Bakın elimden geldiğince anlayacağınız dilden anlatmaya çalışıyorum. THH bir "mahkeme" değildir, THH'nin verdiği her karar "doğru" değildir. Kanunların kararlara itiraz hakkı tanımasının gereği bundandır. Kaldı ki mahkemeler bile hatalı karar veriyor ve bizler bu yüzden itiraz edip istinaf mahkemelerine başvuruyoruz veya devamında Yargıtay'a başvuruyoruz.THH'nin verdiği her karar doğru değilse neden açık açık raporlara (çok kez bu durumu yaşadım) red veriliyor? Tüketici mahkemesi eğer kararın reddi doğrudur deseydi, neden karşı tarafın ücretlerini ben ödeyeyim ki 5000 liralık ayakkabı için?
İnatlaştığınız karar bir THH kararı, bir mahkeme değil. O sonundaki itiraz yolu yukarıda anlattığım sebepten dolayı yazıyor zaten. THH yanlış karar verdiyse bu THH'nin sorunu. Ancak siz kaybetme ihtimalinden korkmuşsunuz, konforlu alanınızdan kendinizi çıkarmamışsınız ve yanlış verilmiş bir karara itiraz etmeyip bu yanlış kararı kesinleştirmişsiniz. Sonra da gelip bu yanlış karar üzerinden inatlaşıyorsunuz.
Yanlış bilgi veriyorsunuz. Cümlelerinizi ihtimal üzerine kurun, kesin yargılar kullanmayın. Kesin yargılar kullandığınız için yanlış bilgi veriyorsunuz zaten.
Bu işin mesleğini biz yapıyor olmamıza rağmen insanlara artistlik yapmadan, kibar dille anlatıp yardımcı olmaya çalışıyoruz ama birkaç tane THH başvuru yapan birisi Tüketici Hukuku alanında profesör gibi davranıyor. Yazık.
Tek sorunumuz kullanıma engel olması mıdır değil midir? Ayakkabılara red verirler "neyse" denmesi, teknolojik ürünler kabul edilir denmesi doğru bir şey mi? Yanlış bilgi değil denilmiş, bravo.
Bu konuda kimse size aksini söylemedi zaten. Tartıştığınız üye zaten kesin yargıda bulunmamış, bir ihtimalden bahsetmiş. Sizin bilmediğiniz halde kesin yargılarda bulunmaya inatla devam etmeniz gibi davranmamış zaten.