3 gün önce ağaç kesmek için elektrikleri kesmişlerdi ben de dışarı ağaç kesilen yere yakın yürüyordum ki ağaç devrildi trafo kablolarının hepsini kesti ben yolda oraya çok yakındım ve üstümdeki direkler de bayağı sallanıyordu o ara.
 
Sene 2010, Vakfıkebir'de kuzenim ve halamla denize gitmiştik. Yaz aylarıydı fakat Karadeniz'i bilen bilir yaz olsa da denizi dalgalı olur. Bizdeki de akıl işte koskoca plajda üç kişiydik çünkü halk bizim gibi mal değildi :D Net hatırlamamakla birlikte 1 metreyi aşan dalgalar vardı. Boyumdan büyüktü yani. Biz de çok dalga var diye kıyı da oynuyorduk kuzenimle. Halam da oturuyordu kumsalda.

Biz kuzenimle oynarken nasıl oldu hatırlamıyorum dalga beni aldı götürdü. Akıntıdan dolayı diye tahmin ediyorum. Ben suyun üzerine çıkmaya çalışırken kıyıdan 15-20 metre uzaklaştım bir anda. Yüzmeyi de iyi bilmiyorum, 10 yaşındayım. Kuzenim yüzme biliyor fakat beni kıyıya götüremiyordu çok fazla akıntı ve dalga vardı çünkü.

Arkama geçip beni kıyıya itekleyip yüz diyordu. Ama nafile. Gitgide daha da uzaklaşıyordum kıyıdan ve hiç kimse yoktu. Halam da bas bas bağırıyordu kıyıdan ama olayın verdiği panikle yardım istemek de aklına gelmedi. Yolun kenarıydı çünkü plaj, 1.5 - 2 dakikada yoldan yardım çağırabilirdi aslında. Derken 5-10 dakika boğuştum suyla ve çok su yuttum. Yüzme bilmiyordum derken yine de az çok bilgim vardı suyun üzerinde kalabilecek kadar. Yoksa 1-2 dakikada su yüzeyinden kaybolurdum, o kadar dalgalıydı deniz.

Sonra şans eseri yolda bir balıkçı duymuş halamın sesini. Koşa koşa suya atladı kurtardı beni. Omzuma tutun ama beni aşağı çekme yoksa ikimiz de boğuluruz dediğini hatırlıyorum. Öyle de yaptım ve beni sağ salim kıyıya çıkardı. O balıkçı olmasa benim yaşama şansım yoktu. Hani hiçbir ihtimal yoktu :D 5 dakika daha geç gelse çoktan boğulmuş olacaktım hatta belki kuzenim de beni kurtarmaya çalışırken boğulacaktı. Adamın ne ismini ne cismini biliyorum beni kurtardıktan sonra iyi olduğumdan emin olup ayrıldı plajdan.

O günden sonra hiçbir zaman da ulaşamadım kendisine hâliyle. Çok zor ama belki bu yazıları okuyorsa Allah razı olsun kendisinden, onun sayesinde buradayım. 1 dakika bile düşünmeden o dalgalı suya atlayıp kurtardı beni. Keşke kendisine ulaşabilseydim bir şekilde.

Böyle bir olayı yaşayan çoğu kişi daha denize giremez olur ama benim yaptığım ilk şey yüzmeyi öğrenmek oldu. İyi sayılabilecek seviyede yüzme biliyorum fakat yine de açıklara gitmeye korkuyorum. O yüzden genelde olimpik havuzları tercih ediyorum yüzmek için. Benim en çok ölüme yaklaştığım an buydu. Diyorum ya o gün o balıkçı oradan geçmeseydi ben yoktum şu an. Allah'a çok şükür o adamı çıkardı karşıma. Fakat bana da çok iyi bir ders oldu bu.

Şu an yine Karadeniz'de yaşıyorum ve belediyenin denize girmeyin diye anons geçtiği günler oluyor akıntıdan dolayı. Ama insanlar yine dinlemiyor maalesef. Bulunduğum yerde son 1-2 aydır en az 5-6 kişi vefat etti akıntıya kapılıp boğularak. Deniz her ne kadar eğlenceli bir yer olsa da çok tehlikelidir arkadaşlar, özellikle Karadeniz'de yaşıyorsanız. Size tavsiye verecek olursam da sakın akıntılı zamanlarda ve fırtına sonrası denize girmeyin. Oldu ki RIP Akıntısına kapıldınız. Kıyıya yüzmek yerine sağa ve sola yüzün, ancak o şekilde kurtulabilirsiniz. Benim başıma geldi ve mucize eseri kurtuldum. Herkes benim kadar şanslı olmayabilir.
 
Motor kazası yaptım yaklaşık 80 90 ile giderken kayıp bariyere girdim motorcu dostu bariyer olduğu için bir şey olmadı çenem yerinden çıktı birkaç kırık fakat hiç kalici bir şey olmadı çenem dışında arada çıtır çıtır sesler geliyor yemek yerken takılıyor vb ama sorun yok herhalde o vardır bir tek.
 
Küçükken iki tramvay arasındaki küçük boşlukta kalmıştım. Dikkatsizliğim yüzünden olmuştu, birkaç adım ileri veya arkada olsaydım hayata elveda diyebilirdim.
1732439806550.webp

Aralığı merak edenler için, iki tramvay yan yanaydı.