Bu kişiden kişiye değişir. İnançsızlık bazı kişilerde varoluşsal krize sebep verirken bazı kişilerde sebep vermez, kişi varoluşsal sancısını bir şekilde halletmiş olabilir.
Fakat inançsızlık uzun vadede, özellikle ölüme yakın zamanda, kişide boşluk, anlamsızlık hissi uyandırabilir.
İlkel cinsellik odaklı insan güdülerimize hareket edersek rahatlama yaşayabiliriz fakat uzun vadede birtakım patolojilere sebep verebilir. Freud'un gerçeklik ve haz arzusu farkından oluşan varoluşsal kaygının kişide daha şiddetli bir şekilde uyanması ihtimali var, bunun yanında kişi bu kaygıyı bastırabilir, bundan dolayı da kişi de bilinçdışının etki ettiği patolojik haller meydana gelebilir.