Sorgulamak, Allah bizi neden yarattı veya Allah nerede gibi konuları içerir.

Bu, sorgulamak değildir. Anca zaman kaybı olur. Çünkü, cevabı ulaşılabilir değildir.

Yaratanın neyi, neden yaptığı üzerinden bir sorgulama oluşturmaktansa; insanın, varlık amacını araması daha faydalı olacaktır ki Hayyam'ın düsturu da bu minvaldedir.
 
Son düzenleme:
Hayyam Müslüman mıydı bilmem ama İslam'ı ağır eleştirdiği şiirler var. Örneğin:

'Irmaklarından şaraplar akacak' diyorsun
Cennet-i alâ meyhane midir?
'Her mümin'e iki huri' diyorsun
Cennet-i alâ kerhane midir?

Tanrı bize cennette vadettiği şarabı
Niçin haram etsin bu dünyada, akla sığar mı?
Bir sarhoş Arap, devesini vurmuş Hamza'nın
Peygamber de yasak etmiş Arap'a şarabı

Alkolün yasaklanmasının sebebini başka bir olaya bağlıyor.

Bu arada şiir Ömer Hayyama ait mi emin değilim.
 
Hayyam Müslüman mıydı bilmem ama İslam'ı ağır eleştirdiği şiirler var. Örneğin:

'Irmaklarından şaraplar akacak' diyorsun.
Cennet-i alâ meyhane midir?
'Her mümin'e iki huri' diyorsun.
Cennet-i alâ kerhane midir?

Tanrı bize cennette vadettiği şarabı.
Niçin haram etsin bu dünyada, akla sığar mı?
Bir sarhoş Arap, devesini vurmuş Hamza'nın.
Peygamber de yasak etmiş Arap'a şarabı.

Alkolün yasaklanmasının sebebini başka bir olaya bağlıyor.

Bu arada şiir Ömer hayyama ait mi emin değilim.

Dostum, konu içeriğini okusaydın, benim bu şiirden bahsettiğimi fark ederdin. Bir dahaki sefere, konu içeriğine bakarak yazmanı öneririm, sadece başlığa bakmak yeterli değil.
 
Birilerini bir yere koymaya alıştırılıyoruz, lakin insan değişkendir. Gün içinde bile buna rastlanır. Sabah farklı, akşam farklı bir ruh hâli ve buna istinaden kararlar gelişebilir. Hayyam da bundan farklı değildir ki farklılığı, bundan haberdar olmasındadır;

"Sarhoş oldum mu aklım azalır;
Ayıldım mı sevincim dağılır.
Ne sarhoş, ne ayık bir hal var ya?
En güzeli öyle yaşamaktır."

Bu da benden olsun;

"Bilmem ki Hayyam'ın imanı nedir?
Bir gün ders verir, bir gün eğlenir
İnsan dediğin, neye hizmet etmektedir?
Neye nasıl bakarsa, onu görmektedir."
 
Son düzenleme:
Birilerini bir yere koymaya alıştırılıyoruz, lakin insan değişkendir. Gün içinde bile buna rastlanır. Sabah farklı, akşam farklı bir ruh hâli ve buna istinaden kararlar gelişebilir. Hayyam da bundan farklı değildir ki farklılığı, bundan haberdar olmasındadır.
Ama işin sonunda Hayyam'ın imanlı ya da imansız olduğuna dair emarelerimiz var mı? Hani imanlı-imansız birbirinden farklı noktalarda bulunsun, bir sayı doğrusu hayal edelim. Arada bulunan sonsuz sayıları (yani durumları) kastediyorsunuz sanıyorum, buna katılmak isterim hatta genel olarak düsturum da budur: olguları anında kategorize etmemek.

Lakin "imanlı-imansız" durumu o kadar fluid değil gibi. Yani 0-1'e daha yatkın. İmanlı isen imansız değilsindir ya da tam tersi.

Ama sizin paylaştıklarınız da neredeyse benim söylediklerimin Hayyam örneği özelinde tam tersini söylüyor zira Hayyam kendi durumunu dahi tanımlayamayıp "bilmiyorum" demiş. En sağlıklı yorum "nereden bilelim be" olur sanırım şu noktada. :)
 
Lakin "imanlı-imansız" durumu o kadar fluid değil gibi. Yani 0-1'e daha yatkın. İmanlı isen imansız değilsindir ya da tam tersi.

Fakat bu bizim için geçerli degildir. Bunun hakkında karar verecek olan yaratandır ki sebebi de nesnel bir denklik kurmaktaki zorluktur.

Tasavvuf ehlinde, bu ve benzeri hususlara çokça rastlanmaktır. Kimi şirk der, kellesini alır. Kimi de bir nebze olsun faydalanmaya çalışır.
 
1- Bu dizelerin Ömer Hayyam'a ait olduğu kesin değil. Herhangi biri yazıp üzerine atmış olabilir.
2- Bu dizeleri yazan kimse Müslüman olamaz, ancak zındıktır. Dolayısıyla Ömer Hayyam yazdıysa eğer, kafirdir.