Bana en mantıklı gelen absürdizm oldu. Hayat anlamsız ve biz insanlar bir amaç arıyoruz hayatta ve bu absürt bir şey. Albert Camus ise bu durumda inadına yaşamamızı söylüyor, başkaldırıp isyan etmemizi. 2 seçenek daha sunuyor ama tavsiye etmiyor tabii ki şöyle sayayım;

1. Hayatını sonlandırmak
2. Bir dine inanmak

Sonuncu seçenekte absürdizm işte. Keyfine bakmaya çalışacaksın absürtlüğe rağmen yaşayacaksın saçma olduğunu bile bile günlük işlerini yapacaksın.

Din pek mantıklı gelmiyor şüpheyle inanmakta pek olmuyor, varoluşçuluk var ama o da bana hitap etmedi. Anlamı olmayan bir şeye kendi anlamımızı katmak mantıklı gelmiyor.
 
Ölümden sonra ne olacağı gram umurumda değil çünkü önümde daha en az 40-50 yıllık bir hayat var. Onu da 40 50 yıl sonraki ben düşüneyim. Ailem için, annem ve kardeşlerim için yaşıyorum. Daha çok çalışıp daha çok kazanmak, daha kaliteli bir hayat yaşamak, çok gezmek çok sevmek ve sevilmek için yaşıyorum. Yaptığım hatalardan ders çıkarmak, keşkelerimin büyük keşkeler olmaması için yaşıyorum.


Neden olsun ki? Ölüm de yaşamın bir aşaması değil mi? Her şeyin bir sonu vardır. Belki o da yeni bir başlangıçtır? Bunu bilemezsin ki? Kötüye yoracağına iyiye yor. Belki yeniden doğacaksın.
Beni de kısa zaman önce arkamdan iten amaçlar bunlardı. Çok çalıştım kazandım daha kaliteli yaşadım aileme faydalı oldum peki ya şimdi noldu. İşte olduğum bu noktadayım
 
Bilmiyorum, belki anlatsam mükemmel hayatın var diye düşünürsün ama şu an oturduğum yerde acı çekiyorum.
Bunlar son dönemde yaşadığın hislerse belki monoton bir hayat yüzünden bunalıma girmiş olabilirsin. Bir süre sonra geçer diye düşünüyorum. Hayata farklı aktiviteler katmanı söylemiş psikologlar, cidden bundan başka bir şey aklıma gelmiyor. Sorunun kaynağını bulmak lazım.
 
Beni de kısa zaman önce arkamdan iten amaçlar bunlardı. Çok çalıştım kazandım daha kaliteli yaşadım aileme faydalı oldum peki ya şimdi noldu. İşte olduğum bu noktadayım.
Al arkadaşlarını sevdiklerini gez toz, dizi ve film izle oyunlar oyna.. Bir noktada değilsin, ne istersen onu yapabilecek konumdasın belki de? Hayat böyle değil mi zaten? Hayat bir mücadele olmayı bıraktıktan sonra ve hayatın kolaylaştıktan sonra belki tükenmişlik sendromu baş gösteriyordur. Dünya haritasını aç ve gezecek yerleri araştır. Hayat göründüğü kadar uzun değil, bir şekilde illa geçiyor. Buna anlam katıp katmamak sana bağlı. Kaldı ki yıllarca dizi film izlesen oyun oynasan da bir şey kaybetmezsin.
 
Bana en mantıklı gelen absürdizm oldu. Hayat anlamsız ve biz insanlar bir amaç arıyoruz hayatta ve bu absürt bir şey. Albert Camus ise bu durumda inadına yaşamamızı söylüyor, başkaldırıp isyan etmemizi. 2 seçenek daha sunuyor ama tavsiye etmiyor tabii ki şöyle sayayım;

1. Hayatını sonlandırmak
2. Bir dine inanmak

Sonuncu seçenekte absürdizm işte. Keyfine bakmaya çalışacaksın absürtlüğe rağmen yaşayacaksın saçma olduğunu bile bile günlük işlerini yapacaksın.

Din pek mantıklı gelmiyor şüpheyle inanmakta pek olmuyor, varoluşçuluk var ama o da bana hitap etmedi. Anlamı olmayan bir şeye kendi anlamımızı katmak mantıklı gelmiyor.
Saçma olduğunu bile bile yaşamayı bir türlü kabullenemiyorum. Çok zorluyor gerçekten bu durum beni
 
Saçma olduğunu bile bile yaşamayı bir türlü kabullenemiyorum. Çok zorluyor gerçekten bu durum beni
Kendinize uygun bir din arayabilirsiniz hocam eğer anlamsız yaşamayı kabullenemiyorsanız. Unutmayın dinler hiçbir zaman kanıtlanamaz, kanıtlanabilse inanç olmaz. Kendinize uygun bir din arayın ve inanmaya çalışın şüpheleriniz olsa bile.
 
Merhaba arkadaşlar,

Bu aralar devamlı bu soruya dönüp dolaşıp takılıyorum ve hayatımın geri kalanını nasıl yaşamam gerektiğini bilmiyorum. Kendimi aşırı mutsuz ve hevessiz hissediyorum. Yaklaşık 1 yıldır antidepresan kullanmama rağmen bu durum yeniden nüksetti.
Psikologlara da epeyce gittim ama bir hobi edinden daha öteye geçen tavsiyeler alamadım.
Hayatım dışarıdan baktığımda çok güzel şükredecek düzinelerce şeyim var ama ne olursa olsun bu mutsuzluk bataklığına takılıp kalıyorum ve yaşamak çok saçma geliyor. Hayatıma son vermek gibi bir düşüncem de yok yanlış anlamayın.

Sizi hayata bağlayan nedir, neden yaşadığımızın cevabını bulabilen var mı iç huzura erişebilen var mı aranızda?
Biri bana bu konuda farklı bir bakış açısı kazandırırsa çok sevinirim.
İyi günler dilerim...

Aşk ve iş hedeflerim.
 
Merhaba arkadaşlar,

Bu aralar devamlı bu soruya dönüp dolaşıp takılıyorum ve hayatımın geri kalanını nasıl yaşamam gerektiğini bilmiyorum. Kendimi aşırı mutsuz ve hevessiz hissediyorum. Yaklaşık 1 yıldır antidepresan kullanmama rağmen bu durum yeniden nüksetti.
Psikologlara da epeyce gittim ama bir hobi edinden daha öteye geçen tavsiyeler alamadım.
Hayatım dışarıdan baktığımda çok güzel şükredecek düzinelerce şeyim var ama ne olursa olsun bu mutsuzluk bataklığına takılıp kalıyorum ve yaşamak çok saçma geliyor. Hayatıma son vermek gibi bir düşüncem de yok yanlış anlamayın.

Sizi hayata bağlayan nedir, neden yaşadığımızın cevabını bulabilen var mı iç huzura erişebilen var mı aranızda?
Biri bana bu konuda farklı bir bakış açısı kazandırırsa çok sevinirim.
İyi günler dilerim...

Apateist bakış açısı iyidir bence. Çok sebep arama, yaşamaya devam et. Tavsiyem budur. Ne kadar düşünürsen düşün hiçbir şey değişmeyecek çünkü. Hayatının değeri 1 olmasından kaynaklı. Çöpe atmak enayilik olur gibi.
 
Kendinize uygun bir din arayabilirsiniz hocam eğer anlamsız yaşamayı kabullenemiyorsanız. Unutmayın dinler hiçbir zaman kanıtlanamaz, kanıtlanabilse inanç olmaz. Kendinize uygun bir din arayın ve inanmaya çalışın şüpheleriniz olsa bile.
Arayışım hala devam ediyor ama inanmaya zorlamak kendini kandırmak oluyor içime sinmiyor o da