Yakın bir arkadaşım gerçek bipolar olduğu için bizzat gözlemlemiş ve okuduğum bir Oxford derlemesi olan Handbook of Mood Disorders'a özet olarak şunlardan bahsedebilirim.

Gerçek bipolar denilen şey davranış, mizaç ya da iniş-çıkış değil epizod meselesidir. Ayırt eden şey ne hissettiği değil, ne kadar taştığı, ne kadar çöktüğü ve bunun ne kadar sürdüğüdür.

Bipolar bi insanda olmazsa olmaz şey mani ya da hipomanidir. Bu yoksa basitce bipolar da yoktur. Mani, çok mutlu olmak değildir. Uyku ihtiyacı ciddi biçimde düşer. Bipolar insan 2-3 saat uyur ve kendini normalden de dinç hisseder. Enerji patlaması vardır ama bu enerji dağınıktır, kontrolsüzdür. Konuşma hızlanır, düşünceler yetişilemez hale geliyor. Genelde kendilerini olağanüstü zeki, güçlü, özel ya da dokunulmaz hisseder. Risk algısı çöker. Para saçma, ani kararlar, mantıksız girişimler, sosyal ve cinsel sınırların kalkması görülür. Dışarıdan bakıldığında iyi değil, taşmış görünüyorlar.

Buna karşılık depresif epizod gelir. Bu da moral bozukluğu değildir. Enerji neredeyse sıfırlanır. En basit işler bile yük olur. İlgi ve haz kaybolur. Düşünce yavaşlar, gelecek boş görünür. Uyku ve iştah aşırı artabilir ya da ciddi biçimde azalabilir. Değersizlik ve suçluluk baskındır. İntihar düşüncesi bu duruma eşlik edebilir. Bu da günlerle değil, haftalarla ölçülür. En uzun gördüğüm süre 3 haftaydı.

Asıl ayırt edici nokta döngüselliktir. Bipolar kişi sürekli böyle değildir. Belirgin yükselme dönemleri ve belirgin çöküş dönemleri vardır. Aralarda görece normal zamanlar olabilir. Günlük ruh hali değişimleri, karakter dalgalanmaları, tepkisel iniş çıkışlar bu kategoriye girmez. Yani sizin dediğiniz az önce gülüyordu şimdi hüngür hüngür ağlıyor kavramı pek olmuyor.

Bir diğer net gösterge işlev kaybıdır. Gerçek bipolar insanlarda ilişkiler bozulur (durduk yere bana sayıp sövüp engellediği oluyordu), para gider, iş dağılır, sonradan yaptıklarını açıklamakta da zorlanır çünkü bu yaptıklarına bir sebep bulamaz. Ben ben değildim ifadesi boşuna söylenmez. Çevresi genellikle kişiden önce durumu fark ediyor.

Son olarak da içgörü kaybı oluyor. Özellikle manide kişi hasta olduğunu düşünmez. Tam tersine, ailesinin ya da çevresinin onu kısıtladığını, yavaşlatmaya çalıştığını ya da anlamadığını varsayar. Kendinde sorun görmez. Ne zaman konuşsam daima çevresi ile bir kavgası oluyordu.

Yani kısaca şu insanlar bipolar değil. Sık duygu değişimi yaşayanlar, alınganlık, bir gün enerjik bir gün isteksiz olmak, stres altında taşkın davranmak, dikkat çekme amaçlı etiketler vesaire.
 
Doktor tarafından bipolar teşhisi koyulan hasta ile gerçek bipolar ayrımını açar mısınız?

Ben doktora obsesif kompulsif bozukluk şüphesiyle gittim diyelim ya da başka birisi "sürekli üzgün olduğu" şikayetiyle gitti.
Hop e-Nabız'da tanı koyuldu; OKB'ya da Bipolar bozukluk.
Ee, şimdi hasta gerçekten Bipolar mı olmuş oluyor?

Örneğin takıntılı olduğumu bilmezken askere gitmek için heyete girmiştim. Baş çavuşuma giden dosyamda "takıntılı" olduğum yazıyormuş herhalde ki ailem beni ziyarete geldiği zaman "bu çocukta OKB hastalığı var" denmiş. Ben bunu bizzat ailemin yanındayken duymuştum komutan tarafından.

Bu hastalık daha da azıttı bende; önceden bu kadar yoktu.
 
@truth, psikiyatri doktoru sizin dediklerinize doğal olarak önem verse de daha geniş bir açıdan bakar.

Her "takıntılıyım" diyene OKB, "her üzgünüm" diyene de bipolar tanısı konmuyor. Doktor bir süreç dahilinde izliyor. Gözlem yapıyor.
Toplam veriye göre tanı koyulup tedavi ediliyor.
 
@truth, psikiyatri doktoru sizin dediklerinize doğal olarak önem verse de daha geniş bir açıdan bakar.

Her "takıntılıyım" diyene OKB, "her üzgünüm" diyene de bipolar tanısı konmuyor. Doktor bir süreç dahilinde izliyor. Gözlem yapıyor.
Toplam veriye göre tanı koyulup tedavi ediliyor.

Kaç ay sürüyor bu verinin toplanması?

Yakın bir arkadaşım gerçek bipolar olduğu için bizzat gözlemlemiş ve okuduğum bir Oxford derlemesi olan Handbook of Mood Disorders'a özet olarak şunlardan bahsedebilirim.

Gerçek bipolar denilen şey davranış, mizaç ya da iniş-çıkış değil epizod meselesidir. Ayırt eden şey ne hissettiği değil, ne kadar taştığı, ne kadar çöktüğü ve bunun ne kadar sürdüğüdür.

Bipolar bir insanda olmazsa olmaz şey mani ya da hipomanidir. Bu yoksa basitce bipolar da yoktur. Mani, çok mutlu olmak değildir. Uyku ihtiyacı ciddi biçimde düşer. Bipolar insan 2-3 saat uyur ve kendini normalden de dinç hisseder. Enerji patlaması vardır ama bu enerji dağınıktır, kontrolsüzdür. Konuşma hızlanır, düşünceler yetişilemez hale geliyor. Genelde kendilerini olağanüstü zeki, güçlü, özel ya da dokunulmaz hisseder. Risk algısı çöker. Para saçma, ani kararlar, mantıksız girişimler, sosyal ve cinsel sınırların kalkması görülür. Dışarıdan bakıldığında iyi değil, taşmış görünüyorlar.

Buna karşılık depresif epizod gelir. Bu da moral bozukluğu değildir. Enerji neredeyse sıfırlanır. En basit işler bile yük olur. İlgi ve haz kaybolur. Düşünce yavaşlar, gelecek boş görünür. Uyku ve iştah aşırı artabilir ya da ciddi biçimde azalabilir. Değersizlik ve suçluluk baskındır. İntihar düşüncesi bu duruma eşlik edebilir. Bu da günlerle değil, haftalarla ölçülür. En uzun gördüğüm süre 3 haftaydı.

Asıl ayırt edici nokta döngüselliktir. Bipolar kişi sürekli böyle değildir. Belirgin yükselme dönemleri ve belirgin çöküş dönemleri vardır. Aralarda görece normal zamanlar olabilir. Günlük ruh hali değişimleri, karakter dalgalanmaları, tepkisel iniş çıkışlar bu kategoriye girmez. Yani sizin dediğiniz az önce gülüyordu şimdi hüngür hüngür ağlıyor kavramı pek olmuyor.

Bir diğer net gösterge işlev kaybıdır. Gerçek bipolar insanlarda ilişkiler bozulur (durduk yere bana sayıp sövüp engellediği oluyordu), para gider, iş dağılır, sonradan yaptıklarını açıklamakta da zorlanır çünkü bu yaptıklarına bir sebep bulamaz. Ben ben değildim ifadesi boşuna söylenmez. Çevresi genellikle kişiden önce durumu fark ediyor.

Son olarak da içgörü kaybı oluyor. Özellikle mani de kişi hasta olduğunu düşünmez. Tam tersine, ailesinin ya da çevresinin onu kısıtladığını, yavaşlatmaya çalıştığını ya da anlamadığını varsayar. Kendinde sorun görmez. Ne zaman konuşsam daima çevresi ile bir kavgası oluyordu.

Yani kısaca şu insanlar bipolar değil. Sık duygu değişimi yaşayanlar, alınganlık, bir gün enerjik bir gün isteksiz olmak, stres altında taşkın davranmak, dikkat çekme amaçlı etiketler vesaire.

Sen mi yazdın yoksa AI mi nasıl ayırt edeceğim şimdi :D
 
Bir arkadaşım var ve doktor buna bipolar teşhisi koymuş diye sürekli moralim bozuk diyor bana; teşhisten dolayı moralim bozuk demiyor, genel olarak.
Tanıyı ne zaman aldı?
Aşağıdaki ilaçlara mı başladı:
  • Depakin/Lithuril/Lamictal
  • Aripiprazol
  • Ketiapin yahut Olanzapin
Eğer bu ilaçlara başladı ise ve yeni ise, sisteme bu ilaçları reçete etmek için bipolar girilmiştir. Yani bipolarlığı kesin olmayabilir. Gözlemliyordur doktor.

Ama kesin de olabilir.

Diyebileceğim şey şu ki, arkadaşınıza sürekli moral bozukluğunu bana anlatma diye sınır çekebilirsiniz. Onun haricinde bipolar olup olmadığını, gerçekten, siz anlayamazsınız.
 
Sen mi yazdın yoksa AI mi nasıl ayırt edeceğim şimdi :D

"Yani kısaca şu insanlar bipolar değil. Sık duygu değişimi yaşayanlar, alınganlık, bir gün enerjik bir gün isteksiz olmak, stres altında taşkın davranmak, dikkat çekme amaçlı etiketler vesaire." şu cümlenin AI olduğuna o kadar eminim ki hocam. :)
 
Sen mi yazdın yoksa AI mi nasıl ayırt edeceğim şimdi :D
Kitap üzerinden yanlış bilgi vermemek için DeepL ile biraz çeviri yapmak durumunda kaldım.
Okuyunca biraz garip geldiğinin ben de farkındayım.

Ancak dediklerim kendi gözlemime ve okuduklarıma dayalıdır merak etmeyin. :D