İstanbulun depremin göbeği olduğu kaç yüzyıldır bas bas bağırılan bir gerçek zaten. Orada yaşıyorsan deprem riskini de göze almışsındır demektir. Evet etkilenebilir ona laf yok ama 5 yaşında gibi de davranmaya gerek yok.
2 yahut 3 gün sonra herkes hayatına normal normal devam edecek, deprem unutulup gidecek. Aynı 6 şubatta yorgan battaniye ısıtıcı fiyatlarını %110 arttırıldığı gibi bu da unutulur. Bu ülke her şeyi unutur.

Istanbul'u terk etme imkani herkeste yok. Baskalari adina cok kolay konusuyorsunuz. Kimsenin hayatini, Istanbul'da neden yasadigini bilmiyoruz. Yargilamak bize dusmez. Konuyu acan kisinin yasini bile bilmiyoruz. Durduk yere bu kadar kurulmaya gerek yok. Paragrafinizin ikinci kismina katiliyorum ama bunun hincini konuyu acan arkadastan almayi gerektiren bir neden goremiyorum.
 
6 Şubat depremini Adana'da yaşayan biri olarak gerçekten etkisinden uzun süre çıkamadım. Bu böyle korku gibi bir etki değildi. Bildiğin sallantıyla uyanıyorum, uyku sersemi bağırıp ailemi uyandırıyorum, uykuya dalamıyoum. Vücudum titriyor falan çok değişikti. 1 sene ara ara çektim. Şu aralar yok çok şükür. Kolay bir şey değil. Allah daha beterinden korusun.
 
Deprem bir gerçek. Bu ülkede depremden kaçamazsın. Dışarıda çadır kurmalar sürekli tedirginlikler falan gerçekten anlamsız. Gerçekle yüzleşin arkadaşlar. Ne yapacaksınız büyük deprem olana kadar dışarıda mı duracaksınız veya paranoyak gibi depremi mi bekleyeceksiniz? Sakın yanlış anlamayın depremi küçümsemiyorum. Korkmanın bir anlamı yok. Evin sağlamsa yanındaki ev sağlam değil emin ol. Her türlü eğer ferah bir mahallede değilsen sıkıntı yaşayacaksın. Kaçmak yerine en kötüsüne hazırlanmanın daha gerçekçi ve hayat kurtarıcı olduğunu düşünüyorum.

Basit olacak ama temel olarak; deprem çantası hazırla, deprem esnasında hangi eşyanın yanında hangi pozisyonda olacağını ezberle. Deprem esnasında yakınında kapalı kapılar varsa aç. Basınç ile o kapılar sıkışabilir. İlk yardım öğren. Acil hatları ezberle veya numaraları not al. Ağır eşyalarını duvara sabitle, deprem esnasında telefonunu yanına al, enkaz altında kalırsan telefonunu düşük güç moduna al, parlaklığını kıs. Daha önce yapmadıysan ayarlarda arkada çalışan uygulamaları kapat.

Çantana pilli radyo, şarj edilmiş powerbank(ler), kulaklık, (telefonun eskiyse telefonundan radyoya ulaşabilmek için.) Doyurucu gıdalar ve bolca su ekle. Eğer uzun süre kalırsan bu şişelere idrarını yapmanda gerekecek.

Nefesin çok önemli. Eğer enkaz altında kalırsan asla hızlıca bağırmaya çağırmaya başlama yakınında başka birisi yoksa. İstanbul gibi daracık sokaklar olan bir şehirde evler yıkılırsa en az 12 saat yardım gelmeyecek. Hızlıca tüm vücudunu kontrol et. Eğer yaran varsa (ilk yardım bu nedenle önemli) gerekenleri yap.

Belli bir süre sonra düdüğün ile ses çıkarmaya başla. Bağırman gereksiz. Çok nefes harcayacaksın, sesini duyan olmayacak. Düdükler çok daha etkili.

Yemeğini hesapla. Ne kadar gün yeteceğini, günde ne kadar yemen gerektiğini anla. Sıkılınca acıkma hissi yaşayacaksın. Buna kanma. Az kalori yakacağın için 2 öğün doyurucu besinler yeterli olur. Uzun süre sabit kalırsan hareketsizlik nedeniyle eklemlerin ve kaslarında ağrılar ve yaralar yaşayacaksın. Küçük küçük egzersizler yapman lazım.

12 saat gibi bir süre sonra telefonunu kullanmaya başla. Twitter ve Instagram gibi platformlarda dayanışma başlayacaktır. Adresini ve durumunu anlat. İçgüdülerin ile sevdiklerini aramaya çalışma. Operatörler çalışmayacak. Şarjını harcama.

Hiçbir yerde geçmez ama; MP3 çalar ve kağıt kalem de çantana koymana öneririm. Eğer enkaz altında kalırsan akıl sağlığını yitirmemen için vakit geçirmen lazım. Enerjik şarkılar dinle, karalamalar yap.

Umarım bu bilgileri hatırlamana gerek kalmaz.
 
Deprem bir gerçek. Bu ülkede depremden kaçamazsın. Dışarıda çadır kurmalar sürekli tedirginlikler falan gerçekten anlamsız. Gerçekle yüzleşin arkadaşlar. Ne yapacaksınız büyük deprem olana kadar dışarıda mı duracaksınız veya paranoyak gibi depremi mi bekleyeceksiniz? Sakın yanlış anlamayın depremi küçümsemiyorum. Korkmanın bir anlamı yok. Evin sağlamsa yanındaki ev sağlam değil emin ol. Her türlü eğer ferah bir mahallede değilsen sıkıntı yaşayacaksın. Kaçmak yerine en kötüsüne hazırlanmanın daha gerçekçi ve hayat kurtarıcı olduğunu düşünüyorum.

Basit olacak ama temel olarak; deprem çantası hazırla, deprem esnasında hangi eşyanın yanında hangi pozisyonda olacağını ezberle. Deprem esnasında yakınında kapalı kapılar varsa aç. Basınç ile o kapılar sıkışabilir. İlk yardım öğren. Acil hatları ezberle veya numaraları not al. Ağır eşyalarını duvara sabitle, deprem esnasında telefonunu yanına al, enkaz altında kalırsan telefonunu düşük güç moduna al, parlaklığını kıs. Daha önce yapmadıysan ayarlarda arkada çalışan uygulamaları kapat.

Çantana pilli radyo, şarj edilmiş powerbank(ler), kulaklık, (telefonun eskiyse telefonundan radyoya ulaşabilmek için.) Doyurucu gıdalar ve bolca su ekle. Eğer uzun süre kalırsan bu şişelere idrarını yapmanda gerekecek.

Nefesin çok önemli. Eğer enkaz altında kalırsan asla hızlıca bağırmaya çağırmaya başlama yakınında başka birisi yoksa. İstanbul gibi daracık sokaklar olan bir şehirde evler yıkılırsa en az 12 saat yardım gelmeyecek. Hızlıca tüm vücudunu kontrol et. Eğer yaran varsa (ilk yardım bu nedenle önemli) gerekenleri yap.

Belli bir süre sonra düdüğün ile ses çıkarmaya başla. Bağırman gereksiz. Çok nefes harcayacaksın, sesini duyan olmayacak. Düdükler çok daha etkili.

Yemeğini hesapla. Ne kadar gün yeteceğini, günde ne kadar yemen gerektiğini anla. Sıkılınca acıkma hissi yaşayacaksın. Buna kanma. Az kalori yakacağın için 2 öğün doyurucu besinler yeterli olur. Uzun süre sabit kalırsan hareketsizlik nedeniyle eklemlerin ve kaslarında ağrılar ve yaralar yaşayacaksın. Küçük küçük egzersizler yapman lazım.

12 saat gibi bir süre sonra telefonunu kullanmaya başla. Twitter ve Instagram gibi platformlarda dayanışma başlayacaktır. Adresini ve durumunu anlat. İçgüdülerin ile sevdiklerini aramaya çalışma. Operatörler çalışmayacak. Şarjını harcama.

Hiçbir yerde geçmez ama; MP3 çalar ve kağıt kalem de çantana koymana öneririm. Eğer enkaz altında kalırsan akıl sağlığını yitirmemen için vakit geçirmen lazım. Enerjik şarkılar dinle, karalamalar yap.

Umarım bu bilgileri hatırlamana gerek kalmaz.
Bunları yapacak zihniyet bizim ülkede yok. Balkondan atlamaya devam.