Birinci soruna cevap vermem biraz sıkıntılı, o yüzden pas geçmek zorundayım. İkinci soru ise ne İran ne de Suudi Arabistan İslam ülkesi değil. Suudiler zaten bir İslam devletine(Osmanlı) isyan ederek kurulmuş bir devlet. İran zaten Müslüman'lar tarafından sapık olarak nitelendirilmiş bir diktatörlük devleti. İslam'daki mezheplerle bir alakası yok yani.

İran Şii iken Suudi Arabistan Sunni bu sebeple sordum.
 
İran Şii iken Suudi Arabistan Sunni bu sebeple sordum.
Aralarındaki mezhepten ziyade siyasi. İran, Suriye ve Yemeni proxyler aracılığıyla kontrol altında tutuyor. Suudun etrafı sarılıyor yani, onlar da bundan şikayetçi. Hepsi kendi çıkarlarına mezhebi alet ediyorlar o kadar.
Dinden çıkanın öldürülmesinden bahsediyorum, müslümanların ezici çoğunluğunun takip ettiği Sünnilikten bahsediyorum. Ana mezhebi çıkanın öldürülmesini emreden "din"i nasıl mezhebten olarak anladın acaba?
Bin bir türlü batıl inanç var, kim bilir hangisine mensupsun da bu yüzden bunu söylüyorsun diye düşündüğüm için özellikle sordum detayını. Bu kadar laf cambazlığı yapmadan direkt olarak dinden çıkanın öldürülmesi meselesini söyleseydin keşke. Bu başka bir mesele. Konumuzla alakalı değil.
 
Yaşama sevincinin din ile bir alakası yok, insanlar boşuna kendi dinini üste çıkarmak için boş boş yorumlar yapıyor, Müslüman birisi çok mutlu olup aynı zamanda başka bir Müslüman depresif olabilir, aynı şekilde Ateist birisi çok mutlu olup başka bir ateist depresif olabilir.
 
Yaşama sevincinin din ile bir alakası yok, insanlar boşuna kendi dinini üste çıkarmak için boş boş yorumlar yapıyor, Müslüman birisi çok mutlu olup aynı zamanda başka bir Müslüman depresif olabilir, aynı şekilde Ateist birisi çok mutlu olup başka bir ateist depresif olabilir.
Sevdiklerini kaybettiğinde veyahut iflasın eşiğine geldiğinde işler söylediğin gibi olmuyor. İnançlı birisi kendisini avutacak haklı veya haksız nedenler bulabilir, inançsız bulamaz.
Kolay günde herkes yaşamı sever zaten, biz onu mu söylüyoruz?
 
Sevdiklerini kaybettiğinde veyahut iflasın eşiğine geldiğinde işler söylediğin gibi olmuyor. İnançlı birisi kendisini avutacak haklı veya haksız nedenler bulabilir, inançsız bulamaz.
Kolay günde herkes yaşamı sever zaten, biz onu mu söylüyoruz?
Haksızsın ve yanlış düşünüyorsun.
 
Hayatın bir amacı olmalı aksi halde insan ya depresyona girer ya da intihar eder. Herkesin yaşam amacı farklı. Kimisi islama göre yaşar ona inanır kimisi Hristiyan'lık üzerine yaşar ona inanır kimisi hiçbir şeye inanmaz işine, hayatın akışına inanır. İnançsızlık diye bir tabir yok bana göre. İnançsızlığa bile inanılır çünkü.
 
Hayatın bir amacı olmalı aksi halde insan ya depresyona girer ya da intihar eder. Herkesin yaşam amacı farklı. Kimisi islama göre yaşar ona inanır kimisi Hristiyan'lık üzerine yaşar ona inanır kimisi hiçbir şeye inanmaz işine, hayatın akışına inanır. İnançsızlık diye bir tabir yok bana göre. İnançsızlığa bile inanılır çünkü.
Hocam ben ne inanıyorum ne de inanmıyorum. Tanrı varsa veya yoksa çokta umurumda olmaz. İnsanların din dercesine idealleri, fikirleri veya işleri olabilir. Film/dizi karakterlerinden bir örnek vermemi istersen direk Ercüment Çözer (hayat amacı: saygı.), Vandetta (hayat amacı: fikileri ve idealleri.) son olarak Punisher ve Behzat Ç. (2'sinin hayat amacı: intikam ve adalet.) örnek verilebilir.