Okuyucunun Filistin'deki soykırımın Balfour Deklerasyonuna kadar inen süreç hakkında az çok bilgi birikimi olduğu varsayılacak ve ona göre yazı kaleme alınacak, iyi okumalar.

Toprağını bile satanlardan bana ne mi demeliyiz?​

Şimdi bu toprak meselesinin önce bayağı kötü bir ahlaki analizini okuyucuya şu soruyu sorarak yapalım.
  • Toprağı dedesi satmış, çocuğun ne suçu var? Suçun -anlatımı kolaylaştırmak için suç diyorum- bireyseliğine ne oldu?
Soruyu cevaplamayacağım. Şimdi verilere gelelim:

Ne kadar satıldı? Kim sattı?​


Öncelikle şu veriyi fırlatayım:

m0094 (1).webp



En yukarıdaki 1945 yılına ait toprak sahipliği BM verisi. Diğeri de düz Vikipedi, bakılırsa faydalı olur.

Kabaca Arap çoğunluk görülüyor ve aşağı yukarı %6'lık bir dilime tekabül ediyor Yahudi toprak sahipliği. Bunu aklimizda tutalim.

Daha da geriye gidelim:

The Alienation of a Homeland: How Palestine Became Israel, sayfa 364.

Screenshot_20231017_232154_Microsoft 365 (Office).webp

Toplam satılan %6'lık dilimin analizi. Hemen kötü bir çevirisini yapalım:
  • Satılan toprak oranı %6.​
    • Bunun %52'si yabancı toprak sahiplerine ait.​
    • %24 ise yerli toprak sahiplerine ait.​
    • Yani %80~ gibi bir oranla toprak sahipleri zenginliğine zenginlik katmış.​
    • %13'lük oran ise kısaca ve kabaca devlet, cart curta ait.​
    • %10 oranda ise çiftçiler vs. yani halkın kendisi bulunuyor.​
Yani görülen o ki satılan %6'lık kesimin sadece %10'u halka ait. Satılma sebeplerine girmiyorum, orayı araştırabilirsiniz. Kabaca açlık ve sefalet diyelim.
 
Filistin sadece toprak sattı. Türkler vatandaşlık, arsa, konut, iş yeri, fabrika, liman ortaklığı, şirket gibi şeyler de satıyor. Yarın Filistin'den daha kötü olacağız ve kimse bu olayın ciddiyetinde değil. Bu olayın ciddiyetinde olmadıkları gibi, olayın ciddiyetini kavramış bir avuç insana da b*k atma peşindeler.
 
İstatistik profesörümün istatistik hakkında bir sözü vardı. İstatistik mini etek gibidir her yeri gösterir ama asıl merak ettiğin yeri göstermez diye. Bu da tam öyle bir istatistik olmuş, evet verilen istatistiklere göre satılan toprağın yarısını yabancı toprak sahipleri satmış ama o toprakları niye satmış bu Araplar ? Evet o yabancı sahipler denilen kişiler Lübnanlı, Ürdünlü milyoner Arap ailelerdi ama zaten ben şahsen bir Azerbaycan Türkünün de gelip buradan 100 daire alması ile veya arsa alması ile bir Arapın, Afganın ya da başka milletten birisinin mal alması arasında bir fark göremiyorum. Ayrıca satılan toprak az gözükse de bölgenin en güzel, en merkezi toprakları satılmıştır. Yani toplam arazi hesabı yapılırken günümüzde bile kimsenin yaşamadığı çorak toprakları dahil edip satılan alanı küçümsemekte tarihi tarafsızlığa sığmaz.
 
Arapların hiçbirine acımıyorum beter olsunlar tüm sapık tacizci pislik hep bu ırktan çıkıyor.
 
Mesele düşman bellediklerine satmaları.
Bölgeye getirilen Yahudilerin hiçbirinin paramiliter örgüt kurup İngiliz hukumetini ve Filistin halkını baskilayacagini bilmiyordu kimse.

Bu durumu biraz da su anki Türkiye'ye benzetiyorum, ne olduğu belli olmayan siginmacilari iceri alıyoruz. Bütün malınızı zenginlere peşkeş çekiyoruz. Dikkat etmek lazım.
İstatistik profesörümün istatistik hakkında bir sözü vardı. İstatistik mini etek gibidir her yeri gösterir ama asıl merak ettiğin yeri göstermez diye. Bu da tam öyle bir istatistik olmuş, evet verilen istatistiklere göre satılan toprağın yarısını yabancı toprak sahipleri satmış ama o toprakları niye satmış bu Araplar? Evet o yabancı sahipler denilen kişiler Lübnanlı, Ürdünlü milyoner Arap ailelerdi ama zaten ben şahsen bir Azerbaycan Türkünün de gelip buradan 100 daire alması ile veya arsa alması ile bir Arapın, Afganın ya da başka milletten birisinin mal alması arasında bir fark göremiyorum.
O farkı görmelisiniz. Zenginin ülkesi olmadığını biliyor olmanız lazım, zenginin maddi manevi tek mal varlığı parasıdır ve satışın da çoğunu zenginler yapmıştır, mevzu bu.

Genele vurulursa çiftçinin elinden çıkan toprak %0,6 falan ediyor. Burada yanlışlanan şey "zaten toprak sattılar, işgal yok" argümanı. Konunun amacı bu argümanı çürütmek.
Ayrıca satılan toprak az gözükse de bölgenin en güzel, en merkezi toprakları satılmıştır. Yani toplam arazi hesabı yapılırken günümüzde bile kimsenin yaşamadığı çorak toprakları dahil edip satılan alanı küçümsemekte tarihi tarafsızlığa sığmaz.
Dediğim gibi işgali meşrulaştıran bir satış yok. Konunun amacı da bu.
 
Bölgeye getirilen Yahudilerin hiçbirinin paramiliter örgüt kurup İngiliz hukumetini ve Filistin halkını baskilayacagini bilmiyordu kimse.
Adamların kitabında bile yazıyor Yahudiler'i dost edinmeyin diye. Kör taklidi yapmaya gerek yok. Herkes bilir ki Araplar'ın bu hayatta 3 amacı vardır:
Para.
Yemek.
Kadın.
Para oldu mu diğer 2'si de önemsizdir.