Selam dostlar,

Bu sefer de hangi yollarda, hangi araçlar daha mantıklı konularına değineceğim. Dizel, benzin, elektrikli, hibrit gibi detaylar içerek bu sefer konumuz. Sizi aşırı detaylar ile boğmayacağım, olabildiğince hafif bir anlatım olacak. O yüzden beğeneceğinizi düşünüyorum. Sizi konu ile baş başa bırakıyorum, sağlıcakla kalınız.


:doğru: ŞEHİR İÇİ TERCİHLERİ​



Şehir içi kullanımında ben en çok elektrik ve hibrit tavsiye ederim. Neden diye soracak olursanız özellikle rejeneratif kazanım ile mantıklı hale gelirler. Yakıt tüketimleri şehir içi yollarında daha da düşmektedir. Neredeyse bir çok elektrikli ve hibrit araçlarda bulunur bu özellik. Şu anda güncel olarak mantıklıdırlar. Buna sakin kullanımda etki eder. Eğer elektrikli araç ve hybrid almak istemiyorsanız, diğer tercihiniz atmosferik araçlar olmalı. Özellikle dizel araçlar dur-kalk çok sevmez, kısa mesafeden hoşlanmazlar. Plug-in Hibrit araçları hiçbir zaman mantıklı bulmadım. Toyata gibi kendi kendine şarj olan hibrit daha pratik gözümde.

YSIwOvHW6yKwWtD0sq7ZADVY1VRwC11i7Dpqf1QB.webp



:kumsaati:ŞEHİRLER ARASI VE ÇOK KM YAPANLAR​



Burada karşılaştırmanın galibi tartışmasız dizel olur. Sıkıştırsanız bile yakıt aşırı yükselmez. Motor bu işler için biçilmiş kaftandır. Çok km yapıyorsanız, yine daha mantıklı olandır. Ama ben artık elektrik, hybrid ve atmosferik arabaları bu kıstas için kullanmıyorum. Elektrikliler ile elbette uzun yola çıkılır, yine hibrit motorlar ile de. Lakin yakıt tüketimi artacaktır. Çünkü hem Rejeneratif kazanım çok minimal seviyelere düşüyor, hem de elektrikli menzillerinin bana göre 900-1.000 km seviyelerine çıkması gerekli, hem de hız arttıkça bu arabaların yine tüketim artıyor. Ek olarak elektrikli araçlarda biliyorsunuz klima, ısıtma-soğutma, yüksek sürat bunlar menzili aşşağıya çekmektedir. Hibrit motorlarda da uzun yollarda sakin kullanılmalı. Yine de çalışma prensibi nedeni ile biraz daha fazla yakacaktır.

x_565_424_uzun-yola-cikarken-alinmasi-gereken-onlemler-neler-uzun-yola-cikarken-alinmasi-gere...webp


:notalmak: KARMA KULLANIM​


Aşırı km yapmıyorsanız, gündelik kullanıcı iseniz, orta karar bir kullanıma sahipseniz burada turbo benzin öneririm. Yeni nesil turbo benzinli araçlar, verimli ve güzeller. Yakıtları ve tork eğrileri çok iyi seviyelerde. Mild Hybrid sistemli de alabilirsiniz Turbo motorları. Ama şunu da söylemek isterim. Mild Hybrid aşırı yakıtı düşüren bir sistem değil, bir tık göz boyama bana göre. Olmasa da olur. Kalkışlarda destek hariç, aman aman değil.

2_2_3791d_0.webp


:şimşek: ARAZİ KOŞULLARINA GÖRE TERCİH​


Şimdi burada büyük hatalar yapılıyor. Ciddi arazi koşulları için gerçek bir SUV ve Pickup tarzı araçlar tercih edilmeli. Yani 3008, Tiguan, Kuga, 2008, Captur gibi Crossover modelleri mesala. Bunlar hafif Crossover modelleri. SUV ve Crossover arasında ki en büyük fark şasidir. Örnek vermek gerekirse Toyata Land Cruiser Prado bu gerçek SUV modelidir. Arazi kabiliyetleri, üst düzeydir. Başka bir örnek Amarok modeli, arazi yetenekleri yine üst düzeydir. B segmenti SUV diye tabir edilenler, arazi yetenekleri yok denecek kadar azdır. 4x4 olsa bile, şasiler genelde o kadar yetenekli değil.

thumbs_b_c_3077d977ea9ca953d42f6cbe33ef1766.webp


:mercek: YOL TÜRÜNE GÖRE ŞANZIMAN SEÇİMİ​


Özellikle şehir içi kullanımda elektrikli ve hibrit tavsiye ediyorum. Neden dediğinizi duyar gibiyim. Çünkü elektrikli araçlarda geleneksel bir şanzıman bulunmaz, hatta şanzıman bulunmaz. Bundan kaynaklı şanzıman endişeniz bulunmaz. Hibrit araçlarda da genelde e-CVT denilen, normal CVT şanzımana göre çok daha az parça içeren ve çok daha dayanıklı bir şanzıman vardır. Hatta ölümsüz şanzımanlardan bir tanesi diyebilirim dayanıklılık konusunda. Manuel artık çok tavsiye edemiyorum bütçeler yüksek ise. Sıkışık trafik, yorucu olması vs derken sebepleri çok. Keyfi başka, o ayrı tabi.

elektrikli-araclarda-vites-ve-sanziman-var-mi-scaled.webp


:termometre: SON SÖZLER​


Umarım beğenmişsinizdir. Kafanıza takılanları, konu açarak bizlere sormaktan çekinmeyin. Bunlar benim deneyim ve tecrübelerimdir. Yorumlara beklerim sizleri. Yeni rehberlerde ve makalelerde görüşmek üzere, iyi forumlar dilerim.



 
Son düzenleme:
Eline saglik hocam. Ben de Mild Hybrid araçlar hakkındaki bu görüşünüze katılıyorum. Daha çok uzun yol ve gündelik hayatta araba kullanan biri olarak, ben de atmosferik veya hibrit-atmosferik/turbo benzinli araçları tercih ederim.

Mild Hybrid aşırı yakıtı düşüren bir sistem değil, bir tık göz boyama bana göre. Olmasa da olur. Kalkışlarda destek hariç, aman aman değil.
 
Eline saglik hocam. Ben de mild hybrid araçlar hakkındaki bu görüşünüze katılıyorum. Daha çok uzun yol ve gündelik hayatta araba kullanan biri olarak, ben de atmosferik veya hibrit-atmosferik/turbo benzinli araçları tercih ederim.

48v gibi fındık pilin, pek bir faydası yok. Olsa ne olur, olmasa ne olur? Tamamen satış stratejisi, çok gereksiz bir eklenti. :rofl:
 
CVT sorunsuzdur ancak zevki ve yakıt verimliliğini öldürür. Hızlanana kadar motoru bas bas bağırtır sanal vitesleri hissiz ve çok gecikmelidir. Aracı manuel moda aldığımızda gecikmesi çok bariz hissediliyor ki bazen sapıtıyor kendi kendine otomatiğe çekiyor.

Ben otomatiklerde ıslak kavrama DSG'leri çok iyi buluyorum en çok kullanılanlar örnekler DQ381, DL382, DQ250, DQ500, DL501 ve DL800 gibi. Bunların zaten tork dayanımları yüksek ve çok seri şanzımanlar.
 
Şundan alacaksın, hiç sorun yaşamadan her yere gideceksin.
Eki Görüntüle 193565

1.5 DCi uzun ömürlü ve masrafsız denilebilecek bir motor ancak cidden pek ciğerli değil. Hani 100 civarlarını gördükten sonra hızlanması o kadar yavaşlıyor ki ben sevmiyorum bu yüzden.

Özellikle uzun yol yapan birisi olsaydım kesinlikle 2.0 altına inmezdim. Gerektiği yerde torkunu çok iyi belli eder ve uzun yolda motorun devrini yakalarsan az yakar.

Tabii Civic'in 1.5 Turbo türevi motoru olacaksa 2.0'ın altına inerim 😀
 
Son düzenleme:
CVT sorunsuzdur ancak zevki ve yakıt verimliliğini öldürür. Hızlanana kadar motoru bas bas bağırtır sanal vitesleri hissiz ve çok gecikmelidir. Aracı manuel moda aldığımızda gecikmesi çok bariz hissediliyor ki bazen sapıtıyor kendi kendine otomatiğe çekiyor.

Ben otomatiklerde ıslak kavrama DSG'leri çok iyi buluyorum en çok kullanılanlar örnekler DQ381, DL382, DQ250, DQ500, DL501 ve DL800 gibi. Bunların zaten tork dayanımları yüksek ve çok seri şanzımanlar.

Kısmen katılıyorum. Ama E-CVT kadar sağlam değil hala düz CVT olanlar. Düz CVT şanzımanlara sorunsuz diyemem, değiller çünkü. Özellikle zincir problemleri çok yaşanıyor. Sert kullanırsan, eline alıyorsun şanzımanı. Performans konusunda katılıyorum söylediklerine. Yakıt eh işte bence de. Ama E-CVT sorunsuz dersen, altına imza atarım.

Bugün Ferrari bile çift kavrama kullanıyor. Kavrama bitirdiğinizde, Megane gibi kavrama değişiyorsunuz onda da. Ben çift kavramanın spor otomobillere daha çok yakıştığını ve uygun olduğunu düşünüyorum. Performans, düşük yakıt tüketimi, hız çok iyi. Ama malesef gündelik kullanıcılar için önermiyorum. Adam zor bela araç alıyor, birde kavrama-volan gibi dertler ile uğraşmasını istemem şahsen. Kavrama değiştirme maliyetleride uçuyor artık.

Islak kavramaların sadece ömrü biraz daha uzun, sonuç yine aynı. Sadece biraz daha dayanıklı. Çalışma prensibi yine aynı. Kodlar çok önemli değil, önemli olan çalışma prensipleri. Sıkışık trafik, eğimli yollar, yağ ısınma sorunları, kavrama dertleri derken liste uzar gider. Tork konvertörlü yeni nesil tam otomatikler çok verimli. Düşük yakıt, hızlı vites değişimi, sorunsuzluk, kullanım keyfi derken hala benim gözümde önde. E-CVT daha hissiz doğrudur, ama en azından alan kişinin kafasında şanzıman soru işaretleri kalmaz.

Gündelik kullanıcılar için E-CVT ve yeni nesil tork konvertörlü tam otomatikler önerdiğim şanzımanlar. EAT olur, AT olur, 9G olabilir, ZF olabilir.