Katilmiyorum. O amacli soylemedim. Ornek olarak spor benim icin bir stres atma alani. Insan kendi icindeki stresi ofkeyi neyse ne sporda atabiliyor. Spor gidince illaki streoid bagimlisi hayvan olmaya gerek yok. Buradaki onem saglam bas saglam vucutta bulunur ideali. Sonucta bir yuruyuse cikmak bile spordur benim gozumde. Insan spordayken cogu seyi unutuyor. Bir agirlik altinda ya da herhangi bir aktiviteyle fiziksel yorulurken insan fazla overthink etmiyor.
Hocam yanlış anlamayın size demedim siz bir rahatlama ve sağlıklı kalma alanı olarak önermişsiniz, bazıları sanıyor ki her depresyon benzeri duruma giren spor salonuna girip akşamlara kadar çıkmayıp şişme bebelere benzemesi gerek lafım onlara. Yoksa tabii ki doğrusunuz.
 
Konuyla alakasız olabilir ancak bu güzelim ülkede sıkılmayan, hayatı yaşayan tek ben miyim? Konuya dönersek, hocam paranızın olması veya para kazanmanız lazım eğer okumayacaksanız. Artık dropshipping'tir falan filan yapılacak işler değil. Eğer parayı nasıl kazanacağınızı çözer ve kazanmaya başlarsanız ne yaparsanız yapın. Aileniz karışmaz zaten o saatten sonra.

Dropshipping gibi şeylere hiç inanmam, ve galiba sizsiniz.
Nasıl kazanacağım hakkında bir fikriniz var mı? Atılmak istiyorum ancak fikrim yok.
Diğer mesajları yarım saate okuyacağım, cevap vereceğim, şimdiden yazanlara teşekkürler.
 
Dropshipping gibi şeylere hiç inanmam, ve galiba sizsiniz.
Nasıl kazanacağım hakkında bir fikriniz var mı? Atılmak istiyorum ancak fikrim yok.
Diğer mesajları yarım saate okuyacağım, cevap vereceğim, şimdiden yazanlara teşekkürler.
Hocam dropshipping ile alakalı pek bir şey bilmiyorum ancak artık herkes yapıyor. Mesela 1 tane trend ürün var ortada. 50 Tane internet sitesi var aynı ürünle alakalı. Hepsinin fiyatı birbirinden farklı. O yüzden yapılacak iş değil çünkü herkes yapıp para kazanmaya bakıyor. O kurslar satan insanlar da ya sahtekar, ya da bu işe ilk girip ortada kimse yokken bu işten zengin olan insanlar. Nasıl para kazanılacağına gelirsek, bunu siz bulmalısınız. Ne yapabiliyorsanız deneyin. Hiçbir şeye üşenmeyin. Üşenirseniz zaten para kazanamazsınız.
 
Spor salonuna gidince adam bir anda üstün bir varlık olacağını filan mı sanıyorsunuz? Sırf öneri vermek için öneri vermeyin, adam burada nasıl kas yaparım diye sormamış.
Ben kas yapsın diye önermedim zihin için en iyisi spor kas değil sadece ben kas için yapıyorum orası ayrı.
 
Haziran'da 17 olacağım, aramızda samimiyet olmadığı için, ve sadece işini yaptığı için güvenemiyorum.
Aranızda tabii ki samimiyet olmayacak. O bir doktor, arkadaşın değil. Tabii ki sadece işini yapacak.

Ben şimdi senle konuşadabilirim. İstersen konuşabiliriz. Benim konuşma biçimim Sokratik sorgulama biçimindedir. Sana tavsiye vermem, sendeki bilgiyi sana göstermeye çalışırım.

Bundan hariç olarak ilaç önerisi gibi olmasın ama küçük bir antidepresan başlanması anhedoniye iyi gelebilirdi. Yanlış anlama, ilaç tavsiyesi vermiyorum. Gidersen zaten doktor verir ne verecekse. Aşağıdakileri anlatmamın sebebi yanlış bir şeyler biliyorsan doğrusunu bil diye.

Fonksera yahut Wellbutrin XL gibi ilaçlar var. Bu tarz antidepresanlar senin duygudurumunu iyileştirir. Benim psikiyatriste gitmen yönündeki söylemimin sebebi şu ki, antidepresan desteği alıp kendi kendine kognitif beceriler geliştirip şu anki durumundan daha iyi bir konuma yükselmen.

Örnek olarak veriyorum:
  • Fonksera: Multi-modüler etkisi ile hem duygudurumunu iyileştirir, hem kognitif becerileri (bellek, dikkat, yürütücü analitik düşünebilme) destekleyici etkisi vardır.
  • Wellbutrin XL: Bu ilaç ise dopamin ve nöroepinefrin nörotransmitterlerini etkileyerek anhedoni (zevk alamama) belirtilerini iyileştirir.
Bunu ben niye anlatıyorum, bu ilaçların sende sadece destekleyici bir yapısı olduğunu ifade etmek için. Psikiyatriste git dedim ama hokus pokus iyi olmayacaksın. Zaten psikiyatristlerin amacı seni süper iyi etmek de değil. İyi olmak senin elinde. Özel devlet fark etmez.

Sen psikiyatr desteği almaya başladıktan sonra kendin eyleme geçmekte daha kolay bir pozisyonda olacaksındır.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Aranızda tabii ki samimiyet olmayacak. O bir doktor, arkadaşın değil. Tabii ki sadece işini yapacak.

Ben şimdi senle konuşadabilirim. İstersen konuşabiliriz. Benim konuşma biçimim Sokratik sorgulama biçimindedir. Sana tavsiye vermem, sendeki bilgiyi sana göstermeye çalışırım.

Bundan hariç olarak ilaç önerisi gibi olmasın ama küçük bir antidepresan başlanması anhedoniye iyi gelebilirdi. Yanlış anlama, ilaç tavsiyesi vermiyorum. Gidersen zaten doktor verir ne verecekse. Aşağıdakileri anlatmamın sebebi yanlış bir şeyler biliyorsan doğrusunu bil diye.

Fonksera yahut Wellbutrin XL gibi ilaçlar var. Bu tarz antidepresanlar senin duygudurumunu iyileştirir. Benim psikiyatriste gitmen yönündeki söylemimin sebebi şu ki, antidepresan desteği alıp kendi kendine kognitif beceriler geliştirip şu anki durumundan daha iyi bir konuma yükselmen.

Örnek olarak veriyorum:
  • Fonksera: Multi-modüler etkisi ile hem duygudurumunu iyileştirir, hem kognitif becerileri (bellek, dikkat, yürütücü analitik düşünebilme) destekleyici etkisi vardır.
  • Wellbutrin XL: Bu ilaç ise dopamin ve nöroepinefrin nörotransmitterlerini etkileyerek anhedoni (zevk alamama) belirtilerini iyileştirir.
Bunu ben niye anlatıyorum, bu ilaçların sende sadece destekleyici bir yapısı olduğunu ifade etmek için. Psikiyatriste git dedim ama hokus pokus iyi olmayacaksın. Zaten psikiyatristlerin amacı seni süper iyi etmek de değil. İyi olmak senin elinde. Özel devlet fark etmez.

Sen psikiyatr desteği almaya başladıktan sonra kendin eyleme geçmekte daha kolay bir pozisyonda olacaksındır.
Hocam bilmediğimden soruyorum, antidepresan daha ağır kişiler için değil mi? Benim durumum devede sinektir sonuçta.
Gideceğim, belki bir yararı dokunur.

Yaşıtlarım ile konuşmayı sevmiyorum, konuşsam bile genelde çok nadir benim gibi kişiler oluyor, bazen her şeyi dalgaya vuran biriyim bazen zevksiz robot gibi birine dönüşüyorum. Zevklerimiz aynı olmuyor, benden genelde hayat konusunda daha bilgisiz oluyorlar, en önemlisi geleceği umursamıyorlar. Ben oturup gelecekte ne yapacağımı düşünüyorum, veya pişman olduğum anlar aklıma geliyor ya öyle değil de şöyle yapsaydım diyorum. Onlar ise işin dalgasında, her şey halihazırda bekliyor gibi davranıyor, bazıları zaten direkt geleceği zaten inşa edili, ancak benim olmadığı için halimden anlamıyorlar, anlatmaya çalışıyorum anlamıyorlar.

Ancak benden daha büyükler ile özellikle hayatı tecrübe etmiş kişiler ile konuşmayı seviyorum, nedenini bilmediğim şekilde yaşıtlarımdan hoşlanmıyorum. Babam bile bana bazen 20-30 yaşında gibi konuşuyorsun biraz çocuk ol diyor, çocuk olunca elime bir şey geçmeyeceğini biliyorum, hayatı anlamaya ve hayata atılmaya çalışıyorum, ancak nereden başlamam gerektiğini bulamıyorum, bilmiyorum, bu konunun açılma sebebi tam olarak bu.

Özellikle zevkler konusunda çok farklıyız, ben sade giyinirim ve fazla görünüşüme takılmam, bakımlı olmam yetiyor.
Müzik zevki, oyun zevki, espri anlayışı gibi şeyler yüzünden iletişim konusunda çok zayıf kalıyorum, örneğin şakasına bir şey diyorum ciddi olarak algılıyorlar, şaka yapamıyorum rahat rahat. Ancak internette bulunan kişiler böyle değil, birbirinizi bulunca zaten konuşabiliyorsunuz, en azından anlayabiliyorsunuz, o yüzden genelde gerçek hayatta pek arkadaşlarımla takılan birisi değilim.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Hayatın gerçeği bu çalışmadan uykusuz kalmadan bu kapitalist sistemde asla rahat çalışmadan keyif sürebilecek bir hayat yok.

Ormanda yaşasan bile avlanman lazım en basit örneği.

Hayat çalışmak ve keyif sürmek arasında bir çizgidir 2 tarafa da vakit ayıracaksın ama %60-70 çalışma oluyor genelde gelecek için kafayı da çalıştırmak lazım "hedefsiz insan amaçsız insandır".
 
Son düzenleyen: Moderatör: