Net bir şey söylemek ne yazık ki zor. Neyse, madem hiç kimse meclis tutanağını paylaşmadı, bari ben paylaşayım.
"
Yine, kanunda bu yükümlülüklerle birlikte tanımlara eklenmesini önerdiğimiz bazı hususlar var; oyun sağlayıcı, oyun dağıtıcı çünkü oyun pazarının giderek büyümesi, oyun firmalarının Türkiye'de ciddi bir karşılık görmesi sonucunda bu alanın da düzenlenmesi çok önemli. Yine, "zararlı içerik" kavramının kanunumuzda anımlanmasını öneriyoruz çünkü hem risk değerlendirmesi hem de erişim engeli içerik kaldırması şu anda suç odaklı yapılıyor yani suç unsuru barındırıyorsa daha çok, içerik çıkarma konusunda bir aksiyon alabiliyorlar ama zararlı içerikler de tanımlanırsa, özellikle çocuklara zararlı olabilecek içerikler, bu tarz içeriklerin en azından yakalanması, tespit edilmesi, önlenmesi ya da yayılıma girdikten sonra erişiminin engellenmesinin de bir altyapısı olur diye değerlendiriyoruz."
"Bildiğiniz üzere, 5651 sayılı Yasa 8/A maddesi belli gerekçelerle bakanlıklara erişim engellenmesi ya da içeriğin çıkarılması talebinde sulh ceza mahkemelerine başvurma konusunda bir yetki vermiş durumdadır. Biz de Bakanlığımız Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü olarak oluşturduğumuz basın takip birimiyle yedi gün yirmi dört saat içerik takibini hem kendimiz yapıyoruz hem de dışarıdan gelen, birimlerimizden gelen, vatandaşlardan gelen şikâyet ya da bildirimleri değerlendirdikten sonra bu yolu kullanıyoruz. Hangi gerekçelerle bunu yapıyoruz? Daha doğrusu, bu konuda adım atmadan önce, mahkemeye gitmeden önce platformlarla iletişim kurmayı her zaman daha doğru buluyoruz. Bazı platformlar zararlı gördüğümüz içeriği kendilerine ilettikten hemen sonra aksiyon alıyorlar ama her zaman bu yolu değerlendiremiyoruz.
Sayın Bakanımızın ifade ettiği gibi, bazı platformların Türkiye'de hiç temsilcisi yok, temsilcisi olmadığı gibi bir bağlantı noktası da yok dolayısıyla muhatap bulamadığımız noktada komple platformun apatılması yönünde erişim engellenmesi alebinde bulunuyoruz, bazen de sadece içerikler için içeriğin çıkarılması talebinde bulunuyoruz."
Yine her zaman olduğu gibi "tam olarak ne söylediklerinden" yola çıkmak sağlıklı olacaktır.
Pekala, şahsi düşüncem... "zararlı içerik" hukuki boyutta aşırı genel bir şekilde tanımlanabilecek ve yorumlanabilecek bir şey. Henüz detay vermediklerinden ötürü şunu çok rahat söyleyebiliyoruz.
"Kime göre neye göre?"
Devletin bu tutumu yüzünden insanlar -ben de dahil- devletin bazı şeyleri bilerek bulanık ve ucu açık tuttuğunu ve eylemlerin yeterince düşünülmeden aceleyle gerçekleştirildiğini düşünüyor. Bazı geçmiş vakalar da (zamanında Vikipedi'ye getirilen erişim engelleri, şimdilerde Roblox, Instagram ve Discord hakkında alınan kararlar) bu kuşkuyu doğrular nitelikteymiş gibi gözüküyor gözükmesine ama bu kadar muğlak bir alanda kesin bir şey söylemekte gerçekten zorlanıyorum.
Dediğim gibi, sağlıklı bir analiz yapabilmek için bütün tutanağın tamamını okumak gerekli, ben ne yazık ki hepsini okuyamadım.
Neler olacağını zaman gösterecek. Umarım bizim için iyi şeyler olur.