Selamlar herkese, öncelikle kendimi tanıtarak konuya giriş yapmak istiyorum. Ben 12. sınıf yazılım geliştirme bölümünde okuyan, aynı zamanda bir haber kanalında staj yapan, teknolojiye meraklı standart bir Türk genciyim. Bu konuyu açmamın sebebi, bu ülkenin başındaki rezalet hükümet.
Konuya şöyle girmek istiyorum: Okul ve iş dışında projelerimi yapmak, ders çalışmak ve 1440p setup’umda oyun oynamak için sağlam bir laptop almak istedim. İncelediğim modeller arasında 4080’li Vectorlar vardı, çünkü en uygun 4080’li modeller onlardı. Kafamdaki plan şuydu: Cihaz 12 ay vade farksız taksit ile aylık 7K'ya denk geliyordu. Türk-İş’in önerdiği rakam 30’larda bir şeydi, fakat ben yine de 25K civarında bir hesap yapmıştım. Asgari ücret 25K olduğunda maaşım 7500 TL oluyordu ve laptopu rahatlıkla alabiliyordum, üstelik üstüne aylık yol param cebime kalıyordu. Fakat asgari ücrete zam gelmeden hemen önce her şeye zam geldiği için o modeli alma hevesim tamamen yok oldu. Ayrıca, malumunuz, büyük reis yine bekleneni yaptı ve 22K gibi bir fiyatla ülkenin büyük bir kesimini açlık sınırının altında yaşamaya zorladı; böylece bizim hayaller de suya düştü.
Bunu anlatmamın sebebi laptopa aşırı heveslenmiş olmam değil. Asıl mesele şu: Eğer bu ülkede lüks sayılan ve diğer ülkelerde bu kadar pahalı olmayan bir ürünü almakta bu kadar zorlanıyorsam, ileride ne yapacağım? Nasıl ev geçindireceğim? Nasıl iyi bir arabam olacak? Nasıl refah ve huzur içinde yaşayacağım? Bu soruların cevapları, ne yazık ki, fazlasıyla net: Ya bu ülkeyi terk edip refah seviyesi yüksek, finansal özgürlüğümü sağlayabileceğim bir yere gideceğim ya da bu ülkede üst tabaka bir insan olmanın yollarını arayacağım. Her iki seçenek de kendi içinde zorluklarla dolu, ama buradaki adaletsiz düzende, orta sınıf bir bireyin ne maddi ne de manevi anlamda rahat bir yaşam sürmesi mümkün gözükmüyor.
Ayrıca, bir haber kanalında çalışmak çok iyi ve hoş ama bu ülkenin, özellikle de hükümetin rezilliklerine tamamen şahit olup detaylıca bilmek, gerçekten çok mide bulandırıcı. Artık bu yönetime olan nefret katsayım o kadar yüksek ki... Sadece ekonomik açıdan konuşmuyorum; hepimiz aynı ülkede bulunuyoruz ve ülke gündemini çoğumuz biliyoruz. Televizyon kanalında çalışmadan önce, bunlardan kendimi uzak tutmak için televizyon açmaz, haber bile okumazdım. Fakat artık bu işlerin içindeyken, insan tüm netliği ve saflığıyla görüyor bunları ve iliklerine kadar nefret ediyor. Cidden, kendimi klavye ile maksimum bu kadar ifade edebiliyorum, ayrıca forum kuralları da var, yoksa daha çok şey söylerdim…
Bu arada şu eklemeyi de yapmak istiyorum: Belki bunu, belki daha iyisini ailemin yardımı ile kolayca alabilirim ama zaten durumun olmadığını iyice anlatabildiğimi düşünüyorum.
Artık bu ülkede birey olarak var olmanın bile bu kadar zor olduğu bir noktaya geldik. İnsanca yaşamak, iyi bir eğitim almak, mesleğinde ilerlemek ya da sadece huzurlu bir hayat sürmek bile artık bir hayal. İşte tüm bu sistematik çöküşler, insanı kaçınılmaz olarak ülkeyi terk etme düşüncesine itiyor.
Hepinize esenlikler dilerim.
Konuya şöyle girmek istiyorum: Okul ve iş dışında projelerimi yapmak, ders çalışmak ve 1440p setup’umda oyun oynamak için sağlam bir laptop almak istedim. İncelediğim modeller arasında 4080’li Vectorlar vardı, çünkü en uygun 4080’li modeller onlardı. Kafamdaki plan şuydu: Cihaz 12 ay vade farksız taksit ile aylık 7K'ya denk geliyordu. Türk-İş’in önerdiği rakam 30’larda bir şeydi, fakat ben yine de 25K civarında bir hesap yapmıştım. Asgari ücret 25K olduğunda maaşım 7500 TL oluyordu ve laptopu rahatlıkla alabiliyordum, üstelik üstüne aylık yol param cebime kalıyordu. Fakat asgari ücrete zam gelmeden hemen önce her şeye zam geldiği için o modeli alma hevesim tamamen yok oldu. Ayrıca, malumunuz, büyük reis yine bekleneni yaptı ve 22K gibi bir fiyatla ülkenin büyük bir kesimini açlık sınırının altında yaşamaya zorladı; böylece bizim hayaller de suya düştü.
Bunu anlatmamın sebebi laptopa aşırı heveslenmiş olmam değil. Asıl mesele şu: Eğer bu ülkede lüks sayılan ve diğer ülkelerde bu kadar pahalı olmayan bir ürünü almakta bu kadar zorlanıyorsam, ileride ne yapacağım? Nasıl ev geçindireceğim? Nasıl iyi bir arabam olacak? Nasıl refah ve huzur içinde yaşayacağım? Bu soruların cevapları, ne yazık ki, fazlasıyla net: Ya bu ülkeyi terk edip refah seviyesi yüksek, finansal özgürlüğümü sağlayabileceğim bir yere gideceğim ya da bu ülkede üst tabaka bir insan olmanın yollarını arayacağım. Her iki seçenek de kendi içinde zorluklarla dolu, ama buradaki adaletsiz düzende, orta sınıf bir bireyin ne maddi ne de manevi anlamda rahat bir yaşam sürmesi mümkün gözükmüyor.
Ayrıca, bir haber kanalında çalışmak çok iyi ve hoş ama bu ülkenin, özellikle de hükümetin rezilliklerine tamamen şahit olup detaylıca bilmek, gerçekten çok mide bulandırıcı. Artık bu yönetime olan nefret katsayım o kadar yüksek ki... Sadece ekonomik açıdan konuşmuyorum; hepimiz aynı ülkede bulunuyoruz ve ülke gündemini çoğumuz biliyoruz. Televizyon kanalında çalışmadan önce, bunlardan kendimi uzak tutmak için televizyon açmaz, haber bile okumazdım. Fakat artık bu işlerin içindeyken, insan tüm netliği ve saflığıyla görüyor bunları ve iliklerine kadar nefret ediyor. Cidden, kendimi klavye ile maksimum bu kadar ifade edebiliyorum, ayrıca forum kuralları da var, yoksa daha çok şey söylerdim…
Bu arada şu eklemeyi de yapmak istiyorum: Belki bunu, belki daha iyisini ailemin yardımı ile kolayca alabilirim ama zaten durumun olmadığını iyice anlatabildiğimi düşünüyorum.
Artık bu ülkede birey olarak var olmanın bile bu kadar zor olduğu bir noktaya geldik. İnsanca yaşamak, iyi bir eğitim almak, mesleğinde ilerlemek ya da sadece huzurlu bir hayat sürmek bile artık bir hayal. İşte tüm bu sistematik çöküşler, insanı kaçınılmaz olarak ülkeyi terk etme düşüncesine itiyor.
Hepinize esenlikler dilerim.