Anlamak istemeyene hiçbir şey anlaşılmaz. Yukarıda yazdığın o empati geyikleri, düşünmeler falan hepsi tamamen kendini kandırma
basitçe, erkek gibi söyle işte: İnanmak istiyorum, inanınca rahat hissediyorum, bitsin gitsin. Bu kadar. Her şeye illa mantık sokmana gerek yok. Paşa gönlüm öyle istiyor de, ben de eyvallah diyeyim bitsin. Bilim, mantık falan diye diye boş yere kendinizi kandırıyorsunuz sadece.
İddia nedir? Hemen bakalım.
Bu mesajındaki mantık nedir? Kalem gibi basit şeyleri, binaları yapan birileri var. O zaman kalemden daha karmaşık, çok daha büyük, çok daha kudretli bir "şey" olan evrenin kalem ve binayı yapan insandan daha güçlü, daha muhteşem bir "yapıcı"ya ihtiyacı var. Bu mantığa dayanarak ilerlersek evrenden de daha büyük, daha karmaşık bu yaratıcının da bir yaratıcıya ihtiyacı olur
Bak bu senin mantığın. Bunu anlamak çok kolay. Kalemden evrene gitmek son derece mantıklı ama tamamen aynı düşünce biçimiyle evrenden tanrıya gitmek mi mantıksız? Yapma bunu işte.
Topu taca atıyorsun. Tanrıya gidene kadar her şeyin yapıcıya ihtiyacı var, tanrıya gelince aaaa o sonsuz, ezeli ve ebedi. Ben de onu evren için diyorum işte. Senden 1 adım önce duruyorum. İstersen evrene tanrı de, pek de önemli değil.
Buna cevap verme gereği bile duymuyorum, eminim biraz düşünürsen kendin bulursun aklımdaki cevabı