"Haksız rekabetten" kastınızı umarım esnafın 10 liralık ürünü 30 liraya kazıklaması için demişsinizdir.

10 liralık ürünü 30 liraya ürün satıyor dediğin esnafın kâr marjı %20. Bir de bunun %50-60 olan halini görünce diyeceklerini merak ediyorum. :D
Önce ticaret öğrenin. Sakız bile satamayacak durumdasınız.

Var olan sosyal yardımları askıya mı alalım yani? Bunun zararı halka olacaktır. Başka da hiçbir kimseye zararı olmaz.

Türkiye, anayasaya göre sosyal devlet ama öyle bir devlet anlayışında vergilerde usülsüzlüğün cezası çok büyüktür fakat günümüzdeki hükümet, yandaşlarına vergi affı çıkartıyor. O ne olacak? Vergi affı demek belediye bütçelerinde yetersizlik ve verimsizlik demek.
Siz zaten yetersiz kamu kaynaklarını böyle savurgan şekilde kullanırsanız bedeli çok ağır olur

Bu tarz haberleri örnek alarak yorum yapıyorsanız ya Türkiye'yi bilmiyorsunuzdur ya da ekonomistliğiniz yetmiyordur. :)
Sonuçların ağır olduğu bir yığın uygulama gösterebilirim. Eğer sosyal yardımlarla batacaksak ne diye Türkiye sosyal bir devlet?

Almanya'da belediyelerin özel sektörle haksız rekabete girdiğini gösterebilir misin? Hayır.
Almanya, sosyal bir devlet ama sosyalist değil. Sosyal liberal yani piyasa serbestisi mevcut.
Ekonomistliğime laf etmek haddinize değil önce örnek verdiğiniz ülkeyi öğrenmelisiniz.

Liboşluğa gerek yok dediğim gibi. Türkiye için liberalizmi ve liberteryenliği her zaman gereksiz gördüm öyle de devam edecek. Nitekim orta doğuda bir devlet Türkiye, Avrupa gibi narin bir bölge de değil. Avrupa 10 yılda 3 kriz görsün bakalım ne oluyor?

Ben liberal değilim. Sadece içinde bulunduğunuz durumda çatışma olduğunu söylüyorum.
Ayrıca senin görüşlerinin de bir önemi yok gibi DP-ANAP-DYP gibi partilerin üst üste seçim kazandığına bakarsak. Süleyman Demirel gibi merkez sağcının (liberale en yakın olan) 6 defa gidip 7 kere gelmesi her şeyi açıklıyor. Türkiye'de liberalizm gereksizse nasıl 7 kez başa geldi? Siyaseti de bilmiyorsun anlaşılan.

Israrla bu anlattıklarından hiçbir şey anlamayacak çünkü birkaç kelime sosyal devlet kavramlarını falan okuyan, finans okuduğundan bahseden bunun gibi kişiler "at gözlüğü" taktığı için sistemin pembe kulvarlı Avrupa gibi işlediğini zannedip insanları forumdan gitmesini falan önerir.
Yerinde olsam birkaç kelime demezdim çünkü senin anlama kapasiteni belli ediyor. Anlattığım onca şeyden sonra verdiğim onca iktisat dersinden sonra ekonomiste "finans okumuş" diyorsun. Sen daha ekonomi ile finans arasındaki farkı bilmiyorsun ki dostum. Neden bu konudasın? Okul kantini örneğinden sonra ciddiye almayı bıraktım. Economics 101'den başla sen yola... veya Vergi Hukukundan.
 
Son düzenleme:
Ben liberal değilim. Ayrıca senin görüşlerinin de bir önemi yok gibi DP-anap-dyp gibi partilerin üst üste seçim kazandığına bakarsak. Süleyman demirel gibi merkez sağcının (liberale en yakın olan) 6 defa gidip 7 kere gelmesi her şeyi açıklıyor. Türkiye'de liberalizm işlemiyorsa nasıl 7 kez başa geldi? Siyaseti de bilmiyorsun anlaşılan.
Ona bakış AKP de sağ ve liberal bir partiydi. Sağ partilerin ülkede genel olarak güçlü olduğu bariz zaten, hepsinin de nasıl iktidara geldiği ahval ;)
Türkiye, anayasaya göre sosyal devlet ama öyle bir devlet anlayışında vergilerde usülsüzlüğün cezası çok büyüktür fakat günümüzdeki hükümet, yandaşlarına vergi affı çıkartıyor. O ne olacak? Vergi affı demek belediye bütçelerinde yetersizlik ve verimsizlik demek.
Siz zaten yetersiz kamu kaynaklarını böyle savurgan şekilde kullanırsanız bedeli çok ağır olur.
Dediğim yere geliyor zaten.
Almanya, sosyal bir devlet ama sosyalist değil. Sosyal liberal yani piyasa serbestisi mevcut.
Sosyalizme ve komünizme kafayı takmışsınız anlaşılan. Soğuk savaş sırasındaki Amerikan halkı geliyor aklıma bu mesajınızı okudukça.
Ekonomistliğime laf etmek haddinize değil önce örnek verdiğiniz ülkeyi öğrenmelisiniz.
Eh sanmıyorum pek. Ekonomist birisinin belediyenin yardımına sosyalizm demesi pek gerçekçi gelmiyor.
 
Ekrem İmamoğlu elinden geleni yapıyor Allah razı olsun fakat hükümet şatafat'lı sarayından maldivlerinden ve istakozlarina ara verip halkın aç olduğunu bir görmeli bu konuda tarafımızı eleştirecegimiz şey hükümet olmalı ıstakoz hayatında yemeyen bir balık bile yiyemeyen halkımız varken bunlar ne rahatlıkla böyle lüks hayat yaşıyor aklım almıyor. Özel sektör vs geçelim bunları arkadaşlar insanlar aç başka ne yapsın Ekrem başkan asıl işi bile bu değilken adam milletin aç olmasına dayanamayıp kent lokantası açtı insanlar aç başka ne yapacaktı elinden bu kadar geldi Ekrem başkanın.

Bence konumuz şatafat'la yaşayan hükümete olmalı fakat yanlış yere gidiyor konu arkadaşlar.
 
Bu lokantaları savunan arkadaşlara sorarım: Belediyenin görevi milletin kaynaklarını kullanarak zararına satış mı yapmaktır? Evet gıda enflasyonu yüksektir bunun çözümü belediyeyi tüccarlığa mı itmektir? Bu lokantalara dar gelirli vatandaşların yüzde kaçı gidebiliyor?
Tamamen fiyasko iktidarı ve muhalefetiyle el ele vererek ülkede ekonomik istikrar bırakmadılar.

@1151 Belediyenin yardım etmesine kimse karşı çıkmıyor, burada abes olan belediyenin zararına satış yapması. Belediye tüketiciye kart versin tüketici istediği yerden alsın böylece hem "ahmete hem mehmete yaransın".

Sakın gelip Avrupa'i bir tavırla "çevredeki hatta İstanbul'daki restaurantların fiyat düzeni bozulur, bu daha da kötüye götürür." falan deme, patsoyu 210 liraya satıyorlar bu şehirde.
İsteyen istediği fiyata satar, serbest piyasa koşullarında sizin "fahiş" fiyat dediğiniz ürünü satan esnaf piyasa tarafından cezalandırılır.
 
Bu lokantaları savunan arkadaşlara sorarım: Belediyenin görevi milletin kaynaklarını kullanarak zararına satış mı yapmaktır? Evet gıda enflasyonu yüksektir bunun çözümü belediyeyi tüccarlığa mı itmektir? Bu lokantalara dar gelirli vatandaşların yüzde kaçı gidebiliyor?
Tamamen fiyasko iktidarı ve muhalefetiyle el ele vererek ülkede ekonomik istikrar bırakmadılar.

@1151 belediyenin yardım etmesine kimse karşı çıkmıyor, burada abes olan belediyenin zararına satış yapması. Belediye tüketiciye kart versin tüketici istediği yerden alsın böylece hem "Ahmet'e hem Mehmet'e yaransın".

İsteyen istediği fiyata satar, serbest piyasa koşullarında sizin "fahiş" fiyat dediğiniz ürünü satan esnaf piyasa tarafından cezalandırılır.

Geldi cihangirden arkadaşı. :rofl:

Evet haklısın, ben de Paris'te yaşıyorum, esnaflar cezalandırıyor haksız fiyat arttıranları ama işte İstanbul'da ki 5000 tane dönerci nasıl birbirlerini cezalandırıyorlar bir yarım ekmeye 150 lira vererek onu bilemiyorum.
 
Belediye tüketiciye kart versin tüketici istediği yerden alsın böylece hem "ahmete hem mehmete yaransın".
Bu da bir seçenek. Ki çoğu belediye yapmıyor mu zaten?
Bu lokantaları savunan arkadaşlara sorarım: Belediyenin görevi milletin kaynaklarını kullanarak zararına satış mı yapmaktır? Evet gıda enflasyonu yüksektir bunun çözümü belediyeyi tüccarlığa mı itmektir?
Zararına satış eğer halka yarıyorsa zararına satış yapılabilir. Eğer vergilerinizin sizin tabirinizle bu boş programlara harcanmasından rahatsızsanız saraya dönün bakın derim. :)

Dar gelirliden kastınız herhalde 17 bin altı alan vatandaş kesimi. Onlara da belediye değil hükümet çözüm bulsun, belediye indirebildiği kadar indirmiş fiyatları.
 
Evet haklısın, ben de Paris'te yaşıyorum, esnaflar cezalandırıyor haksız fiyat arttıranları ama işte İstanbul'da ki 5000 tane dönerci nasıl birbirlerini cezalandırıyorlar bir yarım ekmeye 150 lira vererek onu bilemiyorum.
Sevgili Dostum, enflasyonist ortamda aynı ürünün fiyat marjlarının geniş olması kadar doğal bir şey yok. Hiç düşünüyor musun? 12-13 sene önce niye bunları tartışmıyorduk diye. Talep olmazsa o koşullarda hiçbiri ayakta kalamaz.

Bu da bir seçenek. Ki çoğu belediye yapmıyor mu zaten?
Doğrusu o zaten böyle lokanta açmak olacak iş değil.

Zararına satış eğer halka yarıyorsa zararına satış yapılabilir. Eğer vergilerinizin sizin tabirinizle bu boş programlara harcanmasından rahatsızsanız saraya dönün bakın derim. :)

Dar gelirliden kastınız herhalde 17 bin altı alan vatandaş kesimi. Onlara da belediye değil hükümet çözüm bulsun, belediye indirebildiği kadar indirmiş fiyatları.
Yanlış, yanlışı mazur göstermez. O "halka yaranıyorsa zararına satış olabilir" düşüncesi yüzünden Türkiye senelerce yüksek enflasyon ile uğraştı, ekonomi bir bilimdir ve dediğinizin ekonomik literatürde bir yeri yoktur. Saray Rejimine de karşıyım bu vitaminsiz muhalefete de.
 
Sevgili dostum, enflasyonist ortamda aynı ürünün fiyat marjlarının geniş olması kadar doğal bir şey yok. Hiç düşünüyor musun? 12-13 sene önce niye bunları tartışmıyorduk diye. Talep olmazsa o koşullarda hiçbiri ayakta kalamaz.

Doğrusu o zaten böyle lokanta açmak olacak iş değil.

Talep olduğu sürece bu denli yozlaşmış bir sistemin insanları sömürmeye devam etmesi, hem psikolojik olarak haklı çökertir, hem de ülkenin üst damarlarına karşı insanların güvenini azaltır, ya nasıl bu denli kalpsiz olabiliyorsunuz cidden? Liboşların ortak özelliği mi bu?

Adamlar uygun fiyata yemek veriyorlar, sürüm sayesinde zararlarını minimum, hatta İstanbul'un bazı bölgelerinde direkt olarak zararsız bir şekilde satış yapıyorlar, hem "serbest piyasa" diye bağırdığınız ortamlarda yemek yiyemeyen insanlar absürt kâr oranlarından korunuyor hem de belediye görevini yapıyor.

Biraz sokağa bakın ya, enflasyonist ortam falan diyerekten hükümetin yarattığı bu kaosu gizleyemez, insani yardımları da hiçe sayamazsın.

Umarım binlerce lokanta açılır, serbest piyasanın lağımı kendine gelir, insanlar hükümetin ekonomik başarısızlığını daha fazla anlamaya başlar ki asıl hatanın belediyenin sosyal tesis açması değil, hükümette olduğu anlaşılır.

Zira dünyanın her yerinde sosyal tesis denen yapılar var ama sizin gibi insanlara kalsa ne belediye yurtları, ne kış aylarında evsizlere barınma sağlayan yerler kalacak. Biraz yaşadığın ülkenin sosyokültürel yapısını, yaşayışını, disiplin oranını bil de serbest piyasayı öyle anlat.

Hayat senin oturduğun odaya benzemez, git sen asgari ücretle İstanbul'da yaşamaya mahkum birine "ya ama serbest piyasaya zarar veriyorsunuz ya" falan de bakayım.
 
Yanlış, yanlışı mazur göstermez. O "halka yaranıyorsa zararına satış olabilir" düşüncesi yüzünden Türkiye senelerce yüksek enflasyon ile uğraştı, ekonomi bir bilimdir ve dediğinizin ekonomik literatürde bir yeri yoktur. Saray rejimine de karşıyım bu vitaminsiz muhalefete de.
O enflasyon meselesi 50'li yıllarda tohumlanmaya başlamış bir şey de tartışmaya gerek yok bu konuda. Diğer şeylere para varken halka yok anlayışı yüzünden her 10 yılda 3-4 kez krize girdiğimizi düşünüyorum. Neyse, iyi sosyaller.
 
Ona bakış AKP de sağ ve liberal bir partiydi. Sağ partilerin ülkede genel olarak güçlü olduğu bariz zaten, hepsinin de nasıl iktidara geldiği ahval ;)
Baba'ya (Süleyman Demirel) bak be darbeyle indirilmiş darbeden sonra bile korkmadan hile yapmış helal olsun. (!) :D
Dostum senin ciddi anlamla hem siyaset hem iktisat tarihine çalışman gerekiyor.
İkimiz de aynı şeyi söylüyorsak neden uzatıyorsun?
Sosyalizme ve komünizme kafayı takmışsınız anlaşılan. Soğuk savaş sırasındaki Amerikan halkı geliyor aklıma bu mesajınızı okudukça.
Sosyalizm ve komünizme karşı değilim. Sadece devlette sosyalizm anlayışı yokken belediyenin sosyalizm uygulaması doğru değil.
Siz halkı düşünüyorsunuz ama bu yanlış bir uygulama çünkü hem ekonomik hem politik açıdan stabilizasyon problemi oluşturur.

Kaldı ki liberalizmden bu kadar nefret etmenize anlam veremiyorum:
Kemalizmin de liberalizme yakın olduğunu unutmamak gerek. Atatürk, sanılanın aksine solcu değildi.

Eh sanmıyorum pek. Ekonomist birisinin belediyenin yardımına sosyalizm demesi pek gerçekçi gelmiyor.
Şu argümanınızdan sonra ekonomi bilmediğinizi kendiniz ıspat ettiniz. Vatandaşların vergileriyle yapılan her yardım sosyalizme yakın bir politikadır. Size de diğer arkadaşa önerdiğim Tax Law ya da diğer adıyla Revenue Law öneriyorum.

Artık cevap vermezsem şaşırmayın çünkü bilmeden konuşuyorsunuz.