6 yaşında bir çocuğun işkence çektirilerek öldürülmesinin ne cezayla ne de sınavla ilgisi vardır.
Bu insanla ilgilidir ki o çocuğun hâline; verilmiş imkanları ile yetinmeyen ya da imkanların hepsine sahip olmak isteyenlerin sözlerine aldanıp da yol belirleyenin hareketleri sebep olmuştur. Karar verici ve uygulayıci insandır. Yaratan eğer sadece bu harekete veya sonuca dönük bir yaratma gerçekleştirseydi, suçlanabilirdi lakin o pek çok imkanı da yarattı ve seçimi insana bıraktı.
başkasını sınamak için birilerine acı çektiren tanrı sonsuz merhamet sahibi olamaz.
"Sınırsız merhamet" diye bir şey yoktur, yani her durumun affına dair bir işaret yoktur. Ya da yaratanın merhametinin, imkan ulaştıramayacağının, kapsayamayacağının, ona ulaşmaya çalışıp da fayda sağlamayanın sınırı yoktur.
Merhamet, sadece bağışlanma anlamı içermez. Yani "sonsuz merhamet"ten, her türlü kötülüğü affetme anlamı çıkarılamaz ki bunun olmadığına dair pek çok ayet mevcuttur.
Fakat merhametin içine yaratılana verilmiş imkanlar da girer. Bunlar da bilgi (doğru ve yanlış hakkındaki bilgi), irade ve seçme kabiliyeti, ayrıca rızık. Burada da rızık enteresandır ki onun da yaratılana sınırsız verilmesi hâlinde sapacağı söylenmektedir.
Özünde iş insandadır. İmkanlar da ihtiyacına göre verilmektedir; lakin insan, imkan ve ihtiyacın ötesinde bir isteğe sahiptir.
Görev de; imkan, ihtiyaç ve sınır hakkındaki bilgiye sahip olmak ve bunlardan hareketle, yaşamı şekillendirmekle ilgilidir.