Guilty Conscience
Üstün
Forumda ne zaman bir sistem tavsiyesi görsem hemen "o soket ölü, alınmaz" yorumları havada uçuşuyor. Bu ölü soket kavramı artık teknik bir terimden ziyade, bir tüketim takıntısı haline geldi bence. Hepimiz biliyoruz ki bir soketin artık yeni işlemci almayacak olması, o soketin içindeki işlemcinin performansını bir gecede yarıya indirmiyor. Dürüst olalım; aramızda kaç kişi her sene, hatta iki senede bir işlemci değiştiriyor? Çoğumuz bir sistem topluyoruz ve o sistem bizi en az 4-5 yıl, bazen daha fazla götürüyor. Bugün aldığın en güncel soket bile, sen işlemci değiştirmeye karar verdiğin o gün geldiğinde teknolojik olarak zaten miadını doldurmuş olacak. Yeni nesil RAM standartları çıkacak, veri yolları hızlanacak, anakartın güç beslemeleri yeni işlemcilere yetmeyecek. Yani o canlı dediğin sokete 4 yıl sonra yeni işlemci takmaya kalktığında, aslında eski bir anakartta yeni bir motor çalıştırmaya çalışıyor olacaksın.
AM4 örneğine bakın; yıllarca canlı kaldı ama bugün AM4'ün en son işlemcisi olan R7 5800X3D'yi takmak için bile insanların çoğu eski anakartlarının BIOS'larıyla, VRM sıcaklıklarıyla veya PCI-e 3.0 kısıtlamalarıyla boğuştu. Günün sonunda verimli bir performans için yine yeni nesil bir anakart ihtiyacı doğdu. Yani soketin yaşıyor olması, senin sisteminin güncel kalacağı anlamına gelmedi.
LGA1200 soketi çıktığında "gelecek burada" dendi. Sonra 10. nesil ve 11. nesil geldi. 11. nesil işlemciler (örneğin i9-11900K) çıktığında, kağıt üzerinde canlı olan o sokete bu işlemciyi takanlar ne yaşadı? Birçok kullanıcı, elindeki orta segment Z490 anakartların 11. neslin aşırı güç tüketimi ve PCI-e 4.0 gereksinimleri karşısında nasıl çuvalladığını gördü. Soket aynıydı, işlemci yuvaya oturuyordu ama anakartın güç beslemesi alev alıyor, vadedilen performansın yanına bile yaklaşılamıyordu. Yani soketin yaşıyor olması, kullanıcıyı yeni ve daha kaliteli bir anakart alma masrafından kurtarmadı.
Daha güncel bir örneğe bakalım mesela: LGA1700. Bu soket 12, 13 ve 14. nesli destekledi. Güya uzun ömürlü bir soket deneyimi sundu ama 14. nesil çıktığında ne gördük? 13. neslin neredeyse aynısı, sadece isim değiştirmiş ve biraz daha hız aşırtılmış işlemciler. Sırf soket hala canlı diye 13700K sahibi bir adamın 14700K'ya geçmesi için hiçbir mantıklı neden yoktu. İşte canlı soket vaadinin ulaştığı yer burasıdır. İhtiyacın olmayan, sana performans sıçraması yaşatmayan ama soket uyumlu olduğu için seni harcama yapmaya iten bir pazarlama tuzağı.
Burada mesele soketin bir yılda ölmesi ya da ölmemesi değil. Mesele, ihtiyacımızı karşılayan ve bugün en iyi fiyat/performansı sunan parçayı almak yerine, hiç kullanmayacağımız bir güncelleme ihtimali için fazladan para dökmemiz. Bir işlemci bugün oyunları en yüksek kare hızlarında oynatıyor, işlerini takılmadan yapıyorsa o soket iki gün sonra yeni model kabul etmeyecek diye o işlemci çöp olmaz. Soketin ölü olması değil, o parayı verip de karşılığında aldığın performansın senin işini ne kadar süre göreceği önemlidir. Kağıt üzerindeki yol haritalarına değil, kasanızın içindeki güce odaklanın. 5 yıl sonra zaten muhtemelen hem Anakartı hem işlemciyi beraber değiştireceksiniz o yüzden bugün sizi en çok mutlu eden, bütçenize en uygun performansı seçin geçin.
AM4 örneğine bakın; yıllarca canlı kaldı ama bugün AM4'ün en son işlemcisi olan R7 5800X3D'yi takmak için bile insanların çoğu eski anakartlarının BIOS'larıyla, VRM sıcaklıklarıyla veya PCI-e 3.0 kısıtlamalarıyla boğuştu. Günün sonunda verimli bir performans için yine yeni nesil bir anakart ihtiyacı doğdu. Yani soketin yaşıyor olması, senin sisteminin güncel kalacağı anlamına gelmedi.
LGA1200 soketi çıktığında "gelecek burada" dendi. Sonra 10. nesil ve 11. nesil geldi. 11. nesil işlemciler (örneğin i9-11900K) çıktığında, kağıt üzerinde canlı olan o sokete bu işlemciyi takanlar ne yaşadı? Birçok kullanıcı, elindeki orta segment Z490 anakartların 11. neslin aşırı güç tüketimi ve PCI-e 4.0 gereksinimleri karşısında nasıl çuvalladığını gördü. Soket aynıydı, işlemci yuvaya oturuyordu ama anakartın güç beslemesi alev alıyor, vadedilen performansın yanına bile yaklaşılamıyordu. Yani soketin yaşıyor olması, kullanıcıyı yeni ve daha kaliteli bir anakart alma masrafından kurtarmadı.
Daha güncel bir örneğe bakalım mesela: LGA1700. Bu soket 12, 13 ve 14. nesli destekledi. Güya uzun ömürlü bir soket deneyimi sundu ama 14. nesil çıktığında ne gördük? 13. neslin neredeyse aynısı, sadece isim değiştirmiş ve biraz daha hız aşırtılmış işlemciler. Sırf soket hala canlı diye 13700K sahibi bir adamın 14700K'ya geçmesi için hiçbir mantıklı neden yoktu. İşte canlı soket vaadinin ulaştığı yer burasıdır. İhtiyacın olmayan, sana performans sıçraması yaşatmayan ama soket uyumlu olduğu için seni harcama yapmaya iten bir pazarlama tuzağı.
Burada mesele soketin bir yılda ölmesi ya da ölmemesi değil. Mesele, ihtiyacımızı karşılayan ve bugün en iyi fiyat/performansı sunan parçayı almak yerine, hiç kullanmayacağımız bir güncelleme ihtimali için fazladan para dökmemiz. Bir işlemci bugün oyunları en yüksek kare hızlarında oynatıyor, işlerini takılmadan yapıyorsa o soket iki gün sonra yeni model kabul etmeyecek diye o işlemci çöp olmaz. Soketin ölü olması değil, o parayı verip de karşılığında aldığın performansın senin işini ne kadar süre göreceği önemlidir. Kağıt üzerindeki yol haritalarına değil, kasanızın içindeki güce odaklanın. 5 yıl sonra zaten muhtemelen hem Anakartı hem işlemciyi beraber değiştireceksiniz o yüzden bugün sizi en çok mutlu eden, bütçenize en uygun performansı seçin geçin.
Son düzenleyen: Moderatör: