Tanrıyı anlayamamak

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan JoseMourinho
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
  • Mesaj Mesaj 40
  • Görüntüleme Görüntüleme 2B
Hayir gayet var. Yaraticinin olup olmadigini umursamayan veya onu var olup olmadigini bilemeyecegini dusunen insanlar var. Aslinda bu ortasi oluyor, ne koru korune inaniyor ne de reddediyor.
İşin temelinde iki seçenek var, inanırsın veya inanmazsın. Sizin ortası olarak belirttiğiniz kesim karar verememiş veya karar veremeyen kesim hocam. Nihai sonuca ulaştığında o insanlar da bir karar verecekler. Hiçbir sonuca ulaşamayan insanları olayın içine dahil etme taraftarı değilim.

Ortasından kastım iki tarafından da net bir şekilde doğru veya yanlış olduğunu bilememiz ve yaşadığımız sürece asla da bilemeyecek olmamız. Bu sebeple ortası olması da mümkün değil zaten.
 
İlk sorunuzu ben de çokça soruyorum kendime. Yani bir daha dönüşü olmayan vaktini paranı emeğini çevrendeki insanları ne olduğu belli olmayan bir olgu için harcıyorsun. Bu uğuruna bir daha gelip gelmeyeceği belli olmamasına rağmen ortaçağda biri sırf ölürse güzelliklere kavuşacaksın dediği için düşünmeden ölüme giden insanlar var. Dediğiniz gibi asıl sorulardan bir olguya bir insan nasıl bu kadar bağlanabilir. Anlamak güç.
 
Son düzenleme:

Bu inanc 2+2'nin 4 ettigine inanmak gibi kanitlanabilir bir inanc degil ki. Tanriyi gormek icin geri donusu olmayan yola girmen gerekiyor. Her insan var veya yok diyebilir ancak bunu kanitlayamaz. Bu yuzden tanrinin varligina inanmak veya inanmamak gibi 2 şıklı bir tablo dusunmek yanlış olur.
 
İbrahim hikayesi, zamanında bu çeşit yöntemlerle Tanrıya yaranmak popüler bi uygulama olduğu için bana kalırsa kabul edilebilir.

Sorunun cevabı ise, bilmiyoruz ve muhtemelen öte tarafı görene kadar da bilemeyeceğiz. Bütün mevzu tanrına ne kadar güveniyorsun dedikleri için?
 
İnsanlık bu konuları mental olarak yeterince aştığı zaman birer mitoloji hikayesi olarak anlatılacaklar. Yüzyıllar sonra…
 
İşin temelinde iki seçenek var, inanırsın veya inanmazsın.

Ne yazık ki değil. Bu, zannettiğinizden biraz daha dallı budaklı bir bıçak. Her inanç ya da her inkar aynı seviyede değildir ki mesele inanç değildir. İman, yani eminlik, yani her türlü şüpheden arınmış olma hâlidir.

İnanç, içinde istek barındırabilir. Lakin iman, benlikten arınmış ve gerçekle ilgilidir.
 
''Kendi oğlunu feda etmesini isteyen bir tanrı.''
''Rüyasında gördüğü tanrı ile...'' Bunun bir test olduğu son anda belirtilse dahi; ''rüyaya sadakat ettin'' şeklinde söylemler,
''dünyadaki herkes benim evladım olsa ve rab hepsini kurban etmemi emretse, hepsini kurban ederim.'' Günümüzde bu tarz rüyalar görenlere ne denir bilirsiniz, peki zaman kavramı olmayan bir tanrı geçen binlerce seneyi nasıl da öngöremiyor ki geçmiş ve günümüzdeki fedaileri bilmiyor? Kendini peygamber, Mesih ilan eden babalar yok değil, var. İyilik tanrısı neden bu riski alıyor?
Bu hikayenin tek kahramanı gökten inen kurbanlık hediye koç...

 
Son düzenleme:
İyilik tanrısı neden bu riski alıyor?

Aslında risk almıyor, ayıklıyor. İbrahim'in süzgeci, kaç insan için geçerli? Hangimiz, Ibrahim'in algısına sahibiz?

Ve her daim unutulan; mesele sonsuzluksa, "anlık acı" değersize gayet yakındır.

Kendinden ötürü bilmek ile olayın hâlini bilmek farklı hususlar. Gerçek bizim dışımızda ise bizim kabulümüzün pek de bir anlamı yoktur.

İbrahim, zora göğüs gerdi ve en zoruyla sınandı. Ondan da yüzünün akıyla çıktı ki merhamet sahibinin, merhametinden şüphesi yoktu. Hangimiz bu eminlikteyiz?

Andaki insan, dört bir yandan kendi benliğini koruma içgüdüsüne hapsedilmekteyken.
 
Son düzenleme:
Çünkü yalan zor durumda söylenen bir şeydir. Yalan esasında acizlik ifadesidir. Tanrı'nın yalan söylemeye ihtiyacı yok, şu an bütün imtihanı durdurup hepimizi cehenneme atsa ne yapabileceksin ki? Allah kendini nasıl vasfettiyse öyledir. Allah yalan söylemez, çünkü bize öyle söyledi.
 

Tanrıyı anlayabilmek sınırlı bir zeka ile mümkün değil. Eğer zaten bir tanrının varlığına ve onun evreni yarattığına inanıyorsan, onun bunu yapabilmesi sonsuz büyüklükte bir zekaya sahip olduğunu kabul etmen gerekir. Dini inançlar da fazla sorgulanmayı kaldıramayan ve itaat duygusunun ön planda tutulduğu uygulamaları içerir. Mantığı yoktur. Olsa zaten inanç olmazdı. Bize ulaşana kadar binlerce insanın elinden gelmiş geçmiş. Kutsal sayılan yazıların değiştirip değiştirilmediğini bilmenin de imkanı yok ve insanların güç elde etmeye ne kadar aç olduğunu göz önünde bulundurursak kutsal sayılan metinleri kendi amaçlarına göre şekillendirmiş olabilecekleri de muhtemeldir. Yani herhangi bir hikaye yalan olabilir. Bu yüzden sorgulanması, inançlı kimseler için gereksizdir.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…