Yazdığımı tekrar okuyun. Nükleer enerji ile diğer fosil yakıtları mı karşılaştırmışım? Neden kendi kendinizle konuştunuz, anlamadım ki; zaten nükleer enerjiyi seviyorum. Bwr ve PWR reaktörleri zaten güvenli ama toryum reaktörlerinde ısıyı yönetmek zor, şu anda daha tehlikeliler. Demek istediğim şey, saklanan onlarca kaza. Arkadaş, "yalan söylemeleri mümkün değil" demiş; fakat yalanların bedelinin ağır olduğunu defalarca kez gördük. Ek olarak, arka plan radyasyonu ile uranyum veya farklı bir radyoaktif elementin yaydığı radyasyon arasında dağlar kadar fark var. Beta, gama ve nötron farklılıkları var. Maalesef teorideki gibi işlemiyor nükleer bilim.

Karşlaşltırdınız demedim zaten. Toryum reaktörlerinin bile şu anki Pp'lerden bile ne kadar güvenli (sağlık açısından) olduğundan bahsettim. Isı konusunda ise hangi tür reaktör olduğuna bağlı. Güncel teknolojileri toryuma uygulayıp sürdürebilir enerji üretebilirsek bu sorun ortada olmaz kaldı ki şu an daha deneysel aşamada. Diğer noktada ise uranyumun yaydığı radyasyon ve bozunma zincirinin (u-238 için) de büyük çoğunluğu alfa (ince A4 kağıdını bile geçemediği için) olduğu için genelde büyük sağlık sorunu oluşturmaz. Kaldı ki uranyum madenlerinde çalışan binlerce insan var. Diğer yandan yalan söyleme konusunda artık 1970 sovietlerinde yaşamıyoruz kimse kendi topraklarında saatli nükleer bomba istemez. Çin özellikle bunun üzerine yoğun çaba sarf ediyor kendi kendini patlatacak bir şey çıkartmaz diye düşünüyorum.
Ek olarak teori ile nükleer fizik büyük çoğunlukla aynı ilerliyor. İlerlemeseydi reaktörler için hesaplanan nötronik ve nötron transport denklemleri için 40 yıl kafa patlatmazlardı.
 
Karşlaşltırdınız demedim zaten. Toryum reaktörlerinin bile şu anki Pp'lerden bile ne kadar güvenli (sağlık açısından) olduğundan bahsettim. Isı konusunda ise hangi tür reaktör olduğuna bağlı. Güncel teknolojileri toryuma uygulayıp sürdürebilir enerji üretebilirsek bu sorun ortada olmaz kaldı ki şu an daha deneysel aşamada. Diğer noktada ise uranyumun yaydığı radyasyon ve bozunma zincirinin (u-238 için) de büyük çoğunluğu alfa (ince A4 kağıdını bile geçemediği için) olduğu için genelde büyük sağlık sorunu oluşturmaz. Kaldı ki uranyum madenlerinde çalışan binlerce insan var. Diğer yandan yalan söyleme konusunda artık 1970 sovietlerinde yaşamıyoruz kimse kendi topraklarında saatli nükleer bomba istemez. Çin özellikle bunun üzerine yoğun çaba sarf ediyor kendi kendini patlatacak bir şey çıkartmaz diye düşünüyorum.
Ek olarak teori ile nükleer fizik büyük çoğunlukla aynı ilerliyor. İlerlemeseydi reaktörler için hesaplanan nötronik ve nötron transport denklemleri için 40 yıl kafa patlatmazlardı.

Teori ile pratik aynı ilerleseydi, hiçbir facia olmazdı. Huyunda suyunda gittiğinde en ilkel reaktör bile sorun çıkartmaz. İnsan faktörü (maliyet baskısı, politika, toplumsal kaygılar, bakım kalitesi) her şeyi bozuyor. Günümüzde bile gizli kalan onlarca santral kazası var. Ek olarak, "alfa" diye geçiştirdiğin ışın; solunum veya sindirim yoluyla vücuda girerse, beta ve gamadan daha beter sonuçlar doğurabiliyor. Yani toryum reaktörlerindeki olası sızıntı havaya karışırsa yakın çevredeki insanların halini düşünmek pek de zor değil. Deneysel toryum reaktörleri şu anda güncelde olanlardan daha tehlikeli ve verimsiz. 50 yıl sonra ne olur bilemem ama füzyon devri başlamışken geriden gelmek gibi kalıyor.
 
Teori ile pratik aynı ilerleseydi, hiçbir facia olmazdı. Huyunda suyunda gittiğinde en ilkel reaktör bile sorun çıkartmaz. İnsan faktörü (maliyet baskısı, politika, toplumsal kaygılar, bakım kalitesi) her şeyi bozuyor. Günümüzde bile gizli kalan onlarca santral kazası var. Ek olarak, "alfa" diye geçiştirdiğin ışın; solunum veya sindirim yoluyla vücuda girerse, beta ve gamadan daha beter sonuçlar doğurabiliyor. Yani toryum reaktörlerindeki olası sızıntı havaya karışırsa yakın çevredeki insanların halini düşünmek pek de zor değil. Deneysel toryum reaktörleri şu anda güncelde olanlardan daha tehlikeli ve verimsiz. 50 yıl sonra ne olur bilemem ama füzyon devri başlamışken geriden gelmek gibi kalıyor.

İnsan faktörünü hiçbir güç üreten sistemde engelleyemezsiniz. Gerek güneş panelleri olsun gerek kömür santralleri olsun her yerde sorun çıkabilir. Bunun için katman katman güvenlik sistemleri kurulmuştur burada demek istediğim kağıt kalem ile hesaplanan teorik veriler ile reaktörlerdeki verilerin büyük çoğunluğu örütşmektedir. Geçmişte evet gizli kalan npp kazaları var fakat bunlar geçmişte kaldı ve günümüzde bu tür kazalar yok çünkü birçok noktada bulunan nükleer dedektörler (alfa-beta-gamma-nötron) erken uyarı verebiliyor. Kaldı ki bunlar tek bir noktada değil birçok ülkede bulunuyor. Şu an dediğim gibi hala deneysel ve güvenlirlik konusunda daha iyiler çünkü uranyumda olduğu gibi tek bir reaksiyon üzerinden değil ikili reaksiyon (TH-232->u-233+n->fisyon) üzerinden ilerler kaldı ki bu reaktörü daha güvenli yapar. Klasik npp reaktörlerinde zaten sızıntı olursa ortalık ana baba gününe döner bunun hangi yakıt olduğu önemli değil. Reaktörlerde kullanılan yapılar nötron-gama durduruculuğa karşı zırhlanır. Özellikle çekirdek berilyum gibi nötron yansıtıcılar kullanılır. Bu yüzden reaktörün çevresinde alacağınız radyasyon dozu evinizdeki duvardan alacağınız (granit) dozdan fazla değildir.
 
İnsan faktörünü hiçbir güç üreten sistemde engelleyemezsiniz. Gerek güneş panelleri olsun gerek kömür santralleri olsun her yerde sorun çıkabilir. Bunun için katman katman güvenlik sistemleri kurulmuştur burada demek istediğim kağıt kalem ile hesaplanan teorik veriler ile reaktörlerdeki verilerin büyük çoğunluğu örütşmektedir. Geçmişte evet gizli kalan npp kazaları var fakat bunlar geçmişte kaldı ve günümüzde bu tür kazalar yok çünkü birçok noktada bulunan nükleer dedektörler (alfa-beta-gamma-nötron) erken uyarı verebiliyor. Kaldı ki bunlar tek bir noktada değil birçok ülkede bulunuyor. Şu an dediğim gibi hala deneysel ve güvenlirlik konusunda daha iyiler çünkü uranyumda olduğu gibi tek bir reaksiyon üzerinden değil ikili reaksiyon (TH-232->u-233+n->fisyon) üzerinden ilerler kaldı ki bu reaktörü daha güvenli yapar. Klasik npp reaktörlerinde zaten sızıntı olursa ortalık ana baba gününe döner bunun hangi yakıt olduğu önemli değil. Reaktörlerde kullanılan yapılar nötron-gama durduruculuğa karşı zırhlanır. Özellikle çekirdek berilyum gibi nötron yansıtıcılar kullanılır. Bu yüzden reaktörün çevresinde alacağınız radyasyon dozu evinizdeki duvardan alacağınız (granit) dozdan fazla değildir.

Hala fazla teoride konuşuyorsunuz. Alfanın iyonlaştırma gücünü hafife alıyorsunuz. Dediğiniz gibi daha güvenilir olsalardı çoktan ilk deneysel tesis santraller yapılırdı. U232 ve yüksek nötron gereksinimi gibi onlarca sorunu varken bu reaktörler güncel reaktörlerden güvenilir olamaz. Şu anda rbmk reaktörlerinden farksızlar. Kontrol edilmeleri zor, başlatılıp başladığı gibi pozitif kritikliğe gitme eğilimleri de var. Ek olarak kullanılmış yakıtları çıkartma ve depolama işi normal reaktörlere göre çok daha masraflı. Zaten buradaki - geliştirilme amacını büyük ölçüde kapatıyor. Daha ucuz ham madde daha pahalı ve karmaşık işleme döngüsü daha az ama daha toksik yakıt. Birbirini götürüyorlar. Çin'in nihai amacı dışa bağımlılığı azaltmak ve teknoloji satmak. Yoksa çevreymiş vesaireymiş pek de üstünlük sağlamıyor geleneksel reaktörlere göre. İnsan faktörünü çıkarttığımızda zaten en ilkel reaktör bile sorun çıkartmıyor. O güvenli bu güvenli demeye gerek yok.