada iş bulmanın çok zor olacağını düşünüyorum, o yüzden şimdilik Avrupa'ya odaklanmış durumdayım. Deneyim yaşamış, benzer durumda gitmiş veya bu ülkelerde çalışan arkadaşlar var mı?

Saygıyla, samimi ve gerçekçi cevaplarınızı bekliyorum.

Teşekkürler.

Hacı ben yerinde olsam buradaki tavsiyeleri ve internetteki videoları izlemekle kalmam biraz da işi pratiğe dökerim turist vizesi ile yaşamak istediğim ülkeleri gezmeye başlarım. İş imkanı, bürokrasi, yaşam pahalılığı vb. şeyler hayatın sadece küçük bir kısmı asıl hayat işten çıktıktan sonra başlıyor. Kişiden kişiye yaşayış şekilleri değiştiği için beklentiler, iyi ve kötüler değişiklik gösteriyor. Örneğin benim gözümde denizi olmayan memlekette geçen hayat hayat değildir istediğin kadar para kazan o manzarayı görmek gerek o denize girmek gerek alışmışım bu tür hayata diğer türlüsü beni bunaltıyor. İnsanlarının sıcak kanlı olması lazım en azından birbirine selam verebilmelisin işte bir şey sormak istediğin zaman kişi sana geri dönüş sağlayabilmeli ot gibi olmamalı vs vs.
para ve yaşam şartları bir yere kadar sorun oluyor ama kendi istediğin standartlara ulaştıktan sonra hayatına farklı faktörler etki etmeye başlıyor. Şahsen ben ABD veya İspanya'yı deneyimlemek isterdim nasıl olduğu hakkında hiçbir fikrim yok ama görmeden de bazı şeyleri tam anlamıyla bilemiyoruz herkesin deneyimi farklı kimisi kötülerken kimisi övgüler yağdırıyor.
Mesele para değil de sadece yaşantı olsaydı kesinlikle Asya ülkelerinden önerirdim oradaki insanlar cana yakın ve memleketleri de güzel.
 
İsviçre’de yaşam kalitesi yüksek olsa da AB/EFTA dışından doğrudan işveren sponsorluğu bulmanın daha zor olabileceğini hesaba katmak gerekir. Belçika bu açıdan daha ulaşılabilir görünebilir ama yalnızca ülkeye değil, bölgeye göre de dil ihtiyacı değişiyor; Flaman bölgesinde Hollandaca, Valon bölgesinde Fransızca öne çıkıyor. İnşaat ve teknik işlerde tecrübenizi belgeleyebilmeniz de önemli olacaktır. Ben olsam önce iki ülkede kendi mesleğim için çalışma izni şartlarını ve gerçek iş ilanlarını karşılaştırır, sonra karar verirdim.
 
Hocam anlatıldığı derken ekonomik olarak bahsettim. Yani Almanya'ya gittim WoW tuvaletçi oldum 2 evim 1 arabam var işleri yalan. Ayrıca diğer gezdiğim ülkelerin refahı hakkında konuşamam. Yanıltıcı bilgi veririm belki, bu da hoş olmaz. Ama Almanya'yı hiç sevmediğim doğrudur. Yaşamanı tavsiye etmem. Almanya da Türkiye'de bulamadığın ekstra bulacağın bir huzur kesinlikle yok.

Ben zaten zorunlu gitmiştim, yurt dışı insanı değilim ben. Ezansız yerde yaşanmaz kafasındayım. Her neyse önemli olan benim değil senin olayın bir tık boş yaptım.

Dediğim gibi Belçika'da olur. Ama benim önerim İsviçredir Norveçtir refah seviyesi, milli gelir seviyesi yüksek zaten. Orada aradığınız huzuru bulabilirsiniz belki, halkı çok mutlu ve sakin. Ama tekrar önceki mesajda yazdığım gibi ben yaşantıyı bilirim. İş imkanıdır carttır curttur bilmiyorum.

Tabii bir tane forumdan bir kaç kişinin düşüncesiyle asla yurt dışında gidilmez. Araştır çevrene sor. İyice bilgilen. Donanımlı ol.
Teşekkür ederim. Ben yanlızlığa ve asosyel durumlara çok alışkınım. Bu anlamda Türkiyede olan samimiyeti dünyanın neresine gidersem gideyim bulmak da istemiyorum. Benim için bir kriter değil. Almanya konusunda da ben çok önyargılıyım ve insanı için de bürokratik olarak da milliyet olarak da diğer herhangi bir konu olarak da. Yaşantı da muhabbetimize dahil, güle oynaya konuşuyoruz. Bu anlamda sorun değil. Boş da yapabiliriz bazen. Birkaç kişinin önerisiyle kimse gitmiyordur ülkesini terkedip de bir yerlere. Kalıcı gitmek için dediğiniz gibi önce bir yurtdışına çıkıp gezmek ve o şekilde karar vermek de elzem bir seçenek. Hiç olmadı iltica seçeneğini de araştırmak gerekebilir. O kadar sıkıldım bazı şeylerden. Ciddi önerin için tekrar teşekkürler.

Temel gıdalar, yakıt, yeme - içme. Hemen her konuda çoğu Avrupa ülkesinin çok üzerinde fiyatlar. Bunda da temel neden ana karada bulunmuyor olması. Meyveler, sebzeler bile pahalı ve tazeliği bizim ülkemiz ile kıyaslanamaz bile.

Diğer yandan çok güzel bir ülke, doğası, havası, Golden Circle, Kirkjufell, taze balıkları, kaplıcaları, şelaleleri, yeşil alanları gerçekten çok güzel. Seviyorsanız kuzu eti de taze ve lezzetliymiş ben yemediğim için bilmiyorum. Skyr denilen bir de yoğurt gibi bir ürünleri var. Bizim buraları anımsatacak türden bir şey ve çok güzel.
Valla hayat şartları iyi olsun anayasal olarak yanlız hissetmeyelim kurallara uyduktan sonra gerekirse oruç da tutarız. Türkiye tarafında bir niyet etmiyoruz işte. Yoksa yine açız. Kurban psikolojisi ya da fakir güzellemesi gibi görünürse affola.

Hacı ben yerinde olsam buradaki tavsiyeleri ve internetteki videoları izlemekle kalmam biraz da işi pratiğe dökerim turist vizesi ile yaşamak istediğim ülkeleri gezmeye başlarım. İş imkanı, bürokrasi, yaşam pahalılığı vb. şeyler hayatın sadece küçük bir kısmı asıl hayat işten çıktıktan sonra başlıyor. Kişiden kişiye yaşayış şekilleri değiştiği için beklentiler, iyi ve kötüler değişiklik gösteriyor. Örneğin benim gözümde denizi olmayan memlekette geçen hayat hayat değildir istediğin kadar para kazan o manzarayı görmek gerek o denize girmek gerek alışmışım bu tür hayata diğer türlüsü beni bunaltıyor. İnsanlarının sıcak kanlı olması lazım en azından birbirine selam verebilmelisin işte bir şey sormak istediğin zaman kişi sana geri dönüş sağlayabilmeli ot gibi olmamalı vs vs.
para ve yaşam şartları bir yere kadar sorun oluyor ama kendi istediğin standartlara ulaştıktan sonra hayatına farklı faktörler etki etmeye başlıyor. Şahsen ben ABD veya İspanya'yı deneyimlemek isterdim nasıl olduğu hakkında hiçbir fikrim yok ama görmeden de bazı şeyleri tam anlamıyla bilemiyoruz herkesin deneyimi farklı kimisi kötülerken kimisi övgüler yağdırıyor.
Mesele para değil de sadece yaşantı olsaydı kesinlikle Asya ülkelerinden önerirdim oradaki insanlar cana yakın ve memleketleri de güzel.
Mesele para değil derken bir şekilde hayatta kalırsın ve istediğin teknolojilere sahip olmak ve huzuru arttırmak daha kolay derseniz tabii ki Asya veya Avrupa hangi kısımsa sorun olmayacaktır kağıt üstünde. Az önce bir arkadaşın İngiltere güzellemesini izledim İnstagram tarafında ve iltica edildiğinde bile çok lüks şartlarda kalındığı ile ilgili yarı Pinokyo paylaşımlarda bulunuyordu. Tabii ki süreç sonunda kabul edilip edilmemesi konusunu da iyice iltica anlamında araştırmak da gerekir. Her ülkenin kuralları ve yaşama şekillleri farklı olduğundan yasal bir şekilde İsviçre ve Norveç minvalinde hatta köy gibi olup huzur ve belirli işlerle hayatta kalmak bile beni sıkmaz diye hayal ediyorum. Türkiye tarafında basit işleri yapasım gelmez. Orada öyle bir benimserim ki para icat olmamış da karşılığa karşılık var gibi çalışırım diye düşünüyorum. Bu tür konuları deli gibi tartıştıkları ve hergün herhangi bri kişinin hikayesini dinleyebileceğim gerçek hayatla uyumlu kanallar da aramak lazım ya da belki Reddit alt forumları vb.

İsviçre’de yaşam kalitesi yüksek olsa da AB/EFTA dışından doğrudan işveren sponsorluğu bulmanın daha zor olabileceğini hesaba katmak gerekir. Belçika bu açıdan daha ulaşılabilir görünebilir ama yalnızca ülkeye değil, bölgeye göre de dil ihtiyacı değişiyor; Flaman bölgesinde Hollandaca, Valon bölgesinde Fransızca öne çıkıyor. İnşaat ve teknik işlerde tecrübenizi belgeleyebilmeniz de önemli olacaktır. Ben olsam önce iki ülkede kendi mesleğim için çalışma izni şartlarını ve gerçek iş ilanlarını karşılaştırır, sonra karar verirdim.
Çöp toplasam da bunu belgeleyecek miyim acaba? İlle bir şeyleri belgelemek tabii ki beni birkaç adım ileri taşır bunu kestirebiliyorum. 20'li yaşlarda da değilim belki ve düşük seviyede de olsa bunu şimdiki yaşımda da yapabilmem için uzun bir süre gerekir mi diye de düşünmeden edemiyorum.
 
Son düzenleme: