Sağ olun hocam güldürdünüz beni :D. Dalga amaçlı demiyorum gerçekten, canım çiğköfte dürüm çekti ya. Dünyayı gezemem ama bisikletle sahile inebilirim, çiğköfte yiyebilirim, müzik dinleyebilirim. Gitarı pek çalabileceğimi sanmıyorum kendi başıma, kursa gitmeye de param yok. Şiirde pek yazamam herhalde ama en azından günlük gibi düşüncelerimi falan kağıda geçirebilirim. Dini bir inancım olsaydı keşke daha mutlu olurdum ama olmuyor, araştırmaya da gücüm yok. Ergenlik vaktinde araştırma yaptım ama şu an niye inanmıyorum bilmiyorum ve niye inanayım onu da bilmiyorum.
İnanın ne şiir ne gitar ikisi de bir yere kadar zor mevzular değil. Beş basit akor ile Türk pop ve rockunun %95'ini çalabiliyor hale geliyorsunuz. Kursa falan gerek yok yutup ne güne kaldı :D

Müzik zevkinize göre bi ukulele ya da guitalele de olabilir. Tatlı cihazlar, sesleri de çok ponçik. Emin olun müzik yapmak o kadar güzel bir icat ki psikolojiye etkisi konusunda. Bende sanırım bir mevzu yok da sevgilim çok çekiyor depresyon, asperger ve çeşitli konulardan, müzik yapmak onu çok güzel etkiliyor.

Dini inanç konusunda anlıyorum, gerçekten zor konular, şahsen iki buçuk senedir az buçuk yaşadıklarımdan (dinle alakasız konular, artık ilgimi çok çekmiyor sanırım tanrı) benim de pek bakasım gelmiyor. Yurt dışına gitmek daha da zor gerçi de sahiller biz gariban halka açık :D

Bunlar yapılabilir ve tatlı şeyler, bana kalırsa da güzel adımlar. Size kalıyor gerisi :)
 
Acı, hayatımızdaki zarar gördüğümüz şeylere karşı oluşturduğumuz bir duygudur. Bir nevi uzak dur uyaranı gibi.
Bende öyle düşünüyorum hocam, yani düşünmekten çok öyle yani de insanlar acıyı benimsetmeye çalışıyor. Bazı konularda evet acı şart, örneğin bir işte çalışmak veya ders çalışmak falan. İrade isteyen şeyler.
 
Acının zevk boyutu da var, bunu kimse inkar edemez. Olaya saf acı olarak bakmak doğru değil.

Bu hayatta acının olduğu gerçeğini kabul ettikten sonra da onunla yaşamayı öğrenmek gerekiyor, öyle ya da böyle acı her daim olacak.
Bunun dışında düşünenler, kabul etmek istemeyenlerle zaten konuşmaya gerek yok. Eğer dünyada güzel bir şey olacaksa acı da olmalı.
 
Acının zevk boyutu da var, bunu kimse inkar edemez. Olaya saf acı olarak bakmak doğru değil.

Bu hayatta acının olduğu gerçeğini kabul ettikten sonra da onunla yaşamayı öğrenmek gerekiyor, öyle ya da böyle acı her daim olacak.
Bunun dışında düşünenler, kabul etmek istemeyenlerle zaten konuşmaya gerek yok. Eğer dünyada güzel bir şey olacaksa acı da olmalı.
Mazoşist değilseniz zevk durumu olduğunu pek söyleyemem. Acı yemek yemek, spor yapmak başka tabii endorfin salgılattırıyorlar ve iyi hissediyorsun. Depresyon gibi bir hastalıktan mesela hiç zevk alınacak bir yani yok, kimse depresyonu sevmez. Depresyonla üzüntüyü karıştırmayın lütfen, üzüntüden zevk alanlar var ama depresyon hiç öyle bir şey değil. Acının savunulacak bir yani yok ama gavurların dediği gibi bir "cope" mekanizması lazım acıya maruz kaldığımız vakit için. Kabullenmek acıyı dindirmiyor maalesef.
 
Mazoşist değilseniz zevk durumu olduğunu pek söyleyemem. Acı yemek yemek, spor yapmak başka tabii endorfin salgılattırıyorlar ve iyi hissediyorsun. Depresyon gibi bir hastalıktan mesela hiç zevk alınacak bir yani yok, kimse depresyonu sevmez. Depresyonla üzüntüyü karıştırmayın lütfen, üzüntüden zevk alanlar var ama depresyon hiç öyle bir şey değil. Acının savunulacak bir yani yok ama gavurların dediği gibi bir "cope" mekanizması lazım acıya maruz kaldığımız vakit için. Kabullenmek acıyı dindirmiyor maalesef.
İşte bunun çözemeyeceğin bir şey olduğunu kabullenmelisin, ben genel itibariyle konuştum işi çok spesifik parçalara ayırırsan depresyonun bile seni iyi noktaya götüreceği şeylerin olduğunu bulursun mesele o değil:

Öyle ya da böyle bu gerçekle yaşamak zorundayız insanlık olarak, herkes farklı bir şeylerle mücadale ediyor. Yoksa tabii ki kabullenmek acıyı dindirmez.
 
İşte bunun çözemeyeceğin bir şey olduğunu kabullenmelisin, ben genel itibariyle konuştum işi çok spesifik parçalara ayırırsan depresyonun bile seni iyi noktaya götüreceği şeylerin olduğunu bulursun mesele o değil:

Öyle ya da böyle bu gerçekle yaşamak zorundayız insanlık olarak, herkes farklı bir şeylerle mücadale ediyor. Yoksa tabii ki kabullenmek acıyı dindirmez.
Kaçınılmaz olduğunu söylüyorsun yani acının. Ancak neden hayatımı sonlandırıp daha kolay bir çözüm yoluna ulaşabilecekken acıyla beraber yaşıyorum? En kolay ve kesin çözüm değil mi? Yani niye mücadele etmeliyim anlamadım, bir amaç yokken çok saçma geliyor.
 
Kaçınılmaz olduğunu söylüyorsun yani acının. Ancak neden hayatımı sonlandırıp daha kolay bir çözüm yoluna ulaşabilecekken acıyla beraber yaşıyorum? En kolay ve kesin çözüm değil mi? Yani niye mücadele etmeliyim anlamadım, bir amaç yokken çok saçma geliyor.
Sonlandırabilirsin tabii ki, kolay bir çözüm. Amaç kısmına gelecek olursak o biraz kişinin kendisiyle alakalı diye düşünüyorum. Sonuçta şu dünyada evrensel olarak bir amaç söylebilirsek anca bu üreme amacı olur. Ama bireye inecek olursak kişinin burada kendini keşfetmesi gerektiğini düşünüyorum, o keşfettiği şeylere göre de hayatını yönlendirmeli.
 
Sonlandırabilirsin tabii ki, kolay bir çözüm. Amaç kısmına gelecek olursak o biraz kişinin kendisiyle alakalı diye düşünüyorum. Sonuçta şu dünyada evrensel olarak bir amaç söylebilirsek anca bu üreme amacı olur. Ama bireye inecek olursak kişinin burada kendini keşfetmesi gerektiğini düşünüyorum, o keşfettiği şeylere göre de hayatını yönlendirmeli.
Tabii evrensel bir amaç yok sadece biyolojik amaçlarımız var dediğin gibi. İnsanlardan fikir görerek bana en yakın ve mantıklı geleni bulmaya çalışıyorum.