francisco77
Uzman
- Katılım
- 8 Temmuz 2024
- Mesajlar
- 407
- Beğeniler
- 161
Sonsuz mülk sahibi birinin bir taraftan alıp diğer tarafa vermesi saçma olur. Sanırım bunda sandığın gibi seni teselli edebilecek bir şey yok. Dahası inandığın din asla emin olmaman gerektiğini vurgularken senin daha şimdiden -yaşın kaç bilmiyorum- kendini cennete gidecekler arasına kafadan yazmış olman, "gitmeyecekler" diye oluşturduğun kümedeki insanlara hem acıma hem de çekecekleri acıdan faydalanma duygusuyla bakman komik. Peygamber mezardaki ölülere inanç ayırmaksınız afları için dua ederken senin böyle düşünmen cennete gideceklerden olmayacağına bir delil olabilir. Bu durumda sende birinin cennetine kaynak oluyorsun. O bundan keyif almalı değil mi?
Tanrı varsa ve gerçekten adaletli ise her Müslüman cennete gitmeyecektir. Benim fikrim bu. Alıntıladığım kısma kesinlikle inanmamı beklemeyin. Bütün ülkenin ayağa kalkması gereken pislikleri bile gördüğümüz Müslüman'lar var. Elinde sonunda cennete gideceklerine inanmıyorum.Bir Müslüman eninde sonunda cennete gidecektir. Genel konuşuyorum her Müslüman cennetliktir önce günahları için cehennemde yansa bile sonu cennettir.
Yüzlerce "Bize inanmaz isen tanrı seni cezalandıracak." diyen din var. İslam hoşgörü dini ise neden bunu söyleyen dinler arasında? Tanrı hani merhametli idi? İslam'ı mantıksız bulan bireyin inanmadığı için cezalandıracak olması size çok abartılı gelmiyor mu?Müslüman olmayıp Hakkı terk edenlerin payları kendisine verilecektir.
Abby Anderson dedi:"İman etmek zorunda değilsin. Sadece dürüst ol. Kendine karşı. Evrene karşı. Eğer bir Tanrı varsa, o zaten senin içtenliğini bilir. Dürüstçe arayan birini, inanmıyor diye cezalandırmak Tanrı’ya değil, zorba bir lidere yakışır. Hakikat, korkuyla değil, özgürlükle aranır."
ChatGPT'nin bu söylediği çok hoşuma gitti
Diğer dine inanan insanlar, o dini doğru bulduğu için inanıyorlar. İslam Tanrısı bunu da cezalandırıyor. Mantıklı mı?Hristiyan, Musevi ve inançsızların yeri de sonsuza dek cehennemdir.
Ahirette her şeyi apaçık bileceksin ancak bilmenin hiç faydası olmayacak orada önceden inanmanın faydası olacak.Üniversiteyi bilmiyoruz orada derslere girmedik tıp fakültesi nasıl bir yerdir bilmiyoruz ancak orayı kazanmak için 5. sınıftan itibaren çok düzenli sıkı bir çalışma içinde olmak gerekir.Tüm hazırlıklar o ideale ulaşmak içindir.Tıp faskültesini kazanınca orada okuyunca her şeyi öğreniriz demek yıllarca emek verdiğim yer burasıymış deriz.Sonra burası çok güzelmiş iyi ki burayı kazanacağıma inanıp çok çalışıp buraya gelmişim deriz.Sonra 6 yıl boyunca çok çok daha büyük bir zorlu mücadele daha dönemi bizi bekler.Hiç doktorluk yapmadık ancak 6 yıl sıkı çalışırsak onu hakedeceğimizi bizi güzel günlerin beklediğine inanıyoruz.İnanmazsan zaten insanın çalışası gelmez motive olamaz.Önce inanmak çalışmak sonra bilgi gelir.Ahirettesin Allahın ne kadar büyük olduğunu güçlü olduğunu cehennemin ne kadar yakıcı cennetin ne kadar güzel olduğunu bizzat şahitlik ettin her şeyi biliyorsun ama ne fayda amel defterinin sevap tarafı bomboş hiçbir hazırlık yok.Böyle bir inanç sisteminin sürdürülebilir olduğunu düşünmüyorum. Kalben inanılmadığı sürece de tanrının bizleri cennete sokacağını sanmıyorum. Ben de asla tamamen, kalbimle inanamayacağıma göre inanıp inanmamam oldukça önemsiz kaçıyor. Ben inanmak değil, bilmek istiyorum açıkcası.
Ahirette her şeyi apaçık bileceksin ancak bilmenin hiç faydası olmayacak orada önceden inanmanın faydası olacak.Üniversiteyi bilmiyoruz orada derslere girmedik tıp fakültesi nasıl bir yerdir bilmiyoruz ancak orayı kazanmak için 5. sınıftan itibaren çok düzenli sıkı bir çalışma içinde olmak gerekir.Tüm hazırlıklar o ideale ulaşmak içindir.Tıp faskültesini kazanınca orada okuyunca her şeyi öğreniriz demek yıllarca emek verdiğim yer burasıymış deriz.Sonra burası çok güzelmiş iyi ki burayı kazanacağıma inanıp çok çalışıp buraya gelmişim deriz.Sonra 6 yıl boyunca çok çok daha büyük bir zorlu mücadele daha dönemi bizi bekler.Hiç doktorluk yapmadık ancak 6 yıl sıkı çalışırsak onu hakedeceğimizi bizi güzel günlerin beklediğine inanıyoruz.İnanmazsan zaten insanın çalışası gelmez motive olamaz.Önce inanmak çalışmak sonra bilgi gelir.Ahirettesin Allahın ne kadar büyük olduğunu güçlü olduğunu cehennemin ne kadar yakıcı cennetin ne kadar güzel olduğunu bizzat şahitlik ettin her şeyi biliyorsun ama ne fayda amel defterinin sevap tarafı bomboş hiçbir hazırlık yok.Böyle bir inanç sisteminin sürdürülebilir olduğunu düşünmüyorum. Kalben inanılmadığı sürece de tanrının bizleri cennete sokacağını sanmıyorum. Ben de asla tamamen, kalbimle inanamayacağıma göre inanıp inanmamam oldukça önemsiz kaçıyor. Ben inanmak değil, bilmek istiyorum açıkcası.
Ölüm korkusunu hafife alıyorsun.Komik. Milyarlarca insanın öldükten sonra krallar gibi yaşayabileceklerine ve şu anda krallar gibi yaşayanların da işkence çekeceğine inanması sadece... Komik. Ve narsist. Kendisini, insanlığı çok önemli sanan birisi cahildir.
Ben de bir dönem, özellikle dinden çıktıktan sonra bir tanrıya inanmak istedim. Çünkü insan kötü bir dönemden geçtiğinde ya da yalnız hissettiğinde onun yanında olan ve dinleyen bir tanrı inancı çok iyi hissettiriyor.
Ama bu fikir üzerine ne kadar çok düşündüysem, tanrı fikri bana giderek mantıksız gelmeye başladı. Evrenin büyüklüğü ve karmaşıklığı bir yana, özellikle dünyadaki acı ve kötülük problemi beni çok düşündürdü. Eğer her şeye gücü yeten, her şeyi bilen ve sonsuz merhamet sahibi bir tanrı varsa, neden bu kadar acı ve haksızlık var? Madem sonsuz güce sahip, bizleri yaratıp bir sınava sokmaya ne ihtiyacı var? Teistler genelde bu durumu, okulda girilen ders sınavlarına benzetirler; fakat o sınavlara kendimiz isteyerek gireriz. Oysa bu evrene kimseye “gelmek ister misin?” diye sorulduğunu düşünmüyorum.
Tanrı kavramı çoğu zaman bir boşluk doldurma yöntemi gibi geliyor. İnsanlar cevap veremedikleri herhangi bir soru karşısında bu boşluğu tanrı ile dolduruyorlar.
Birçok insanın Pascal'ın kumarı'nı oynadığını gördüm: “ya varsa?” diye düşünüp tanrıya inanmayı tercih ediyorlar. Fakat Pascal'ın gözden kaçırdığı çok önemli bir şey var: Samimiyet. Eğer bir tanrı varsa ve her şeyi biliyorsa, bizim inancımızın içten olup olmadığını dabilir. Sadece cehennemden korktuğumuz ya da cennete gitmek istediğimiz için tanrıya inanmak, samimi bir inanç değildir. Tanrı varsa, bu tür bir inancı kabul edeceğini sanmıyorum.
Ayrıca, tanrı'nın varlığı ya da yokluğu hakkında kesin bir bilgiye sahip değiliz. Ne kesin olarak reddedebiliriz ne de var olduğunu söyleyebiliriz, çünkü kendisiyle ilgili doğrudan bir bilgi elimizde yok.
Dini inançlarda ise durum farklıdır; tanrılar kendileri hakkında birçok bilgi verir. Örneğin, merhamet sahibi, sonsuz güce sahip olduklarını söylerler. Kutsal kitaplar, mucizeler veya peygamberler aracılığıyla iletişim kurdukları iddia edilir. Bu tür iddialar düşünüp sorgulanabilir. Oysa bilinemez bir tanrı hakkında böyle bir tartışma yapmak mümkün değildir. Sonsuz güce sahip diye atadığımız özellikler bile tamamen insanların ortaya attığı fikirlerdir.
Düşüncelerimi aktarırken çok dikkat ettim ve yeri geldi uzun uzun yazıp sildim çünkü çok hassas bir konu. Bu fikirler ve düşünceler insanı genelde boşluğa sürükler fakat hayatta kendi amacını oluşturup ona göre yaşamak, işte boşlukları dolduran bunlardır. En azından benim şahsi görüşüm bu yönde.
Korkan düşünsün. Herhangi bir durum karşısında güzel bi’ düşünme sürecim var:Ölüm korkusunu hafife alıyorsun.
Herhangi bir durum karşısında güzel bi’ düşünme sürecim var:Korkan düşünsün. Herhangi bir durum karşısında güzel bi’ düşünme sürecim var:
Elimden bir şey gelir mi? Gelirse korkacak bir şey yok. Gelmezse yine korkacak bir şey yok.
Uzunca bir süre bu konu hakkında düşündüm. Dinden çıktıktan bu yana birçok kitap ve yazı okudum, videolar izledim. İki tarafın da argümanlarına baktım. Hatta açıkçası tanrı fikrine inanmak istedim. Ama nedense tanrı fikri bana çok garip geliyor. Daha güneş sistemimizin dışında ne olduğunu adamakıllı bilemiyorken nasıl olur da evrenin dışı hakkında bu şekilde net yorumlar yapabiliyoruz anlamıyorum. Her ne kadar bilim kurgu romanlarına ve filmlerine konu olsa da ben tüm bu curcunayı, evrim sürecini uzaylı bir ırkın bile başlatmış olabileceğini düşünüyorum ve mantığım bunun tanrı fikrinden daha iyi olduğunu söylüyor. Tanrı hep bana boşluk kapatıcı bir kavrammış gibi geldi. Sorunlari çözmüyordu sadece bir adım öteye taşıyordu. Simulasyon da bile olmadığımız kesin değilken bazı insanların tanrı fikrine bu kadar samimi bir şekilde bağlanabilmesini garipsiyorum. Belki de onlar haklıdır ve tanrı vardır, peki ya yoksa?
Tüm bu paragrafın temelinde bu soru yatıyor.
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?