Absürtlük benim midemi bulandırıyor zaten. Bugün özellikle.
Ve kötülemiyorum gerçekten de öyle.
Tamam ama sen şimdi kötülüyorsun aslında. Diyorsun bu eleman sokak serserisi, statü olarak aşağılarda, varoş bir adam. Senin eski kız arkadaşın ise bu çocukla takıldığına göre o seviyelerde. E sen o kızı unutamamışsın 1 yıldır? Bu bir sorun değil mi yani?
 
Tamam ama sen şimdi kötülüyorsun aslında. Diyorsun bu eleman sokak serserisi, statü olarak aşağılarda, varoş bir adam. Senin eski kız arkadaşın ise bu çocukla takıldığına göre o seviyelerde. E sen o kızı unutamamışsın 1 yıldır? Bu bir sorun değil mi yani?
Aksine bana böyle davranan birisine 1 yıldır takıntı yaptığım için hayatımdan nefret ediyorum. Çok büyük bir sorun olduğunun farkındayım. Çabalıyorum, kız da onun aynısı.
Elimden gelenin en iyisini yapıyorum mesela aklıma gelmesin diye müzik dahi dinlemiyorum ama sınav yüzünden böyle evde kaldığım süre yüzünden daha da kötüleşiyor gibi.

3-4 gün önce yeni bir kızla konuşmaya başladım ve bu bana iyi geldi. Galiba tek çaresi sosyalleşmek.
 
Aksine bana böyle davranan birisine 1 yıldır takıntı yaptığım için hayatımdan nefret ediyorum. Çok büyük bir sorun olduğunun farkındayım. Çabalıyorum, kız da onun aynısı.
Elimden gelenin en iyisini yapıyorum mesela aklıma gelmesin diye müzik dahi dinlemiyorum ama sınav yüzünden böyle evde kaldığım süre yüzünden daha da kötüleşiyor gibi.
Time only heals when you're letting go brocum. Telefonunda hiçbir fotoğrafı olmayacak, instagrama kullanıcı ismini yazıp bakmayacaksın, mesaj geçmişleri silinecek, duygusal şarkı dinleyince hatırlıyorsan dinlemeyeceksin. Çaba göstermeyeceksin, yapacaksın. Yapmazsan vaktine yazık olur. Benim 2 yılım gitti akademik hayatımdan ki benim durumum çok daha trajikomik. Bu dünyada hiçbir şeyin seni kontrolü altına almasına izin vermeyeceksin. İlişkiler iki tarafında mutlu olması için var, bu tür obsesyonlar oluşturup kendimize zarar vermek için değil. Maksimum 1 ay dayanırsan zaten bir daha bunun isteği oluşmayacak içinde. Sınavı kazanıp çok iyi bir üniversiteye gittiğini, orada entelektüel kadınlarla takıldığını düşün. Spora da git, kaslan.

Bir de Pal Sokağı Çocukları kitabını oku, son sayfasında sana bir mesaj var. Ondan sonra görüşürüz seninle.
 
Time only heals when you're letting go brocum. Telefonunda hiçbir fotoğrafı olmayacak, instagrama kullanıcı ismini yazıp bakmayacaksın, mesaj geçmişleri silinecek, duygusal şarkı dinleyince hatırlıyorsan dinlemeyeceksin. Çaba göstermeyeceksin, yapacaksın. Yapmazsan vaktine yazık olur. Benim 2 yılım gitti akademik hayatımdan ki benim durumum çok daha trajikomik. Bu dünyada hiçbir şeyin seni kontrolü altına almasına izin vermeyeceksin. İlişkiler iki tarafında mutlu olması için var, bu tür obsesyonlar oluşturup kendimize zarar vermek için değil. Maksimum 1 ay dayanırsan zaten bir daha bunun isteği oluşmayacak içinde. Sınavı kazanıp çok iyi bir üniversiteye gittiğini, orada entelektüel kadınlarla takıldığını düşün. Spora da git, kaslan.

Bir de Pal Sokağı Çocukları kitabını oku, son sayfasında sana bir mesaj var. Ondan sonra görüşürüz seninle.
Teşekkür ederim. Kalbimden geçenleri yazmışsınız. Bahsettiğimiz kitabı yarın gidip alacağım bakalım. Okuyunca dönüt yaparım.
 
Gercekten sevip cinselligi yasayabilecegin biriyle karsilasirsan gecer tiksintin. Cinsel arzularin dusuk de olsa bir sekilde oluyor yani. Benim erkek arkadasim da aynisini diyordu benle ilk tanistiginda. Ben onu ikna etmeye calisiyordum falan. Su an cok daha rahat mesela. Bir de partnerinin libidosu yuksek denk gelirse hizlica alisirsin. Bizde oyle olmustu...
 
Eğer gerçekten sevdiğin birisinde bile bu tiksinti devam ediyorsa ve cinsel yakınlık hissetmiyorsan aseksüel olman muhtemelen. Cinsel kimliğini kimse keyfine göre seçmez. Ama aseksüel olduğunu pek zannetmiyorum çünkü bu tarz cinsel olgular küçük yaşlardan itibaren etkisini gösteriyor.

Aslında bunu 'yemek' yemeye benzetebiliriz. Böyle bir komşuna gidersin, yemek yapmıştır ama yemeği berbat yapmıştır. O yemeğin tadı ağzından gitmez veya başka yerde gördüğün zaman istemsizce miden ağzına gelir. Aynı bu durumu cinsellik için yaşıyor olabilirsin.

İkinci paragrafta anlattığım akla daha yatkın senin için. Zamanla geçer.
 
Ben 10 senelik, her şeyin ilkinin yaşandığı ama aynı zamanda bir o kadarda toksik bir ilişkiden nasıl kurtulduğumu anlatayım takıntılı biri olarak sende artık bundan çıkarım yapar mısın bilmiyorum sana kalmış ama bunlar tamamen tecrübe ona göre. Bu konuyu okuyan ve bundan müzdarip olan tüm kardeşlerime gelsin.

Ben öncelikle her şeyi yaktım attım. Hediyeler, konuşmalar, fotoğraflar aklına gelebilecek her şey.

Daha sonra kendimi şartlamaya başladım. Her aklıma geldiğinde ailemle zaman geçirdim, yeni hobilere başladım, yürüyüşe çıktım vs. Vs. Bunları yerini doldurmak için yapıyoruz çünkü beyin bu, duygu yok nihayetinde.

Belirli bir süre beraber yaşadığımız ve bir o kadarda pişman olduğum o cinsel birliktelikli rüyalara dalmamak için her gece bana yapılanları kendimle konuştum, hasbihal ettim. Kabullendim ve tüm suçu üstlendim, bana ait olmayanları bile. Bunu uykudan önce yapmam bilinç altıma bir mesajdı belkide. İşe yaradı mı dersen, bir hayli yaradı. Çok hemde.

Bu süre zarfında kendime bakmaya başladım, mesela saçımla ilgilenmeyi çok severim, 10 yılda sinir hastası olduğum ve bu yolda döktüğüm saçlarımı geri kazandım. Kendine yatırım yapıp aynada bunu görünce daha güzel hissediyorsun emin ol. Kendine iyi bak, bakımlarını yap, spora başla.

Dediğin şu engel atıp geri açma işinden vazgeç. Engel listesinin nerede olduğunu bile unut. Ben öyle yaptım. Engelin açık olduğu her dakika belki yazar mı? Belki döner mi düşünceleri seni yiyip bitirir. İnsanların hayatlarıyla meşgul olma, ilgilenme. Kimseyle uğraşma ve insanları rahat bırak. Onları izleyen bir hayalet olma. Kendi hayatına dön.

Ne yaparsam yapayım bu dönem içerisinde yeni bir insan arayışına girmedim. Çünkü o sancılı döneminde başkasından bir beklenti içerisine girersen acele etmiş olursun. Faydadan çok zarar getirecek. Birisini unutmadan başkasına yönelme. Ne kendine zarar ver ne masum insanlara, bunlar nasip meselesi.

Nasip meselesi demişken, serbest bırak kendini. Akışına bırak, unutmaya çabalama, duygularını bastırma sakın. Ağlayacaksan ağla, üzüleceksen üzül. Ama sakın bastırma. Kendini akışa bırak, zaman gerçekten de her şeyin ilacı emin ol, kendini sal gitsin. Ne geçmişte ne gelecekte yaşa, anı yaşa. Tabi sana kendini bırak dediysem yapma dediklerimi yapmamaya devam et.

Bir günlük al kendine, o günü kendine yaz, sana mektup olsun. İçindekileri dök, ne yaptın ne ettin nasıl gidiyor kendinle hasbihal ederek yaz.

Bu yolda yapabileceğin en iyi şey kendinle konuşmak, gece yatmadan önce bak tavana, uzun uzun konuş kendinle. Vicdan muhasebesi yap, ama sıkma kendini.

Son olarak bunu da unutma, sende ilk kez yaşıyorsun ve yaşın daha genç, çok genç hemde. Sen daha ne fırtınalardan çıkacaksın. İnanıyor musun bilmem ama derdi veren Allah dermanını da verir. Buna inan bununla devam et. İnanıyorsan dininle meşgul ol, yolunda devam et. Dayanacağın bir Rabbin yoksa bir şey diyemem, ama varsa dayan ona. Emin ol sana saydıklarımdan kat kat daha çok iyileştirecek seni.

Sana bol şanslar dilerim, ben 24 yaşında birisi olarak bu lanetten böyle kurtuldum. Tavsiyelerimi dinleyip bir gün kurtulursan bende memnun olurum senin adına.
 
Bazı açılardan normal. Ben de mesela zamanında cinsel olarak bir şeyler yaşamış olmasaydım diyorum. Şu an ancak ve ancak cinsel geçmişleri olan, kararlarından emin kadınlarla yaşarım. Dini bir düşünce olarak değil, zamanında yaşadığım cinselliklerin hepsinin benim açımdan içinin boş olmasından. Masum insanları kirlettiğim de oldu. Bazen eski sevgililerimi cinsel olarak rüyada gördüğümde kabus görmüş gibi uyanıyorum, o kadar tiksiniyorum yani geçmişimden.

Sonra düşününce ergen olduğumu hatırlıyorum, yine de duygularını kullanıp insanlara zarar verdiğim gerçeğini değiştirmiyor bu. Üzerine düşünmemeye çalışıyorum, gidiyorum ağırlık kaldırıyorum.

Senin meselen biraz daha ayrılık acısı gibi ki bu çok normal. Şu an hiçbir duygu beslemediğim eski sevgililerimden birini görsem, 5-10 dakika da olsa bir garip hissederim. Hayat devam ediyor, senin hayatın da onun hayatı da. Senin hayatına başkaları girecek, onun hayatına başkaları girecek. Tabiri caizse cinsel şeyler de olacak aralarında. Bekaret meselesi çok ayrı bir mesele lakin hayatının merkezine partnerinin bakire olmasını koyarsan bu çok saçma olur. Partnerinde aşık olman gereken tonla şey varken senin fikrini bir zar dikme ameliyatı değiştirmemeli.

Ki yine de burada vereceğimiz tavsiyeler boşuna olur. Kendine odaklan, geleceğini inşaa et. Bir bakmışsın her şeyi unutmuşsun ve hayatına başka biri girmiş.

Ha bir de özsaygını yükselt. Seni istemeyen birine sakın bir daha mesaj atma, takip etme. Sen kendine saygı duymazsan insanlar sana hiç saygı duymaz. 1 senedir kendini hiçe saymışsın, yapma etme.

Bu çok kötü bir bakış açısı.


Yani arkadaşım seninle flörtleşirken onun evine gidip yemek yaptığını biliyorsan nasıl 1 sene mesela unutamıyorsun ben anlamıyorum. Hiç mi demiyorsunuz ben kendime napıyorum diye? Kolaylıklar diliyorum sana.
Parterimizin geçmişini düşünmeyi nasıl bırakıcaz be. Beraber olmamıza rağmen geçmişte beraber olması aklıma geldikçe benimde midemi bulandırıyor anlık olarak soğutuyor. Daha 20 yaşındayım ve bu yaşta sevgili olduğum biriyle evlenmeyi düşünmediğim için geçmişte başkaları ile beraber olan birisiyle sevgiliyim. Fakat o durumları aklıma geliyor gözümün önünde canlanınca anlık mide bulantısı soğuma hissi geliyor. Bunu bir türlü aşamadım.
 
Eski bir ilişki için cinsellikten soğumak pek mantıklı gelmedi. Erkek doğası gereği duygusal bağ kurmadan bile bir kadını arzulayabilir. Sorunun ciddi değildir umarım.
 
Parterimizin geçmişini düşünmeyi nasıl bırakıcaz be. Beraber olmamıza rağmen geçmişte beraber olması aklıma geldikçe benimde midemi bulandırıyor anlık olarak soğutuyor. Daha 20 yaşındayım ve bu yaşta sevgili olduğum biriyle evlenmeyi düşünmediğim için geçmişte başkaları ile beraber olan birisiyle sevgiliyim. Fakat o durumları aklıma geliyor gözümün önünde canlanınca anlık mide bulantısı soğuma hissi geliyor. Bunu bir türlü aşamadım.
Hayatındaki kadın şu an eskiden beraber olduklarıyla değil ama, seninle. İleride sana bu konuda yalan söyleyen bir kadınla mı beraber olmak isterdin yoksa sana karşı açık olan bir kadınla mı olmak isterdin? Elbette insan hayatındaki kadının kendisine özel olmasını istiyor ama hepimizin insan olduğunu unutmamak lazım. Yanlış insanlarla beraber oluyoruz, yanlış kararlar veriyoruz. Senin bakış açından ilerlesek dul kalan insanların evlenmemesi gerek mesela. Onlara mutluluğu reva görmeyelim mi? İşin içine kıyas sokmamak lazım. Kadın özgüvenli erkeği sever. Sen kafanın içinde paso geçmiş cinsel ilişkilerini düşünerek acaba tatmin edebiliyor muyum dersen bu senin performansını etkileyecektir.

Günün sonunda şeyi de düşünmek lazım, ileride evlenirken kadında aradığın ilk özellik onun cinsel bir şey yaşamaması olursa ben buna evlilik demem. Hayatındaki kadınla her şeyin uyuşuyorken, evet ben bu kadınla yaşlanmak istiyorum bu kadınla bir aile kurmak istiyorum diyebiliyorsan ama geçmiş tecrübeleri buna engel oluyorsa senin yapacağın tek şey anadolunun ücra köşesinden bir genç kız bulup onunla evlenmek olur. Buna da ne kadar aşk evliliği denir tartışılır.