@emilbreivik, bu yoruma ek olarak da şunu ekleyeyim: Orta halli özel hastanede bile röntgen çekimi vb. gibi işlerin tutarı 2 bin TL civarında. Bir özel hastaneye giderseniz, cebinizden en iyimser rakam olarak 7-8 bin TL civarında para çıkar.

İşte Bartın gibi bir yerde ödediğim hastane ücreti bu işte. İstanbul veya Ankara gibi yerleri düşünmek bile istemiyorum.

@Saruman Paşa, anlatılacak şey çok da yarın bir gün, ters kelepçe yemek istemiyorum açıkçası. Yeri burası değil. Tek diyeceğim, bir doktor olduğunuzu varsayın. İnsan hayatını kurtarmak için uğraşıyorsunuz fakat devletiniz, sizin can güvenliğinizi sağlayamıyor ve belki de yarın bir gün, bir hasta yakını tarafından darp edileceksiniz ve belki de öleceksiniz. Siz bu şartlar altında çalışmak ister misiniz mesela? Vatan, Sakarya muhabbetlerini geçin artık. Birçok kişi, kendi tercihleri ile durumun bu hâle gelmesine zemin hazırladı.

Hocam bir de doktorlara belli bir muayene kotası veriyorlarmış. O da 5 dakikada bir hastaya falan denk geliyor. Doktorlarda da pek kabahat yok işte. Ne olacak sonumuz bilmiyorum.
 
Emin olun gençliğin bilinçli ama yarısı yatıyor. Çalışan yok, herkes karı kız peşinde(kızlarda duruma göre aynı). Çalışmak lazım. Hiç mi üzülmüyorsunuz o kadar birikimin çöpe gitmesine.

Emin olun ki eğitimsiz olan insanların eğitimsizliği hiçbir zaman düzeltilemeyecek. Lise bitirmiş adama tekrardan lise oku diyemezsiniz. Kolay kolay düzelmez.
Hocam onları gençler baskılarsa düzelirler zaten.
 
Bu gençlikten cacığa hıyar bile olmaz ne yazık ki. Gereksiz yere umutlanıyoruz.
Dipnot: 16 yaşındayım :)
Osmanlı yıkılırken gençlerin bir kısmı işgalci itilaf devletlerinin Osmanlıya enjekte ettiği Duyun-u Umumiye gibi kurumlara girmek için can atıyordu. Bir şeyler yapan azınlıktaydı. Ancak sonuç olarak Cumhuriyet ilan edildi.

Türkiye Cumhuriyetini kuran 5-6 subaydı. Atatürk capcahil bir halka okuma yazma öğretti. 100 yıl önce olduysa şimdi hayli hayli olur.
 
Anlıyorum ama onlar da birer sağlık görevlisi. İlla kendilerinden süper bir motivasyon beklemiyorum ama annemi bu kadar da yük olarak görmelerini beklemiyorum. Neyse, sonraki sabah bir devlet hastanesinden randevu alıp (ne hikmetse) sorunu çözdük. Şu an kendisi iyi neyseki. Bu hikâye de böyle bitmiş olabilir ama böylesine aptal bir sistem yüzünden ölenler de olmuyor değil. Üstteki attığım

Hocam o çaresizliği en iyi ben bilirim büyük ihtimalle. Sistem çökmüş, belediyecilik bitmiş... 3-4 sene önce İstanbul'a çok saçma bir kar yağmıştı hatırlarsın. O karda evime gidemedim ve 5 km yol yürüdüm ayağımda botlarla. Eve gittiğimde annem alt komşudaydı beni aradı. "Sezer kalp masajı yapmayı biliyor musun?" dedi. Biliyorum dedim ve alt komşuya indim adam kalp krizi geçirmiş ölmüş, buz kesilmiş. Ambulans aradık, gelene kadar da kalp masajı yapmam gerektiğini biliyorum. Abi Ambulans gelmiyor, 45 dakika falan adama kalp masajı yaptım, karısı başımda ağlıyor, dinleniyorum devam et sezer diyor. Ambulans yerine adamı kepçenin ağzına koyup hastaneye götürdük. Zaten ölmüştü ama yani kepçeye yorganla falan adamı yükledik be.

Dediğim gibi sistem yok, belediyecilik yok, hastaneler adam akıllı kimseyle ilgilenmiyor, özel hastaneler deli gibi para kazanıyor ve bunlarla övünüyoruz ne alakaysa...

Eki Görüntüle 83793Eki Görüntüle 83794


Evet Türk halkı çok yozlaştı ama düzeltecek olanlar da gençler.

Şu gençlerden bir tek benim ümidim yok galiba. Tabi düzgünleri var da şu forumda bile yaşımı bile bile kaç kez saygısızlığa uğradım akıl alır gibi değil.
 
Osmanlı yıkılırken gençlerin bir kısmı işgalci itilaf devletlerinin Osmanlı'ya enjekte ettiği duyun-u umumiye gibi kurumlara girmek için can atıyordu. Bir şeyler yapan azınlıktaydı. Ancak sonuç olarak cumhuriyet ilan edildi.

Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran 5-6 subaydı. Atatürk capcahil bir halka okuma yazma öğretti. 100 yıl önce olduysa şimdi hayli hayli olur.

100 yıl önceki düşünme yapısı, insan aklı ile şu anki bir mi? Şu anki nesil ile o zaman ki nesil bir mi? @143 hocamın dediği gibi hayal dünyasında yaşıyorsunuz, gerçeklerin farkına varmalı ve büyümelisiniz. Bu tür meseleler filmlerdeki, çizgifilmlerdeki gibi "hadi herkes el ele versin, başarabiliriz heeeyy!" tarzı şeylerle çözülecek bir şey değil.
O zaman ile bu zaman bir değil, bu nesilden bir cacık olmaz. Bunu aklınıza sokmalısınız. Ben 16 yaşındayım ve bunları ben diyorum, siz düşünün.
 
100 yıl önceki düşünme yapısı, insan aklı ile şu anki bir mi? Şu anki nesil ile o zaman ki nesil bir mi? @143 hocamın dediği gibi hayal dünyasında yaşıyorsunuz, gerçeklerin farkına varmalı ve büyümelisiniz. Bu tür meseleler filmlerdeki, çizgifilmlerdeki gibi "hadi herkes el ele versin, başarabiliriz heeeyy!" tarzı şeylerle çözülecek bir şey değil.
O zaman ile bu zaman bir değil, bu nesilden bir cacık olmaz. Bunu aklınıza sokmalısınız. Ben 16 yaşındayım ve bunları ben diyorum, siz düşünün.
Hocam emin olun gerçeklerin en farkında olan benim. Mesela Alman halkından örnek verelim. Adamlar 1900 lü yıllarda 2 kere yıkılıp her seferinde de geri toparlandılar. Hem de her seferinde daha güçlü şekilde.
 
Son düzenleme: