Videodaki hanımefendi biraz uzun ve çetrefilli bir şekilde anlattığı için karıştırmanız veya anlamamanız çok normal hocam. 1934 yılında çıkan Kararnamenin metninde, Ayasofya’nın "eşsiz bir mimarlık sanat abidesi" olduğu vurgulanarak, buranın bir müzeye dönüştürülmesinin bütün insanlığa yeni bir ilim müessesesi kazandıracağı ve "tüm Doğu âlemini sevindireceği" ifade edilmiştir.
Atatürk’ün bu adımı, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin modern, laik ve Batı ile bütünleşmiş bir devlet olma vizyonunun simgesel bir yansıması olarak görülmekte aynı zamanda da Cumhuriyet projesinin Anadolu’daki tüm uygarlıklara (Hitit, Yunan, Roma, Bizans, Osmanlı) sahip çıkan "bütünsel tarih anlayışının" bir parçasıdır. Yapılan restorasyonlarla ortaya çıkarılan Bizans dönemi mozaiklerinin ve sanat eserlerinin, aktif bir cami içerisinde sergilenmesinin zorluğu nedeniyle yapının müze olarak kullanılması uygun görülmüştür.
Siyasi ve stratejik sebep olarak ise; Türkiye'nin yeni rejiminin seküler, barışçıl ve medeni değerleri benimsediğine dair Batı dünyasına verilen güçlü bir siyasi manevra olarak değerlendirilir. En önemlisi ise Fiziki Koruma İhtiyacıdır. Ayasofya’nın o dönemde bakımsız kalması ve ciddi restorasyona ihtiyaç duyması, yapının bir müze disipliniyle korunması ve gelecek nesillere aktarılması zorunluluğunu doğurmuştur.
Ayasofya'nın müze statüsü, 2020 yılında Danıştay'ın 1934 tarihli bu kararnameyi hukuka aykırı bularak iptal etmesiyle sona ermiş ve yapı tekrar cami olarak ibadete açılmıştı.