Sonsuz merhametli olmamasının değiştireceği şey nedir? Veya merhametin bir limiti olmalı mı sizce?
Sonsuz merhametli olmamasının değiştireceği şey yaptığı her şeyin mutlak merhameti barındırmaması bence. Yani kötülük problemi ortadan kalkar. Ama bildiğim kadarıyla ibrahimi dinlere göre tanrı sonsuz merhametli yanlış mıyım?
 
Sonsuz merhametli olmamasının değiştireceği şey yaptığı her şeyin mutlak merhameti barındırmaması bence. Yani kötülük problemi ortadan kalkar. Ama bildiğim kadarıyla ibrahimi dinlere göre tanrı sonsuz merhametli yanlış mıyım?

Onu oturup tartışmak lazım. Ben kitabı 3-4 defa okuyup bitirmiştim zamanında. Merhamet sahibi ancak sonsuzluk ile alakalı aklımda pek bir şey kalmamış.

Üstelik koşuluna göre çok acımasız. Ceza olarak kaynar su tasviri yapılır. Sonsuz merhametli olsa zaten kaynar su şeklinde korkunç görünen bir cezayı vermezdi. Yani özellikle sonsuz merhamet sahibidir diye bir söylemini hatırlamıyorum.

Genel olarak affedilmeyen tek şey kendisine şirk koşulması olarak nitelendiriyor. Onun dışındaki tüm günahlıların eninde sonunda cennetine gireceğinden bahsediyor. Bunu diyorsa zaten sonsuz merhametli olamaz. Sonsuz olması için istisnasız her koşulda affetmesi gerekir.

Benim aklımda kalanlar bunlar yani, yanlışım varsa düzeltebilirsiniz.

Bu arada kötülük problemi ortalıktan kalkmaz sonsuz merhametli olmadığı anlaşılsa bile. Kötülük problemi sadece dinlere yapılan bir eleştiri değil malum.
 
Onu oturup tartışmak lazım. Ben kitabı 3-4 defa okuyup bitirmiştim zamanında. Merhamet sahibi ancak sonsuzluk ile alakalı aklımda pek bir şey kalmamış.

Üstelik koşuluna göre çok acımasız. Ceza olarak kaynar su tasviri yapılır. Sonsuz merhametli olsa zaten kaynar su şeklinde korkunç görünen bir cezayı vermezdi. Yani özellikle sonsuz merhamet sahibidir diye bir söylemini hatırlamıyorum.

Genel olarak affedilmeyen tek şey kendisine şirk koşulması olarak nitelendiriyor. Onun dışındaki tüm günahlıların eninde sonunda cennetine gireceğinden bahsediyor. Bunu diyorsa zaten sonsuz merhametli olamaz. Sonsuz olması için istisnasız her koşulda affetmesi gerekir.

Benim aklımda kalanlar bunlar yani, yanlışım varsa düzeltebilirsiniz.
Sonsuz iyi olan tanrının sonsuz merhameti de içinde barındırması gerektiğini düşünüyorum ben. Kuranda direk sonsuz merhamet sahibidir diye bir ifade yok diye biliyorum.

Şirki de affediyor. Ama bu dünyada tövbe etmiş olman lazım. Tövbe etmeden ölürsen affedilmezsin diye biliyorum. Kurana göre cennete girmek için Allaha ve Peygamberine kesin olarak iman etmen lazım. Sonsuz cehennemde kalmak için illa ki şirk koşmak gerekli değil yani.
 
Kurana göre cennete girmek için Allaha ve Peygamberine kesin olarak iman etmen lazım.

Bunu diyecektim, şirk ile karıştırmışım. Evet ilk koşul bu mesela. Bu gereklilik olmadan ölünürse hiçbir koşulda affı yok. Bunu diyen bir Tanrı sonsuz merhametli olamaz.

Sonsuz iyi konusu da ayrı, bu mantıkla sonsuz kötü de olabilir aslında. Etiği yaratan da o çünkü eğer her şeyi yarattı ise. Yarattığı her şeyi kapsadığına göre o tüm kavramların aynı zamanda kendisi oluyor.

Bence sonsuz merhamet konusundan ziyade, kötülük problemini dinler için değil de genel olarak şöyle bir tartışmak daha verimli olur.
 
Duygu temelli düşünce ve davranışları mantıklı düşünerek idrak edemezsin, metafiziksel ve duygu bazlı kavramı tartışarak eleştirmenin sonu gelmez.

Biyoljik varlığın rızası olmadan öldürülmesi cinayettir, sınav veya kader diyerek toplumun çürümesi göz ardı edilmemeli.
 
Ben insanın doğal bir canlı olmadığını düşünüyorum, bununla birlikte "doğal" tarafı da var. Bu da insanı çok ciddi şekilde "komplex" hale getiriyor.

Eskiden "tecavüz" haberlerini okudğumda ve çok ciddi hakaretler filan gördüğümde tecavüzcüyü "kıvanç tatlıtuğ" zannederdim. Öyle ya olmaması gereken bir şey yapmak için ciddi bir öfke ve/veya ihtiyaç olması gerekmekte. Ee kıvanç tatlıtuğ da bunun olması neredeyse imkansız.

Birçok durumda insan zihninin yarattığı yaşamda çok ciddi tramvalara, aşağılamalara, zorluklara maruz kalmış bir insan "çocuk" bile öldürebilir fakat bunu kıvanç tatlıtug yaptığında "idam sephasını" hemen ortaya koyarsın.

İnasanın yaptığı en büyük hatadır "her insanı benzer veya eşit görmek" kimse brad pitt giibi yaşamadı ve yaşamıyor ve insan zihni akıl almaz bir şekilde "eşitsizlik" yaratmış ve bunun çok ciddi sonuçları olur.
 
6 yaşında bir çocuğun işkence çektirilerek öldürülmesinin ne cezayla ne de sınavla ilgisi vardır.

Bu insanla ilgilidir ki o çocuğun hâline; verilmiş imkanları ile yetinmeyen ya da imkanların hepsine sahip olmak isteyenlerin sözlerine aldanıp da yol belirleyenin hareketleri sebep olmuştur. Karar verici ve uygulayıci insandır. Yaratan eğer sadece bu harekete veya sonuca dönük bir yaratma gerçekleştirseydi, suçlanabilirdi lakin o pek çok imkanı da yarattı ve seçimi insana bıraktı.

başkasını sınamak için birilerine acı çektiren tanrı sonsuz merhamet sahibi olamaz.

"Sınırsız merhamet" diye bir şey yoktur, yani her durumun affına dair bir işaret yoktur. Ya da yaratanın merhametinin, imkan ulaştıramayacağının, kapsayamayacağının, ona ulaşmaya çalışıp da fayda sağlamayanın sınırı yoktur.

Merhamet, sadece bağışlanma anlamı içermez. Yani "sonsuz merhamet"ten, her türlü kötülüğü affetme anlamı çıkarılamaz ki bunun olmadığına dair pek çok ayet mevcuttur.

Fakat merhametin içine yaratılana verilmiş imkanlar da girer. Bunlar da bilgi (doğru ve yanlış hakkındaki bilgi), irade ve seçme kabiliyeti, ayrıca rızık. Burada da rızık enteresandır ki onun da yaratılana sınırsız verilmesi hâlinde sapacağı söylenmektedir.

Özünde iş insandadır. İmkanlar da ihtiyacına göre verilmektedir; lakin insan, imkan ve ihtiyacın ötesinde bir isteğe sahiptir.

Görev de; imkan, ihtiyaç ve sınır hakkındaki bilgiye sahip olmak ve bunlardan hareketle, yaşamı şekillendirmekle ilgilidir.
 
Son düzenleme: