Aslında hepimiz "zihin programının" içindeyiz, ve ruh bilgisi "kapatılmış" durumda, hal böyle olunca zihin kendi içinde doğru-yanlış şeklinde kesin bir kodlama yapmak durumunda kalıyor, yani bir arkadaşın söylediği gibi İslam öğretilirse, karşıt bir düşünceyle karşılaştığında ya kendi düşünceni inkar edip onun tarafına geçeceksin, ya da aşırı şekilde kendi düşünceni savunacaksın. Tabii zihin evrimleşme sürecinde "karşıt düşünceye saygıyı" keşfetti, yani kendi düşünceni değiştirilebilir, karşıt düşünceyi değiştirebilir duruma geldi. Ama hepsi "zihin" düzeyinde ele alınıyor, çözüm "ruha" kapıları yeniden açmak. Zihin tanrı değil, bu anlaşıldığında insanlık başka bir yola girecektir. Yani karşıt görüşe saygı duymak, onu dinlemek, dönüşüm yaşamak bile zihin düzeyinde gerçekleşiyor, tanrılar birbirini kandırıyor gibi bir durum. Son söz: Bizi birbirimize bağlayacak tek şey ruh bilgisidir. Bu farklı bir fikir, düşünce zihnin sevgisi vs değildir.