Her şeyi Allah yarattıysa Allah'ı kim yarattı?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Lacan
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
  • Mesaj Mesaj 22
  • Görüntüleme Görüntüleme 322

Lacan 6

Üstün
Katılım
30 Ocak 2024
Mesajlar
4.010
Makaleler
82
Çözümler
14
Beğeniler
4.867
Eğer her şeyi Allah yarattıysa, peki Allah'ı kim var etti? Açıkçası gözümde pek ciddiye alınacak bir soru değil bu. Yine de kafa yorup bir düzene sokması keyifli geldi.

"Allah'ı kim yarattı" demek aslında bir kategori yanılgısı. Çünkü yaratılmış olan, varlığı bir şarta bağlı olandır. Tanrı ise şarta bağlı olamaz, bağlı olması zaten Tanrı kavramıyla çelişir. Bu yüzden iki ayrı kategori düşünmek gerekiyor: şarta bağlı varlık ve şartsız varlık. Bir küme var olabilmek için bir sınıra ve o sınırın dışında kalan bir istisnaya ihtiyaç duyar. "Yaratılmış her şey" ya da "şarta bağlı varlıklar" kümesi de kurulabilsin diye, o kümenin haricinde duran bir istisna gerekir: şartsız varlık.

Bunu şöyle düşünebilirsiniz, odadaki herkes burada diyebilmek için önce bir odanın olması gerekir. Duvar yoksa, odadaki herkesten söz edemezsiniz. Daha somut bir örnek vereyim: OBS ile ekran kaydı alırken kendi ekranınızı kayda verirseniz görüntü iç içe sonsuza kadar çoğalır. Fakat o döngünün içinde çoğalan şeyin kendisi değil, döngüyü mümkün kılan fiziksel monitör dışarıda sabit durur. Evren de buna benzer. "Yaratılmış her şey" dediğimiz şey ekrandaki çoğalan görüntüdür. Onun dışında duran bir monitöre ihtiyaç vardır, ben ona Tanrı diyorum.

Bu noktada siz o dış çerçeveye Tanrı yerine başka bir isim verebilirsiniz, mitik bir baba, ilk ilke falan. Orası artık inanç alanına giriyor. İnanç tam da burada devreye girer. Benim asıl vurgulamak istediğim şey, kümenin dışında bir istisnanın zorunlu olduğu. O istisnanın yerine ne koyacağınız ise size kalmış.

Peki hiç istisna olmasaydı ne olurdu? O zaman şarta bağlı varlıklardan oluşan bir kümeden söz edemezdik. Bu da varlığın sürekli ertelenmesi anlamına gelir. Bir cümlenin içinde aynı anda hem özne hem nesne hem de başka bir şey olmanız gibi, sürekli kayan bir konumda kalırsınız. Bu ise sabit bir varlığın hiç oluşmaması, en baştan hiç var olmamış olmak demektir. Eğer "yaşıyorum, şu an varım" diyebiliyorsam, bu şarta bağlı varlıklar kümesinin bir şekilde kapanmış olduğunu gösterir.

Durum biraz Lacan'ın kapitone noktası dediği şeye benziyor. Kelimeler arasında anlam durmadan kayar gider, ama bir dikiş noktası gelir ve o kaymayı durdurup sabitler. Benim de dağılmamak için varlığımı sabitleyecek böyle bir dikişe ihtiyacım var. Bunun için kümenin bir sınırla kapatılması gerekir. O sınır da zorunlu olarak kümenin dışında olmalıdır. Eğer sınır kümenin içinde kalsaydı, yine aynı erteleme ve kayma durumu devam ederdi.

Evren kendi kendine var olamaz mı peki? Big Bang'i başlangıç, entropik çöküşü de son olarak kabul edelim. Bu iki uç arasında bir varlık zinciri kurulduğunu düşünelim. Bu zincirin kendi kendine ortaya çıkması, kendi kendini kapatan bir küme olması demek olur. Bu ise imkansızdır, doğrudan yokluğa karşılık gelir. Evreni var eden, başlatan, meydana getiren bir ilk nedenin olması gerekir ve bu neden dışarıda durmak zorundadır.

Sonuç olarak "Allah'ı kim yarattı" sorusu, Allah'ı yaratılmışlar kümesinin bir elemanıymış gibi ele alıyor. Oysa Allah o kümenin içinde değil, o kümeyi mümkün kılan sınırın kendisidir. Kümenin üyesi olmadığı için de bu soru onun için geçerli değildir.
 
Allah var olabilir, olmayabilir fakat Türkiye'nin çoğunlukla seçtiği din olan İslam, Allah var diyor ve ben de Müslüman olduğum için Allah'a inanıyorum. Bize göre Allah hep vardı fakat inancımız yanlış olabilir. Ben bilime inanırım; ne kadar Müslüman olsam da büyük patlamaya ve evrime inanıyorum.
 
1. Sanatçı, Sanatın Cinsinden Değildir
Bir marangoz tahtadan bir masa yapar, ama marangozun kendisi tahta değildir. Bir ressam tuvale harika bir doğa resmi çizer, ama kendisi boyadan veya kağıttan oluşmaz.
Evrendeki her şey için geçerli olan "doğma, büyüme, bir süreçle var olma ve bir yaratıcıya muhtaç olma" kuralları, tamamen maddenin ve zamanın kanunlarıdır. Allah ise zamanı, maddeyi ve bu kanunları sıfırdan var edendir. Dolayısıyla, evrenin içindeki "bir üreteni olma" kuralını, evreni ve o kuralı var eden yaratıcının kendisine uygulayamayız. O, yarattığı şeylerin cinsinden ve özelliklerinden tamamen uzaktır.
2. Mantıksız Döngü Yanılgısı (Sonsuz Zincir İmkansızlığı)
Bunu bir askeri örnekle açıklayalım: Bir asker düşünün. Ateş etmek için üst rütbelisinden izin istiyor. O üstü de kendi üstüne soruyor, o da bir üstüne... Eğer bu izin zincirinin ucu sonsuza kadar giderse ve en başta "Kendi kendine karar verme yetkisi olan, kimseden emir almayan" nihai bir komutan yoksa, o silah hiçbir zaman patlamaz. Çevremizde gördüğümüz her şeyin var olması, bu zincirin bir yerde bittiğinin kanıtıdır.
"A'yı B yarattı, B'yi C yarattı, C'yi D yarattı..." diyerek sonsuza kadar gidemeyiz. Eğer zincirin en başında kendisi yaratılmamış olan, varlığı hiçbir şeye bağlı olmayan bir "Birinci Sebep" olmazsa, şu an hiçbir şey var olamazdı. Var oluş zincirinin durduğu, her şeyin başlangıcı olan o tek noktaya biz Allah diyoruz.
3. "Yaratılan" Bir Varlık Zaten Tanrı Olamaz
Sorunun kendi içinde mantıksal bir çelişki (paradoks) vardır. "Allah'ı kim yarattı?" dediğimiz an, zihnimizde sonradan var olmuş bir varlık hayal etmiş oluruz. Halbuki ilah olmanın ilk ve en temel şartı ezeli olmak, yani bir başlangıcının olmamasıdır.
Eğer bir varlık sonradan yaratılmışsa, o zaten Allah olamaz; olsa olsa bir "mahluk" (yaratılan) olur. Dolayısıyla bu soru, "Yaratılmamış olan yaratıcıyı kim yarattı?" gibi kendi kendini geçersiz kılan bir mantık hatasına dönüşür.
Sonuç olarak; Evrendeki her şey var olmak için bir sebebe muhtaçtır. Ancak tüm bu sebepleri başlatan gücün, hiçbir sebebe muhtaç olmayan, varlığı kendinden olan tek bir mutlak güç olması mantıksal bir zorunluluktur.
 
Allah'ın varlığı kanıtlanmış değil; sadece biz Müslümanlar inanıyoruz.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…