Yıl olmuş 2025, ben sekiz yıllık iPhone 7+ kullanıyorum. Biliyorum, kulağa biraz tuhaf, hatta nostaljik geliyor. Ama telefonumu sattıktan sonra son iki haftadır bu "eski dost" ile takılıyorum ve durum aslında tam da şu: Herkesin son model bir telefona ihtiyacı yok. Hatta "işimi görüyorsa yeter" diyenlerin sayısı giderek artıyor. Hem bütçemi yormuyor hem de temel işlerimi hallediyor oluşu, iPhone 7+'ı benim için yeniden ilginç kıldı. En ilginç olan şey ise hala güvenlik güncellemesi alıyor olmasıydı.
Eki Görüntüle 157578
Peki bu emektarla hayat nasıl gidiyor? WhatsApp, Instagram, X, TikTok, banka uygulamaları, Apple Music, YouTube... Şaşırtıcı ama hepsi tıkır tıkır çalışıyor. Tabii ki en güncel iOS sürümüne sahip değilim ama uygulamaların çoğu stabil. Mesajlar anında düşüyor, sosyal medyada gezinebiliyorum, arkada müzik dinleyip YouTube'dan video izleyebiliyorum. Hatta arada canım sıkılınca girdiğim Clash Royale bile kasmadan açılıyor. Kısacası, günlük koşturmacada beni yarı yolda bırakmıyor.
Eki Görüntüle 157583
Ama gelelim madalyonun diğer yüzüne... En büyük baş belası kesinlikle pil. Bataryası yeni sayılır (hatta sağlığımız %120 gözüküyor) ama yine de günde en az üç kez şarja takmak zorunda kalıyorum. Bu, modern hayatta insana resmen pranga vuruyor. Arada bir ısınıyor ama neyse ki hiç kasmadı. Fotoğraf konusu ise artık tam bir hayal kırıklığı. Çektiğim şeyler "retro" falan değil, düpedüz kötü görünüyor. İnsanın "şu anı da çekeyim" hevesi falan kalmıyor.
Eki Görüntüle 157573
Peki, tüm bunlara rağmen bu telefonu kim kullanabilir? Eğer beklentiniz yüksek değilse; mesela ikinci bir telefon arıyorsanız, sadece "alo" demek, mesajlaşmak, banka işlerini halletmek ya da arada bir YouTube'a bakmak için kullanacaksanız, evet, hâlâ işinizi görür. Öğrenciler, yaşını başını almış büyüklerimiz veya telefonla çok haşır neşir olmayanlar için gayet yeterli.
Kısacası iPhone 7+, benim için teknoloji dünyasında eski bir dönemin son kalesi gibi. Yaşını iliklerinize kadar hissettirse de Apple'ın zamanındaki malzeme kalitesi ve yazılım uyumu sayesinde hâlâ nefes alıyor. Doğru beklentilerle yaklaşıldığında, bu eski dost günü kurtarabiliyor. Ve bazen en yeninin peşinde koşmak yerine, sadece "işimi görüyor" diyebilmek hem cüzdana hem de ruha iyi geliyor.