Kütle çekimidir o, yer çekse duramazsın.
Yer çekimi ve kütleçekim aslında aynı fiziksel kuvveti ifade ederler. İkisi de bir cismin diğer bir cisme doğru çekilme eğilimini tanımlar. Ancak "yer çekimi" terimi, genellikle Dünya üzerindeki cisimlerin yere doğru düşme eğilimini belirtmek için kullanılırken, "kütleçekim" terimi daha genel bir kavramdır ve uzayda iki cismin birbirine doğru çekilme eğilimini ifade eder. Yani, "yer çekimi" terimi Dünya'ya özgü bir isimdir, ancak "kütleçekim" terimi evrensel bir kavramı ifade eder. Bu nedenle, bağlamına bağlı olarak her iki terim de kullanılabilir, ancak "kütleçekim" terimi genellikle daha genel ve kapsayıcı bir tercih olabilir.
Ayrıca, yer çekimi yer çekse duramaz diyorsun; aynı mantıkla kütle çekimindede durmamalısın.
 
Evrim nasıl gelişir?

Bu günkü Filistin'i örnek alalım. Uzun bacaklı ve hızlı koşan Filistinliler İsrail bombardımanından kaçarak kurtulabilecekleri için nesillerini de sürdürebilecekler. Kısa bacaklı ve yavaş koşan Filistinlilerin hepsi ölecek ve nesilleri de tükenecek. 100 Yıl sonraki Filistinlilerin hepsi uzun bacaklı ve atletik olacaklar.
 
Evrime inanmamak diye bir şey olamaz. Evrim derken neyi kastettiğine bağlı. Vucütsal değişimler ve beynimizin gelişmesi de bir evrimdir. Bizim ülkemizde evrim deyince insanlar maymundan geld algısı var. Yaşlanmamızın sebebi, entropi ve giderek akan zamanda vücumuzun yıpranması.
 
Selamlar. Ben evrimin var olduğuna inanıyorum ve yaşlanma konusunda evrimsel açıdan bilgim var. Fakat, bir de bunu evrimin varlığına inanmayanlara da sormak istedim. Neden yaşlanıyoruz?

Dini açıdan cevap verebilirsiniz.
Müslümanlar olarak evrimi reddetmiyoruz ki, insanların atasının farklı organizmalar olduğunu, daha sonrasında insana evrimleşmesini reddediyoruz. Evrim teorisi bir pakettir, içindekilerin bir kısmı dine uyar, bir kısmı uymaz. Uymayanları da reddederiz.
 
Fizik yasalarından dolayı yaşlanıyoruz genel olarak. Bu durumu şöyle anlatayım: Diyelimki güneş paneli ile elektirik üretiyoruz ama o panel 3-4 ay kadar verimli iken sonra yavaş yavaş daha az elektirik üretiyor.

İnsan vücuda da bir sürü şeyden etklilenerek hücre yenilenmesi falan öyle verimli olmuyor, iyileşme hızı yavaşlıyor falan.
 
Selamlar. Ben evrimin var olduğuna inanıyorum ve yaşlanma konusunda evrimsel açıdan bilgim var. Fakat, bir de bunu evrimin varlığına inanmayanlara da sormak istedim. Neden yaşlanıyoruz?

Dini açıdan cevap verebilirsiniz.
Dinlerde evrim bir var bir yok deniyor. Bence evrim varsa Tanrının bir mantığı yok. Bu sebeple evrime inanıyorum.
 
Dinlerde evrim bir var bir yok deniyor. Bence evrim varsa Tanrının bir mantığı yok. Bu sebeple evrime inanıyorum.
Din ile alakası, Hz. Adem ve Havva'nın ilk insan olmasından ötürü tartışma konusudur herhalde.

Evrim ağacındaki açıklama böyle;

Mitokondriyal Havva

Mitokondrilerimiz içerisinde bulunan genetik materyale "mitokondriyal DNA" ya da kısaca "mtDNA" adı verilir. Bu çok kıymetli bir genetik malzemedir, çünkü neredeyse her zaman anneden yavrulara geçer; babalar bu sürece neredeyse hiç katkı sağlamazlar. Bu sayede, çok hassas bir şekilde çeşitli hastalıkların ve özelliklerin evrimsel geçmişini takip etmemiz mümkün olabilir. mtDNA'nın verdiği bilgiler, sadece baba tarafından gelen ve hiçbir şekilde dişiler tarafından aktarılmayan Y kromozomundan elde edilen bilgiler gibidir. Örneğin, mtDNA kullanılarak şu anda yaşayan bütün insanların en son "annesi" tespit edilebilir. Buna bilimde esprili bir şekilde "mitokondriyal Havva" adı verilir. Bu dişi, eğer şu anda yaşayan bütün insanların soy ağaçları, hiçbir atlama ve sıçrama olmaksızın geriye doğru takip edilecek olursa ulaşılacak olan kadındır. Ne yazık ki bu kadının tam olarak yaşadığı zaman bilinmemektedir. Ancak günümüzden 99.000 ila 234.000 yıl önce arasında bir yerlerde yaşadığı bilinmektedir. Tabii ki, adının gönderme yaptığı efsanevi hikayelerin aksine, bu kadın "ilk kadın" da değildir, "tek kadın" da... Tam tersine, onun yaşadığı dönemde çok sayıda insan dişisi yaşamıştır. Ancak bu dişi ve onun soy hattı, şu anda günümüzde yaşayan tüm insanlara kadar gidecek soy hatlarının atasıdır. Dönemindeki diğer kadınların soy hatları bir noktada tükenmiş, günümüze kadar ulaşamamıştır.


Y (Kromozomu) Ademi

Aynı şekilde, sadece baba tarafından aktarılan Y kromozomundan elde edilen veriler kullanılarak şu anda yaşamış bütün insanların en son ortak erkek atası tespit edilebilmektedir. Yine, aynı espritüel dille bu erkeğe "Y Kromozomu Ademi" ya da "Y Ademi" adı verilmektedir. Bu erkeğin günümüzden 163900 ila 260200 yıl önce yaşadığı düşünülmektedir. Tıpkı mitokondriyal Havva'da olduğu gibi, Y Kromozomu Ademi de ne "ilk erkek"tir, ne de kendi döneminde yaşamış "tek erkek". Zaten evrimsel süreçte (dolayısıyla doğada ve gerçekte) hiçbir türün "ilk bireyi" ya da "ilk erkeği" ya da "ilk dişisi" diye bir şey olmaz. Evrim süreğendir, kesintisizdir. Ait olduğumuz hayvan türü, Homo sapiens olarak isimlendirilmektedir ve günümüzden ortalamada 280.000 yıl kadar önce ilk defa evrimleştiği düşünülmektedir. Buradaki videomuzdan öğrenebileceğimiz gibi, ilk bireyi asla var olmamıştır ve "ilk birey" diye bir şeyin var olması da bilimsel olarak imkansızdır.


"Adem" ve "Havva": Binlerce İnsandan Eş Olmayan İkisi

Dahası, Mitokondriyal Havva ile Y Kromozomu Ademi aynı dönemde bile yaşamamış olabilir! Bu erkekle dişi çift olmak zorunda da değildir. İlk etapta bu kafa karıştırıcı gelebilir. Ancak aşağıdaki görselde bu durum net bir şekilde gösterilmektedir. Onu inceleyerek bu konuyu daha iyi anlayalım:

old%2Fcontent_media%2Ff504a72358462d3deb6dc69c85b45b66.png
"Mitokondriyal Havva" kavramını anlatan güzel bir görsel...Falando em Genética
Görselde, en alt sıranın günümüzdeki tüm insanları temsil ettiğini düşünebilirsiniz. Her bir üst satır ise, tarihte soy hatlarımızın geriye doğru takibidir. Tabii ki anlatım kolaylığı olması açısından, eğer ki 300.000 yıllık bir zaman gösterilmek isteniyorsa, bu sadece birkaç sıra insan figürü ile gösterilmiştir. Çünkü 300.000 yılda yaklaşık 12.000 nesil insan yaşamıştır. 12.000 satır çizmek çok zor olacağı için, sadece birkaç satır ile durum anlatılmaktadır. Fakat ne olursa olsun, günümüzde yaşayan tüm insanların soyunu geriye doğru takip edecek olursanız, şu anda Dünya üzerinde yaşayan istisnasız her insanın ortak atasının bir noktada kesiştiğini görürsünüz. Önce giderek yakınsarlar, sonra da tek bir grupta ve nihayetinde bir insanda kesişirler. Bu insan, "ilk insan" olmak zorunda değildir. Zira onun döneminde yaşayan diğer insanlar da yavrular ve torunlar üretmiştir ve o yavrularla torunlar da binlerce yıl boyunca devam edecek nesillerin temelini oluşturmuş olabilir. Ancak bir sebeple (ki bunun binlerce nedeni olabilir), onların soyu günümüze ulaşamamıştır, bir noktada (belki 100 yıl önce, belki 10.000 yıl önce, belki 150.000 yıl önce) sonlanmıştır. Ancak bir tanesininki günümüze kadar gelebilmiştir. İşte o kişi erkek soy hattı üzerinde Y Kromozomuna bakarak aranacak olursa, Y Kromozomu Ademi'ne ulaşılır. Eğer dişilerin soy hattı üzerinde mtDNA'ya bakarak aranacak olursa, Mitokondriyal Havva'ya ulaşılır.

Görselde, bu "Havva" gösterilmektedir. Ancak sadece dişilerin takip edildiğine dikkat ediniz. Günümüzde yaşayan tüm erkeklerin soy hattı geriye doğru takip edilecek olsaydı, yine bir insana ulaşmak mümkün olurdu; ancak bu kişi, Mitokondriyal Havva'nın eşi olmak zorunda değildir. Çünkü Mitokondriyal Havva da, Y Kromozomu Ademi de, insanın ilk evriminden (yaklaşık 280.000 yıl öncesinden) sonra bir zamanda yaşamıştır. Kendilerinden önce de insanlar (Homo sapiens) olmuştur, kendi dönemlerinde de insanlar olmuştur, kendilerinden sonra da insanlar olmuştur.


Tüm konu; Evrimsel Bir Destan: Mitokondriyal Havva ve Y Kromozomu Ademi - Evrim Ağacı

Ben okuduğum kadarıyla tüm insanlarda şu an sadece bu mitokondriyel Havva geni, erkeklerde ise Y kromuzu Adem geni var mış.
Bir sürü mitokondriyal dna var mış ama onların soyu tükenmiş, Y kromozu da bir sürü var mış ama tükenmiş sadece 1 tane kalmış böyle :D.