Ne güzel günlerdi, içkilerimizi alır, ailecek televizyonun başına geçer, adeta milli maç izler gibi izlerdik deliler gibi eğlenirdik, tüm sokaktan aynı ses gelirdi, yılbaşı gibi olurdu.
O günlerin verdiği keyif de ayrıydı, şu an geri gelse muhtemelen o zamanlar gibi tatminkar olmaz. Izlerken citlanilan çekirdeğin bile tadı değişmiştir.
Kaldı ki bu, sadece Norveç için geçerli değil. Nereyi benimsersen, kültürünü ve diliini öğrenirsen oranın insanına yabancılık çekmediğin için sen de oranın insanı oluyorsun mantıken.
Bu cümleye katiliyorum; kendini nereye ait hissediyorsan orası senin denizin, ilim-irfan orada, ancak senin keşfettiğincedir. (?) Demiş Meral Meri.
Sonuç olarak, kendiniz ve diğer insanları doğduğunuz yerle sınırlamayın. Dünya vatandaşı olmak daha önemli; bir vizyon meselesi.
Buna da katildim. Ülkemi severim ama kendimi bir yere ait hissetmiyorum, her yere ait hissediyorum. Dünya vatandaşıyım derken ciddiydim...