Irkçılık hakkında psikanalitik bir bakış

Yanlış ve sığ bir anlatım olmuş. Ülkeler direkt olarak ırkçılık esaslıdırlar. Batı'ya veya Doğu'ya git fark etmiyor. Kendi ırkından olsun yine fark etmiyor. Çünkü ülkelerdeki istenç; karşıt düşünceyi yok edip kendi düşünceni getirmendir. Kısaca, bu hastalıklı yapı direkt insana dayatılan bir şeydir. Bu sebeple de bir insana hasta muamelesi yapılamaz.

Ülkemde alt ırklara mensup mülteci istemiyorum diye psikopat ilan edilmeyeceğim herhalde.
Keşke keko ırkı direkt gitse.
 
Yanlış ve sığ bir anlatım olmuş.
Tarihi bir durumu Lacancı, Jungiyen, Freudyen kuramlarca okumak sığ... Anlıyorum.
Ben Oedipus, kastre edilme, gölge arketipi vs. derken sen tüm ülkeler aynı, bireye dayatılıyor diyorsun. Oldukça sığ ve nüanslardan uzak.
Acaba kendi sığ tanımını benim metnime projekte ediyor olabilir misin?

Çünkü ülkelerdeki istenç; karşıt düşünceyi yok edip kendi düşünceni getirmendir.
Otoriter rejim ile ırkçılık bambaşka kavramlardır. İlgi alakası yoktur.

Kısaca, bu hastalıklı yapı direkt insana dayatılan bir şeydir.
Lacan'ın efendi göstereni kavramı aklıma geldi.
Senin için "ülke, ulus devlet, sistem" bir tür efendi göstereni olarak işlev görüyor gibi. Efendi gösteren, köleye (özneye) bilgiyi (ırkçılık) üretir ve bundan jouissance (zevk) alır. Ama özne burada efendi gösteren pozisyonuna teslim olmak zorunda değildir. Efendi-köle diyalektiğinde köle çalışır ve kendi öznelliğini, özgürlüğünü kazanır. Sen kendi öznellik konumlanmanı efendi gösterene mutlaklaştırıp kendi öznelliğini görmezden geliyor olabilir misin? Bu sayede kendi sorumluluğundan kaçmış oluyorsun.
Özgürlük = sorumluluk. Sen "Sistem dayatıyor, kişinin sorumluluğu yok." diyerek kendini aklamış olmuyor musun bir nevi?
 
Şu anda sende kaç kişinin özgür iradesi var? Veya bunun olabileceğinin farkında? Özellikle Türkiye gibi bir ülkede.

Hala anlamadığın konu, ırkçılığı bir hastalık olarak düşünmen. Freud'un bile faşizmin oluşmasında belli bir payı varken sen gelip "ırkçılık kötüdür." diyip sıyrılamazsın. Irkçılık dediğimiz algı direkt insanın kendi narsistik doğasından gelen bir güdüdür. Birini ezmek ister ve yapar. Bu kadar basit yani. Ama sen on yıllarca bunun için sistemleştirilen bir mekanizmada yaşayan bir kişiye hasta demen anormal kaçar.

Ben sosyolog gibi bakıyorum bu tip olaylara. Ülkeler, toplumlar nezlinde bir olaya bakış atarım. Kendini "şuyum ben" diye tanımlasan bile tanımladığın şeye olan benzerliğinle ölçütünü tutarım.
 
Son düzenleme:
Sana işin trajikomik kısmını söyleyeyim mi? Benim kökenim o aşağıladığım o ırka ait ama neymiş efendim "alt ırk yoktur" sürekli bunlarla yaşamasam inanacağım.
Hocam, ben de köyde yaşadım büyüdüm ve hâlâ da yaşamaktayım. Şehir merkezine her gün git gel bir saat zaman harcamaktayım ve günlük 8-9 saatimi hizmet sektöründe bunlara harcamaktayım.

Köylülerin, çıkarcılığını (Her insan çıkarcı olmak zorundadır. Çıkarcılıktan kastım, sadece kendini düşünmek, bencillik.), küçümseme.

Ben demiyorum ki, bahsettiğin topluluktan kötüdür. Kastım, sen de o topluluktan olduğundan bahsediyorsun ama kendini, onları gördüğün kadar aşağılık hissediyor musun?
 

Hayır. Kendimi onlardan ayırıyorum ve her fırsatta bunu yüzlerine vuruyorum. Aralarında bunun farkında olup benim gibi davrananlar var elbette.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…