1716961925882.webp


Rafah, Gazze - 27 Mayıs 2024: İsrail’in, Birleşmiş Milletler tarafından daha önce güvenli bölge olarak ilan edilen Rafah’a düzenlediği saldırı, dünya genelinde şok dalgaları yarattı. İsrail’in çadır kente yönelik füze saldırısı sonucu çıkan yangında, Filistinli sivillerin hayatını kaybettiği bildirildi. Katar, Belçika ve Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) gibi uluslararası aktörler, saldırıyı şiddetle kınadı.

Saldırının ardından, en az 40 kişinin yaşamını yitirdiği ve birçok kişinin yaralandığı belirtildi. UNRWA, Gazze’deki durumu “yeryüzündeki bir cehennem” olarak tanımlayarak, saldırının dehşet verici olduğunu ve aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu kitlesel kayıplar olduğunu bildirdi.

Belçika Başbakanı Alexander De Croo, İsrail’in “sözde güvenlik bölgeyi” bombaladığını ve bu eylemin onlarca kadın ve çocuğun ölümüne neden olduğunu ifade etti. Dünya liderleri, İsrail’in bu saldırısının, devam etmekte olan arabuluculuk çabalarını zorlaştıracağı ve acil ve kalıcı bir ateşkes için anlaşmaya varılmasını engelleyeceği konusunda endişelerini dile getirdiler.

Bu trajik olay, uluslararası toplumun Gazze’deki duruma daha fazla dikkat etmesi gerektiğini ve sivil halkın korunması için somut adımlar atılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

İsrail'in zalimce ve sınır tanımaz bu tavrı X'te TT sıralamasında 870.000'den fazla tweet ile global çapta 1.sıraya oturdu.
#RafahOnFire etiketi TT oldu.









Bunların haricinde Özlem Tokgöz Özsoylar, Haluk Levent ve Armağan Çağlayan gibi isimler de tepkilere ortak oldu!



1716961977917.webp
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Dostum, akıl dışı ve agresif bir dille Filistin'i destekleyen kişiler olabilir. Tek bu durumda da değil. Dünya'daki herhangi bir X konuda, tartışmaya kapalı şekilde, illa ki aşırılık ve fenalık yapan kişiler olacaktır. Bu kişilere odaklanıp kendi bilişsel yapımızı bırakmamalıyız. Kendi hattımızı çizip beyanda bulunmalıyız -akla göre.

Eğer kişilere bakacak olursak benim dinden çıkmam lazım. Ama kendi aklım var ve kendi kendimi yönlendirebiliyorum. Başkalarını beni etkilemesine izin vermiyorum.

Diğer taraftan... Doğu Türkistan bambaşka bir mesele. Bekir Develi gibi kişiler Filistin yanında Doğu Türkistan'dan da bahsediyor.

Buyur:






Ama yukarıda arkadaşın da bahsettiği üzere, Doğu Türkistan çok başka mesele, çünkü söz konusu ülke Çin. Çin... Hani elden bir şey gelmiyor. Adamlar dış dünyaya kapalı bir ülke.

Haklisiniz. Ancak Çin'in dışa kapalı olmasi bir sebep değil. Türkistan'dan kaçıp oradaki zulmü anlatmaya gelen bir ton insan var. Sadece onlara anlattirilmasi bile yeterli halkin durumun vehametini anlaması için. Diğer dediklerinizde haklisiniz.

Çünkü Doğu Türkistan medyaya kapalı güzel kardeşim. Filistin ise medyaya açık, oraya iyi kötü gazeteciler gidebiliyor, durumu gösterebiliyor. Doğu Türkistan'da Filistinde yapılanların bin kat fazlası yapılıyor, fakat orası için bir çözüm yok. Çünkü Çin devleti dışa kapalı bir devlet, orada o zulmün olduğunu kanıtlayamazsınız maalesef, hatta birkaç çakma gazeteci alıp, Türkistanı gösterip bakın biz hiçbir şey yapmıyoruz diyebilirler. Bu işlerin çok kolay olduğunu mu sanıyorsunuz? Filistinin kurtulması, D.Türkistanın kurtulmasından daha olası. Keşke ikisi de zulüm görmese ama dünya böyle bir yer. Güçlü olmayanı ezerler.

Ek bilgi: Doğu Türkistanlılar Türk oldukları için değil, Allaha inandıkları için öldürülüyorlar. Oradaki katliamın sebebi, Filistin ile aynı. Irk değil din.
21.YY yaşıyoruz. Artık zulümler sadece din eksenli değil hem din hem ırk eksenli yapılıyor. Çin'in dışarıya kapalı olmasi yeterli bir sebep değil. Oradan bir şekilde kurtulup zulmü anlatmak isteyen bir ton insan var. Onlar bile dünya basininda programlarda konusturlsa yeter. Lakin bu Avrupa'nin isine gelmiyor. Çünkü Çin Avrupalilara üretim yapmayi biraksa tüm tüketim zincirleri coker. Ayrica neden Afganistan'dan gelen İnsanlar sinirdisi edilmezken Turkistan'dan gelen İnsanlar terörist ilan edilip sinir dışı ediliyor.