Steam'in tamamen kapanması gibi bir şey söz konusu bile değil. Kısıtlama vs. illaki olabilir ama tamamen kapanması, yüzde 90 her oyuna engel gelmesi gibi bir durum çok zor. Hele seçim öncesi dönemde, hele hükumet buradan para kazanıyorken. Nabız yoklamalarını öğrenmiş olmanız gerekiyor artık. Tepkilerinizi gösterin tabii herkes ciddi tepkiler göstersin faydası olur zaten bunu görmek istiyorlar ama Steam Türkiye'de komple yasaklanırsa bu öyle sigaraya, alkole zam, Discord engellemek gibi bir şey değil son derece majör bir şey, altından kalkamazlar. Yıllardır aynı şeyleri söylüyorsunuz unutuluyor gibi bir şey de değil. Türkiye Steam kullanma konusunda dünyada ilk 20'de falandır bunun kaç milyona denk geldiğini hesap ettiniz mi? Steam ofis falan tabii ki uğraşmaz, dünyada bir iki yerde var sadece, Türkiye kim onlar için? Açılmayacağı için minimum erken seçimde tekrar kazanırlarsa bir süre sonra bant daraltmaya giderler öyle hemen değil. Bant daraltmada da evet herhangi bir oyunu normalden 5 kat 10 kat daha uzun sürede indirmek demek. Yani tüm kitaplığın durur oynarsın ama yeni oyun indirmek, online oynamak biraz işkenceye dönüşebilir. Maksimum olacak olan budur. Tepkilerinizi yine gösterin fakat kapanma ihtimalini de rasyonel boyutlarda düşünün, tamamen kapanacak, yüzlerce oyunum gidecek artık hiçbir oyun oynayamayacağız gibi veryansınlara gerek yok, tepkilerinizi gösterin yeterli.
 
Net bir şey söylemek ne yazık ki zor. Neyse, madem hiç kimse meclis tutanağını paylaşmadı, bari ben paylaşayım.
"Yine, kanunda bu yükümlülüklerle birlikte tanımlara eklenmesini önerdiğimiz bazı hususlar var; oyun sağlayıcı, oyun dağıtıcı çünkü oyun pazarının giderek büyümesi, oyun firmalarının Türkiye'de ciddi bir karşılık görmesi sonucunda bu alanın da düzenlenmesi çok önemli. Yine, "zararlı içerik" kavramının kanunumuzda anımlanmasını öneriyoruz çünkü hem risk değerlendirmesi hem de erişim engeli içerik kaldırması şu anda suç odaklı yapılıyor yani suç unsuru barındırıyorsa daha çok, içerik çıkarma konusunda bir aksiyon alabiliyorlar ama zararlı içerikler de tanımlanırsa, özellikle çocuklara zararlı olabilecek içerikler, bu tarz içeriklerin en azından yakalanması, tespit edilmesi, önlenmesi ya da yayılıma girdikten sonra erişiminin engellenmesinin de bir altyapısı olur diye değerlendiriyoruz."

"Bildiğiniz üzere, 5651 sayılı Yasa 8/A maddesi belli gerekçelerle bakanlıklara erişim engellenmesi ya da içeriğin çıkarılması talebinde sulh ceza mahkemelerine başvurma konusunda bir yetki vermiş durumdadır. Biz de Bakanlığımız Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü olarak oluşturduğumuz basın takip birimiyle yedi gün yirmi dört saat içerik takibini hem kendimiz yapıyoruz hem de dışarıdan gelen, birimlerimizden gelen, vatandaşlardan gelen şikâyet ya da bildirimleri değerlendirdikten sonra bu yolu kullanıyoruz. Hangi gerekçelerle bunu yapıyoruz? Daha doğrusu, bu konuda adım atmadan önce, mahkemeye gitmeden önce platformlarla iletişim kurmayı her zaman daha doğru buluyoruz. Bazı platformlar zararlı gördüğümüz içeriği kendilerine ilettikten hemen sonra aksiyon alıyorlar ama her zaman bu yolu değerlendiremiyoruz. Sayın Bakanımızın ifade ettiği gibi, bazı platformların Türkiye'de hiç temsilcisi yok, temsilcisi olmadığı gibi bir bağlantı noktası da yok dolayısıyla muhatap bulamadığımız noktada komple platformun apatılması yönünde erişim engellenmesi alebinde bulunuyoruz, bazen de sadece içerikler için içeriğin çıkarılması talebinde bulunuyoruz."

Yine her zaman olduğu gibi "tam olarak ne söylediklerinden" yola çıkmak sağlıklı olacaktır.

Pekala, şahsi düşüncem... "zararlı içerik" hukuki boyutta aşırı genel bir şekilde tanımlanabilecek ve yorumlanabilecek bir şey. Henüz detay vermediklerinden ötürü şunu çok rahat söyleyebiliyoruz. "Kime göre neye göre?"

Devletin bu tutumu yüzünden insanlar -ben de dahil- devletin bazı şeyleri bilerek bulanık ve ucu açık tuttuğunu ve eylemlerin yeterince düşünülmeden aceleyle gerçekleştirildiğini düşünüyor. Bazı geçmiş vakalar da (zamanında Vikipedi'ye getirilen erişim engelleri, şimdilerde Roblox, Instagram ve Discord hakkında alınan kararlar) bu kuşkuyu doğrular nitelikteymiş gibi gözüküyor gözükmesine ama bu kadar muğlak bir alanda kesin bir şey söylemekte gerçekten zorlanıyorum.

Dediğim gibi, sağlıklı bir analiz yapabilmek için bütün tutanağın tamamını okumak gerekli, ben ne yazık ki hepsini okuyamadım.

Neler olacağını zaman gösterecek. Umarım bizim için iyi şeyler olur.
 
Son düzenleme:
"Yine, kanunda bu yükümlülüklerle birlikte tanımlara eklenmesini önerdiğimiz bazı hususlar var; oyun sağlayıcı, oyun dağıtıcı çünkü oyun pazarının giderek büyümesi, oyun firmalarının Türkiye'de ciddi bir karşılık görmesi sonucunda bu alanın da düzenlenmesi çok önemli.
Dediler ve sokağa hırt salıp milletin yararına ne varsa oy çokluğu ile reddetiler.
 
Kapanma konusu aslında hiçbir yerde geçmedi nereden geldi bilmiyorum ama %90 oranında bant hızı yavaşlatılması kapanmasından daha çok korkutucu geliyor ve bu büyük ihtimalde gelecek gibi duruyor, yapacak pek bir şey yok zaten ses çıkaranı da içeri atıyorlar.
 
"Genelgede dijital oyunlar, platformlar, mağazalar ya da belirli şirketlere yönelik doğrudan bir yasak, erişim engeli veya yaptırım kararı yer almıyor. Metin düzenleyici bir çerçeve çiziyor ve çocuklara yönelik dijital politikaların nasıl izleneceğini tanımlıyor.

Son dönemde gündeme gelen oyun platformlarına temsilci atanması, yaş derecelendirmesi ve erişim yaptırımları gibi başlıklar ise bu eylem planının içinde doğrudan düzenlenmiş konularda yer almıyor. Bu başlıklar daha önce paylaşılan taslak çalışmalarda gündeme gelmişti ancak Resmi Gazete’de yayımlanan eylem planında bu yönde bağlayıcı bir hüküm bulunmuyor.

Eylem Planı sadece tüm kurum ve kuruluşlardan dijital dünyada çocuklara yönelik görev ve sorumluluklarını titizlikle yerine getirmesini talep ediyor. Uygulamanın kapsamı, izleme süreci ve yıllık raporlamalar dışında belirttiğimiz gibi oyun sektörü özelinde yeni ve doğrudan bir yaptırım kararı metinde yer almıyor. Fakat önünü açıyor olabilir. Bunu da önümüzdeki 4 yıl içerisinde düzenlemelerde göreceğiz"

Technopat'ın haberine göre sonuç olarak özeti bu.
 
Hadi Discord neyse de Steam ve benzeri platformların kapanması demek iktidar partinin kendi ayağına sıkması demek sonuçta sadece 15 yaşında çocuklar oyun oynamıyor. Bu satın alımları yapan kitle oy kullanabiliyor 😊 Kaldı ki satışlar üzerinden bir vergilendirme de yapılıyor. Bu bana da tamamen nabız yoklaması gibi geliyor. Bu tarz eylemleri harekete geçirmeden önce piyasaya sürüp tüketicinin tepkisini ölçüyorlar. Zaten yapılacak olsaydı Discord gibi bi anda ne olduğunu anlamadan bir şeyler yapılabilirdi.