Nefs İlmi

Üstün
Katılım
30 Ocak 2024
Mesajlar
3.965
Makaleler
81
Çözümler
14
Beğeniler
4.796
Irkçılık hakkında ne düşünüyorsunuz?


Benim düşüncelerim aşağıdaki gibidir.

Bana göre ırkçılık psikopatolojik (psikolojik olarak hastalıklı) bir durumdur. Nedenlerini sıralayayım.

  • Gölge projeksiyonu
    • Jung'un gölge kavramı: kişinin kendisinde kabul edemediği, bastırdığı, görmezden geldiği ve potansiyel iyi taraflarını barındıran benliği
    • Jung'un bireyselleşme kavramı: Kişinin benlik parçalarının entegre edip bütünlüğe ulaşması
    • Irkçılık özelinde: kişi kendi kabul edilemez yönlerini başkalarına projekte eder. Yani kişinin içinde olan gölgesinde olan özellikleri başkasında görür ve bu görü üzerinden yargılama, dışlama ve ırkçılık yapar.
  • Narsistik benlik ve kayıp imparatorluk travması
    • Osmanlı gibi büyük bir imparatorluğun kaybı kolektif psişede bir travma izi bırakmış olabilir.
    • Bu kolektif -toplumsal- travma yeterince işlenmemiş olabilir ve grandiyöz (büyüklenmeci) millet kolektif benliği imajı inşa edilmiş olabilir.
      • "Yaşasın ırkımız, Çin'e bedel kırkımız" gibi söylemler bunu destekleyici işlev görür.
    • Kayıp imparatorluğun -Osmanlı- kaybını telafi etmek için mevcut olan benliği şişirip kolektif ego enflasyonu yapılır.
  • Homojen ulus ile gerçeklik arasındaki gerilim
    • Osmanlı çok etnikli bir yapıdaydı. Türkiye de öyle. Ama "tek millet" diskuruyla bu çoğulluk görmezden gelinir ve homojenize edilmeye çalışılır.
    • Bu homojen ulus formunu tehdit eden her türlü olgu dışlanır, ötekileştirilir ve ırkçılık yapılır.
  • Hadım edilmiş Osmanlı ve sembolik düzleme girememiş Türkiye
    • Lacancı kuramı uyarlamaya çalışacağım.
    • Çocuk, annesiyle birlik fantezisi yaşar. Sonra Baba-nın-Adı işlevi çocuğa şunu söyler: "Annen sadece senin değil, ayrıca benim, ve onun da kendi istekleri var."
      • Bunu söyleyerek çocuğa sonsuz haz alamazsın mesajı verir.
      • Ama aynı zamanda çocuğu sembolik düzleme yani toplumsal düzleme, kültüre, dile sokar.
    • Osmanlı 3 kıtaya yayılmışken Anadolu topraklarına kadar küçülmüş torunu Türkiye
      bu kastre edilmeyi (hadım edilmeyi) kabul edemez ve yasayı tanımaz.
      Yani anneyle (toprak, vatan) birlik fantezisi yaşamaya devam eder ve bu
      fanteziyi tehdit eden her türlü yapıyı dışlar.
      • Bu birlik fantezisi, "büyük ırk Türklük, Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur, Dünya lideri" gibi yapılarda form bulur.
    • Bu doğrultuda Türkiye sembolik düzleme giremez ve imgeselde takılı kalır.
      Bu da gelişmemiş, toy bir psikososyolojik yapı demek olabilir.
    • İmgesel düzlem: Narsistik özdeşleşme, ikili ilişkilerin ve rekabetin alanı
    • İşte bu imgesel düzlemde takılı kalmışlık ırkçılık olarak form alır. Narsistik bir rekabet ilişkisi kurulur.
  • Modernlik, Batılılaşma ve Doğu yapısı
  • Türkiye kolektif bir kimlik krizi yaşamaktadır -bana göre.
    • Batılı-Doğulu
    • Avrupalı-Asyalı
    • Modern-Geleneksel
    • Laik-İslamcı
    • Türk-Kürt/Arap
  • Bu yapıda "Türklük" kesin bir form almamıştır. Pozitif kesin bir tanım formu olmadığı için negatif izdüşüme başvurulur.
    • Türk ve Türk olmayan şeklinde:
      • Türklük: Arap olmayandır.
    • Bu da ırkçılığa evrilen bir psişik mekanizma olabilir.


Sizin düşünceleriniz nedir?

NOT: Logseq'te outline formatında notlar aldığım için burada da madde işaretli şeklinde yazdım.
 
Son düzenleme:
Peki, ırkçılığı hastalık olarak görüyorsunuz...bende sevmem. Ama ırkçı değilm deyip de birçok milleti sevmeyen çok insan var. Sizde onlardan mısını mesela yani? Hani ırkçı değilim deyip de özellikle sevmediğiniz millet var mı?
 
Peki, ırkçılığı hastalık olarak görüyorsunuz...bende sevmem. Ama ırkçı değilm deyip de birçok milleti sevmeyen çok insan var. Sizde onlardan mısını mesela yani? Hani ırkçı değilim deyip de özellikle sevmediğiniz millet var mı?
Bunu neden merak ettiniz? Yani kişisel olarak sevmediğim bir millet olup olmadığını...