''Yarın ne yaşayacağım acaba?'' diye düşünmekten ne kadar korkuyorsam, ölüm ve ölümden sonrası için de o kadar korkuyorum. Yani, hiçbir zaman bilemeyeceğim şeyler için kendimi üzmeye değeceğini düşünmüyorum bu nedenle de korkmuyorum.
 
Hatırladıkça köpek gibi korkuyorum, default yaşama içgüdüsüyle gelmişiz korkmamak imkansız.
 
Ölümden “korkmak” değil de yaşamın biricik olduğunu düşündüğüm için ölmek “istememek” diye tarif edebilirim sanırım bu duyguyu. Ölümden sonra başka bir yaşam olduğuna inanmıyorum.

Gelecekte dünyanın alacağı hali, müzikleri, teknolojiyi, dinlerin geleceği durumu, ülkeleri, değişecek jenerasyonları çok merak ediyorum. O yüzden keşke şöyle bir şey olsaydı. Oyunda ölür gibi gri ekranda kalsaydık da ne olup bittiğini izleyebilseydik müdahale edemeden. Enteresan olurdu. 🤣
 
Bir agnostik olarak, ölümden sonra nasıl bir senaryonun bizi beklediği kesin değil. Belki reenkarnasyon olur, belki de gerçekten de doğmadan önce nasılsak ölmeden önce de öyle oluruz. Hiçlik, yokluk... Gün içinde sürekli aklıma gelip de korkutan bir şey değil tabii ki ancak bir düşünmeye başlayınca içimi hafiften bir korku kaplıyor.
 
Bazen ölüm insana verilen bir ödüldür. İnsanlık ölümsüz olsaydı ne bugünümüz ne de yarınımız bu kadar değerli olurdu. Ölümden sonrası için korkmuyorum, ancak çok merak ediyorum. Dünyevi olanı metafiziğe bağlamamak lazım.