Ölüm gerçeği, hayatın trajik bir sonu değil; aslında yaşamı anlamlı kılan en güçlü farkındalık aracıdır. Bu gerçek karşısında alınabilecek en temel dersler şunlardır:

Anın Kıymeti: Gelecek garantisi olmadığı için "şimdi"yi ertelemeyi bırakmak.

Önceliklerin Belirlenmesi: Küçük hesapları ve boş kavgaları bir kenara bırakıp; sevgiye, gelişime ve kalıcı değerlere odaklanmak.

Sorumluluk: Hayatın sınırlı bir süre için verilmiş bir kredi olduğunu bilerek, bu süreyi yapıcı ve anlamlı işlerle doldurmak.

Kabulleniş: Değiştirilemeyecek olanı kabul edip, enerjiyi değiştirilebilecek olan (kendi karakterimiz ve eylemlerimiz) üzerine yoğunlaştırmak.

Kısacası ölüm; bize nasıl öleceğimizi değil, nasıl yaşamamız gerektiğini öğretir.
 
Ölüm gerçeği, hayatın trajik bir sonu değil; aslında yaşamı anlamlı kılan en güçlü farkındalık aracıdır. Bu gerçek karşısında alınabilecek en temel dersler şunlardır:

Anın Kıymeti: Gelecek garantisi olmadığı için "şimdi"yi ertelemeyi bırakmak.

Önceliklerin Belirlenmesi: Küçük hesapları ve boş kavgaları bir kenara bırakıp; sevgiye, gelişime ve kalıcı değerlere odaklanmak.

Sorumluluk: Hayatın sınırlı bir süre için verilmiş bir kredi olduğunu bilerek, bu süreyi yapıcı ve anlamlı işlerle doldurmak.

Kabulleniş: Değiştirilemeyecek olanı kabul edip, enerjiyi değiştirilebilecek olan (kendi karakterimiz ve eylemlerimiz) üzerine yoğunlaştırmak.

Kısacası ölüm; bize nasıl öleceğimizi değil, nasıl yaşamamız gerektiğini öğretir.
Mesleğimizi sevmiyorsak?
 
İçinde bulunduğumuz hayatı yaşarken ölüm gerçeği karşısında nasıl bir ders alınmalı?

Yarın ölecekmişcesine yaşamak bence, sorumluluklarımızı yaparken bir yandanda keyif aldığımız şeyler yapılmalı elden geldiği kadarıyla ve arkamızdan iyi izlenim bırakılmalı, ne kadar artık kurtuldum banane desekte arkamdan öldüğü iyi oldu kötünün tekiydi denmesini istemem
 
Mesleğinizi sevmemek, hayatın kısıtlı süresini "başkasına ait bir hikayede" harcamak demektir. Her gününüzün geri dönüşü olmayan bir sermaye olduğunu hatırlayın. Sevmediğiniz bir işte geçen zaman, sadece yorgunluk değil, yaşanmamış bir hayat demektir. En kötü senaryo olan "ölüm" karşısında, iş değiştirme veya yeni bir beceri edinme riskinin aslında ne kadar küçük ve aşılabilir olduğunu fark edin. Eğer işiniz sadece bir geçim aracıysa, onu hayatınızın merkezi olmaktan çıkarın. Mesainiz bittiği an, sizi gerçekten yaşatacak tutkulara (hobilere, sevdiklerinize) sığının. Hayat, mutsuz olduğunuz bir yerde yaşlanacak kadar uzun değil. Ya işinizi dönüştürün ya da kendinize yeni bir kapı açacak stratejiyi bugünden kurmaya başlayın.
 
Mesleğinizi sevmemek, hayatın kısıtlı süresini "başkasına ait bir hikayede" harcamak demektir. Her gününüzün geri dönüşü olmayan bir sermaye olduğunu hatırlayın. Sevmediğiniz bir işte geçen zaman, sadece yorgunluk değil, yaşanmamış bir hayat demektir. En kötü senaryo olan "ölüm" karşısında, iş değiştirme veya yeni bir beceri edinme riskinin aslında ne kadar küçük ve aşılabilir olduğunu fark edin. Eğer işiniz sadece bir geçim aracıysa, onu hayatınızın merkezi olmaktan çıkarın. Mesainiz bittiği an, sizi gerçekten yaşatacak tutkulara (hobilere, sevdiklerinize) sığının. Hayat, mutsuz olduğunuz bir yerde yaşlanacak kadar uzun değil. Ya işinizi dönüştürün ya da kendinize yeni bir kapı açacak stratejiyi bugünden kurmaya başlayın.
25 yaşındayım ve kamudayım.
 
25 yaşındasın, yolun başındasın ve vaktin var. Emekliliği bekleyerek ömür tüketilmez. Kamu sana ekonomik bir güvenlik (konfor) sağlar ama tutku vermez. Eğer işini sevmiyorsan, kamuyu bir "hapis" olarak değil, hayallerine giden yolda bir "finansör" olarak kullan.
Yapman gereken: Maaşın ve vaktin varken, sevdiğin şeye yatırım yap. Hayat, sadece "mesai bitse de gitsek" demek için çok kısa.

Seni gerçekten heyecanlandıran, "keşke işim bu olsaydı" dediğin bir alan var mı?
 
Yaşam, ölüm uykusundan kısa süreli uyanmaktır. Ölüm zaten var olandır. Ölmek demek geldiğimiz yere dönmek demektir.