Uzaylılar gelse de gelmese de 500 yıla kalmaz ırkımız yok olur, çok da takma kafaya, göle maya çalıp denizi sulamakla aynı hesap.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Yıllardır uzaya gönderdiğimiz sinyalleri kimin veya neyin alabileceğini bilmiyoruz. Bununla birlikte, insanlık onlarca yıldır uzaya sinyaller gönderiyor ve iletimlerimize agresif bir yanıt alma şansı son derece düşük fakat imkansız değil. Ek olarak, eğer Dünya dışı yaşamlar bizim iletimlerimize düşmanca bir tepki verirse, bu konuda zaten yapabileceğimiz hiçbir şey olmayacak.
Düşmanca tepkide, eğer diğer medeniyet fazla gelişmiş değilse hiçbir şey olmaz; sadece evrende yalnız olmadıklarını öğrenirler. Eğer güçlü bir medeniyetse, işte orada biraz durmamız lazım; işler kötüye sapabilir, fakat işin kötü yanından düşündüğümüz gibi bir de iyi yanından düşünelim. Hadi sinyali uzaylı bir medeniyet aldı; o medeniyette güçlü bizde o dönemlerde zor bir süreçteyiz; onların gelip bize yardımcı olma ihtimalleri de var.

Uzaylılar gelse de gelmese de 500 yıla kalmaz ırkımız yok olur, çok da takma kafaya, göle maya çalıp denizi sulamakla aynı hesap.
Belli olmaz, belki de işin bir noktasında çok ciddi bir şekilde değişim gösterir, hatta yıllarca yaptığımız şeyleri belki 5-10 senede yaparız. Ayrıca zaten insanlık tarihi için ben 2 seçenek görüyorum: Ya insanların yerini robotlar alacak ki insanlar bunu istemiyor, fakat bir yandan da mantıklı bir şey; insana oranla çok daha az kaynak tüketiyor falan. Ya da insanlar yarı insan yarı robot yapılacak.
 
Niye diğer yaşam formlarının bizden güçlü olduğunu düşünüyoruz?
Daha da önemlisi, belki onların kullanmış olduğu iletişim araçları farklıdır ve bizim gönderdiğimiz sinyalleri çözemez, okuyamazlar.

Niye diğer yaşam formlarının bizden güçlü olduğunu düşünüyoruz?
Bence bunun sebebi bilim kurgu evreninin bizde bıraktığı düşüncedir. Genellikle bu tür dizi ve filmlerde diğer medeniyet güçlü olur ve güçsüzü yok etmeye çalışır. Bunun filmde vardı, ismini unuttum.
 
On binlerce gezegendeki tek gelişmiş uygarlık biz olamayız.
İyi, onlar güçsüz demiyoruz ki. Ya bizimle eşit güçteler, ya güçsüzler, ya da güçlüler. Bunlardan 1. Seçenekte, teknolojileri de bizimle aynı seviyede olacağı için, bizim onlara gönderdiğimiz sinyaller ulaşır, fakat onların bize göndereceği ulaşır mı, şüpheli. Güçsüzlerde ise kast ettiğimiz, bizim gönderdiğimiz sinyalleri de çözebilecek güçte değillerdir. Kısaca, bizim medeniyetimizdeki 1950 ve öncesi gibi bir şey. Bu üçüncüde ise sinyalleri alsalar bile, birçok seçenekten bizimle karşılaşmama ihtimalleri var. Bunlar örnek olarak, başka önemli işler, uzun mesafe vb. Ayrıca, sinyaller ulaşınca insanlık hâlâ olacak mı, bu da önemli bir soru.
 
Yıllardır uzaya gönderdiğimiz sinyalleri kimin veya neyin alabileceğini bilmiyoruz. Bununla birlikte, insanlık onlarca yıldır uzaya sinyaller gönderiyor ve iletimlerimize agresif bir yanıt alma şansı son derece düşük fakat imkansız değil. Ek olarak, eğer Dünya dışı yaşamlar bizim iletimlerimize düşmanca bir tepki verirse, bu konuda zaten yapabileceğimiz hiçbir şey olmayacak.
Bu düşünce yıllar önce yine tartışılmıştı ancak ünlü gökbilimci Carl Sagan her şeye rağmen dünya dışı muhtemel yaşamlara mesaj taşıyan Voyager-1 uzay araçlarının uzaya gönderilmesini sağlamıştı.

Voyager-1, dünyaya ait ses kayıtları, şarkılar, çeşitli dillerde selamlamalar (Türkçe dahil), dünyanın uzaydaki konumunu içeren koordinatlar ve hakkımızda pek çok bilgiyi içeren çok dayanıklı bir araçtır.
 
Başka canlılar kesinlikle var emin olun, biz kendimizden gelişmiş olanı hayal edemeyiz, çünkü hayallerimiz materyal tabanlı gördüklerimiz üzerine şekillenir ve dünya içerisinde gördüklerimiz ile kısıtlı, evrensel düşünce biçimi yeteneğine sahip canlılar değiliz bir tecrübemiz olmadığı için, insan oğlunun telefon icat edilmeden önce olamaz böyle bir şey diyerek inkar etmesinden dolayı veya zihninde, doğru bir döngüde anlam bulamadığı için her şey saçma gelecektir.
 
Son düzenleme:
Yıllardır uzaya gönderdiğimiz sinyalleri kimin veya neyin alabileceğini bilmiyoruz. Bununla birlikte, insanlık onlarca yıldır uzaya sinyaller gönderiyor ve iletimlerimize agresif bir yanıt alma şansı son derece düşük fakat imkansız değil. Ek olarak, eğer Dünya dışı yaşamlar bizim iletimlerimize düşmanca bir tepki verirse, bu konuda zaten yapabileceğimiz hiçbir şey olmayacak.

Düşünsene bir gün uyanıyorsun çölün ortasında. Sen her şeyi tam takır bir evdesin. Isınma, yiyecek gibi her şeyin giderilmiş halde. Bir zaman sonra artık orası sana yememeye başlayacak veya başka birileri var mı? Diye kendini sorgulamaya başlayacaksın. Iste insanoğlu da bu yüzden sinyaller göndermekte.
 
Gönderilen elektromanyetik dalgalar hedefine ulaşana kadar medeniyetler yok olup yerlerine yenileri geliyor olabilir.Mesafe çok uzun.Dünyada anında haberleşme yapabilmemizin en önemli sebebi mesafe çok kısa.

Ek olarak, eğer dünya dışı yaşamlar bizim iletimlerimize düşmanca bir tepki verirse, bu konuda zaten yapabileceğimiz hiçbir şey olmayacak.
"E=mc^2" gelemezler ;)