Herkese selamlar dostlar.
Yakın zamanda kırmızı bir Alfa Romeo 147 1.6 TS 2004 aldım. Aracı aldığım gibi "Nasılsa yürüyor, bindikçe yaptırırım." kafasına girmeden direkt sanayiye çektim. İyi ki de öyle yapmışım, yoksa şu an muhtemelen motoru kucaklamıştım. Ülkemizdeki kasap usta terörünü gözlerimle gördüm resmen. Arabayı nasıl ipten aldığımı kısaca özetleyeyim, belki almayı düşünenlere veya toplayanlara bir fikir verir.
Motor ve Mekanik
İlk şoku varyatörde yaşadık. Eski sahibi veya ustası artık kimse, dönmesi gereken varyatör gövdesini bildiğiniz kaynakla birbirine kaynatmış. Yüksek devirde o kaynak kopsa motor çöp. Hemen temiz bir çıkma gövde bulup tamir kitiyle sıfırladık, arabanın o meşhur atikliği geri geldi. Triger kapağının yarısı kırıktı, çalmışlar. Ortasında delik vardı. Yoldan taş sekse kayışı koparıp yatak sardırır dedik, onu da sıfırladık. Bujileri söküyoruz, içinden çıkanların birbiriyle alakası yok, hurdacıdan toplayıp takmışlar sanki. Neyse ki takım olarak yenilendi, rölanti dalgalanması bitti. Vites telleri, göbek ve arızalı gaz kelebeği de değişti.
İç Mekan ve Multimedya
147'lerin şu kronik, sürekli takılıp bozulan bardaklık/kartlık kısmını komple iptal ettim. O boşluğa 9 inç multimedya cuk diye oturdu. Hem klima peteklerinin önü kapanmadı hem de kronik dertten kurtulup ön kayıt kameralı bir sisteme geçtim. Hazır iç mekâna el atmışken koltukları da komple deri döşeme yaptık, aracın içi bayağı sınıf atladı.
Not: Ses sisteminde şöyle bir sıkıntı oldu, teybi takınca hoparlörlerin patlak olduğu ortaya çıktı. 20 yıllık kağıt hoparlörlerin körükleri çürümüş, teypten biraz ses verince cazur cuzur patlıyor. Teybin ekolayzerinden basları en dibe çekip, arka hoparlörlere veriyorum sesi. Cızırtı azaldı. İleride 16 cm'lik güzel bir takımla ses sistemini de çözeceğim.
Araba çukurlarda lok lok vuruyor, lifte kaldırınca alt takımın bayağı yorgun olduğunu gördük. Tanıdık ustam ile listeyi çıkardık. Amortisör takozları, Z rotlar, salıncaklar falan komple sıfırlanacak. Araba şu an yolda biraz geziyor ama bu operasyondan sonra ok gibi olacak inşallah. Bu arada kontrol ederken arka fren hortumlarının çatlak, direksiyon körüğünün yırtık, davlumbazların da delik deşik olduğunu fark ettik. Yağmurda çamurda su girip kayış falan koparır diye hiç riske girmeyeceğim, en kısa zamanda aracı tekrar bırakıp bu listeyi de komple yenileteceğim. Tahminimce 1 haftalık daha işi var.
Bunlar dışında, mesela vites topuzu değiştirme planım var. Ses sistemini zaten yazdım. El freni kumaşı yerinden çıkıyor, onu yaptıracağım. Ön camda nokta kadar çatlak var, onu da CarGlass tarzı yerlerde tamir ettireceğim. En son da belki bir pasta cila çekerim.
Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar. Umarım okumaktan zevk almışsınızdır.
İyi forumlar dilerim <3.
Yakın zamanda kırmızı bir Alfa Romeo 147 1.6 TS 2004 aldım. Aracı aldığım gibi "Nasılsa yürüyor, bindikçe yaptırırım." kafasına girmeden direkt sanayiye çektim. İyi ki de öyle yapmışım, yoksa şu an muhtemelen motoru kucaklamıştım. Ülkemizdeki kasap usta terörünü gözlerimle gördüm resmen. Arabayı nasıl ipten aldığımı kısaca özetleyeyim, belki almayı düşünenlere veya toplayanlara bir fikir verir.
Motor ve Mekanik
İlk şoku varyatörde yaşadık. Eski sahibi veya ustası artık kimse, dönmesi gereken varyatör gövdesini bildiğiniz kaynakla birbirine kaynatmış. Yüksek devirde o kaynak kopsa motor çöp. Hemen temiz bir çıkma gövde bulup tamir kitiyle sıfırladık, arabanın o meşhur atikliği geri geldi. Triger kapağının yarısı kırıktı, çalmışlar. Ortasında delik vardı. Yoldan taş sekse kayışı koparıp yatak sardırır dedik, onu da sıfırladık. Bujileri söküyoruz, içinden çıkanların birbiriyle alakası yok, hurdacıdan toplayıp takmışlar sanki. Neyse ki takım olarak yenilendi, rölanti dalgalanması bitti. Vites telleri, göbek ve arızalı gaz kelebeği de değişti.
İç Mekan ve Multimedya
147'lerin şu kronik, sürekli takılıp bozulan bardaklık/kartlık kısmını komple iptal ettim. O boşluğa 9 inç multimedya cuk diye oturdu. Hem klima peteklerinin önü kapanmadı hem de kronik dertten kurtulup ön kayıt kameralı bir sisteme geçtim. Hazır iç mekâna el atmışken koltukları da komple deri döşeme yaptık, aracın içi bayağı sınıf atladı.
Not: Ses sisteminde şöyle bir sıkıntı oldu, teybi takınca hoparlörlerin patlak olduğu ortaya çıktı. 20 yıllık kağıt hoparlörlerin körükleri çürümüş, teypten biraz ses verince cazur cuzur patlıyor. Teybin ekolayzerinden basları en dibe çekip, arka hoparlörlere veriyorum sesi. Cızırtı azaldı. İleride 16 cm'lik güzel bir takımla ses sistemini de çözeceğim.
Araba çukurlarda lok lok vuruyor, lifte kaldırınca alt takımın bayağı yorgun olduğunu gördük. Tanıdık ustam ile listeyi çıkardık. Amortisör takozları, Z rotlar, salıncaklar falan komple sıfırlanacak. Araba şu an yolda biraz geziyor ama bu operasyondan sonra ok gibi olacak inşallah. Bu arada kontrol ederken arka fren hortumlarının çatlak, direksiyon körüğünün yırtık, davlumbazların da delik deşik olduğunu fark ettik. Yağmurda çamurda su girip kayış falan koparır diye hiç riske girmeyeceğim, en kısa zamanda aracı tekrar bırakıp bu listeyi de komple yenileteceğim. Tahminimce 1 haftalık daha işi var.
Bunlar dışında, mesela vites topuzu değiştirme planım var. Ses sistemini zaten yazdım. El freni kumaşı yerinden çıkıyor, onu yaptıracağım. Ön camda nokta kadar çatlak var, onu da CarGlass tarzı yerlerde tamir ettireceğim. En son da belki bir pasta cila çekerim.
Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar. Umarım okumaktan zevk almışsınızdır.
İyi forumlar dilerim <3.
Son düzenleyen: Moderatör: