Andar Han

Üstün
Katılım
30 Mart 2024
Mesajlar
1.175
Makaleler
4
Çözümler
9
Beğeniler
2.325
"Neden?" diye sormak güzeldir. Gökyüzü ya da su neden mavi? Aslan neden kükrer? Koala neden bu kadar rahat? Dünya neden dönmekte veya biz neden yaşamaktayız?

Sorular, sorular... Sormayan insan var mı? Yok. Soruları, çözüme dair olmayan var mı? Çok.

Benim anlayamadığım noktalardan biri; sorusundan sebep kendine anlam yükleyen insanlar. Ya hu bilmem kaç bin yıllık külliyat mevcut. İlk defa o soruyu soran, sen olabilir misin? Elbet bir yerlerde aynı fırtınalar kopmuştur.

Biz neden aynı döngüye saplanmışız? Sorusunun cevabı da yukarıdadır. Çünkü dinlemiyoruz, okumuyoruz, bilmiyoruz. Bildiklerimize bağlı olmayı seçiyoruz. Bildiklerimize zeval gelmesi durumunda, kurduğumuz bağlantılarla bunun varlığımıza tehdit olabileceğini düşünüyoruz.

Felsefe, soruna dair çözümsüz ve sonsuz tartışmalara vesile sorular ile ilgili değildir. Çözümü aramaya dair soruların bulunabilmesi için gereklidir. Bu minvalde, soruna çözüm olmayan sorularla, bitmek tükenmek bilmeyen sonsuz ve sonuçsuz tartışmalarla neden zaman harcanmaktadır?

Aynı hatayı binlerce yıldır tekrarlayan ve bu hatalara hâlâ destek olabilecek bir yaratığız. Kendimizi abartmanın alemi yok. Durum belli, kapasite belli, şartlar belli; oluşacak olan da bellidir herhalde.

Bu kısır döngüden nasıl çıkacağız?
 
Son düzenleme:
Soruların sonu olmadığı gibi öğrenmenin, bilmenin de sonu yok. Kafayı yememek için biraz relax olmak gerekir dostum.
 
Benim anlayamadığım noktalardan biri; sorusundan sebep kendine anlam yükleyen insanlar. Ya hu bilmem kaç bin yıllık külliyat mevcut. İlk defa o soruyu soran, sen olabilir misin? Elbet bir yerlerde aynı fırtınalar kopmuştur.

-40 derecede dondurarak kurutma teknolojisi kullanılarak dondurulmuş bir fırın tepsisi yemeği geri nasıl fırından yeni çıkmış hale getiririm diye ilk sen sorabilirsin. İlk sen sormamış olsan bile bu alanda çalışıp ilk sen çözüm bulup belki dünyadaki gıda fiyatlarını ciddi anlamda düşürürsün. Instant noodle yiyen garibanlar marketten kağıt paket içinde dondurarak kurutulmuş gerçek yemek alabilir sıcak suyla eski haline getirip yemek üzere. Felsefe tamamen çağın sorunlarını kendi ilgi alanın dahilinde düşünmek üzerine kurulu bir bilim dalı. Ülkemizde boş yapma "sanatı" olarak görülse de gerçekte diğer bilimlerle iç içe ve hatta onların ilerlemesi için dürtükleyen bir dal. Sorduğun soruların anlamlı ve değerli olabilmesi için de soru sorabileceğin bir alanın olması gerekiyor, her alandan gram gram bilgi ezberleyip her gördüğü konuda soru sormaya ve düşünmeye çalışmak felsefe değil işsizliktir ne yazık ki.

Felsefe, soruna dair çözümsüz ve sonsuz tartışmalara vesile sorular ile ilgili değildir. Çözümü aramaya dair soruların bulunabilmesi için gereklidir. Bu minvalde, soruna çözüm olmayan sorularla, bitmek tükenmek bilmeyen sonsuz ve sonuçsuz tartışmalarla neden zaman harcanmaktadır?

Kendi alanı olmayan, olsa bile o alanda aslında yeterince bilgisi olmamasına rağmen yıllardır bir şekilde para kazanmayı başardığı için kendini alanına hakim sanan insanların her gördüğü hakkında bilgi sahibi olma çabası. Kimse her şey hakkında ciddi bilgi sahibi olamaz, kişinin bilgi birikiminin büyüklüğü aslında ne kadar çok bilmiyorum cevabı verdiğiyle ölçülür ama ülkemizde bu böyle değil. Sosyal deney adı altında sokaktaki insanlara "volkan konakları var mış, nerede acaba?" diye adres soruluyor ve insanlar rastgele bir şeyi şuradan git sola dön gibi açıklıyor sırf bilmiyorum dememek için. Volkan konak tanıdık da mı gelmedi kulağına, niye hemen atlıyorsun değil mi?

Aynı hatayı binlerce yıldır tekrarlayan ve bu hatalara hâlâ destek olabilecek bir yaratığız. Kendimizi abartmanın alemi yok. Durum belli, kapasite belli, şartlar belli; oluşacak olan da bellidir herhalde.

Bu kısır döngüden nasıl çıkacağız?

Ülkemiz her ne kadar cumhuriyet ile kendini adam etmeye başlasa da halkı bilinçlendirmek için Atatürk'ün attığı adımlar sonraki diktatörler tarafından bile bile geriye çevrildi ki halk tam bugünkü haline ulaşsın ve kolay güdülebilir olsun, bu esnada da diktatör kafasına estiğince çalıp çırpsın. Halk bilinçlenmediği sürece o anki diktatör gitse bile birkaç yıl içinde yenisini hatta daha beterini getirmeyi başaracak ve yine yönetimden şikayet edecektir.

Matematiği öğretmeyi beceremeyen hatta yok sayıyı karşıya at çarpım bölü olarak geçsin yok logaritma elini kaldırdı üstteki sayıyı tuttu yatırdı gibi saçmalıklarla öğrenmeyi engelleyen eğitim sisteminde "kafası basmayan" çocukları sanayiye verip 7/24 ölçü almak, hesap yapmak, hata yapmamanın önemli olduğu bir nevi teknisyenlik gerektiren alanda çalıştırma illeti devam ettikçe kısır döngüden çıkılması çok çok zor. Adam gibi matematik öğretilmediğini ancak sizin neslin (2000'li olduğunu varsayıyorum) anne baba olmuş halleri fark edebilecek kendi de bir şekilde biraz öğrendiği için. Bizim neslin hiçbir alanda birkaç ezberi dışında hiçbir bilgisi olmadığı için çok ödev veren hocayı iyi öğretmen, masa başında zorla çok kalan çocuğu iyi öğrenci, matematik bölümündeki öğrencilerin duysa dehşete kapılacağı saçma sapan ezberleri aklında tutamayan çocukları da gerizekalı sanıyorlar.

Bir şeyin yanlışlığını fark etmek için bile o konuda bilgi sahibi olmak gerekir ve tam da bu yüzden bizim gibiler sadece genç kesime tavsiye veriyor ve tek özelliği sizden daha erken doğup rastgele bir işle para kazanan eğitilemez gerizekalı sürüsüyle muhatap bile olmuyor böyle konularda.
 
Kafayı yememek için biraz relax olmak gerekir dostum.

Rehavetin fazlası, uyku getirir. Her yerde olduğu gibi, orada da bir dengeye ihtiyaç var tabii.

Adam gibi matematik öğretilmediğini ancak sizin neslin (2000'li olduğunu varsayıyorum) anne baba olmuş halleri fark edebilecek kendi de bir şekilde biraz öğrendiği için.

Genel olarak gayet güzel noktalara temas etmişsiniz lakin sadece bu cümleye takılıp iş başka yerlere evrilebilir. Ama aranan bu değil. Buna, ben de zaman zaman düşüyorum.

Bir şeyin yanlışlığını fark etmek için bile o konuda bilgi sahibi olmak gerekir

Öğrenmenin bile, öğrenilmesi gerekiyor ki kişiden kişiye değişen bir konu. Değindiğiniz ezber hususunun, öğrenme zannedilmesi ve ezberi iyi olanın bir şekilde takdir edilmesi gibi pek çok hatalı değerlendirme ve bu hataya insanların yönlendirilmesi; başedilmesi gereken sorunlardan bir tanesi.

Çocuğuna "dur, yapma, hayır", diyen ebeveyn ile "bunu yapman sonucunda karşılaşabileceğin sorunlar, bunlar bunlardır" diyen ebeveyn arasında bariz farklar var tabii.

Anne babalığa yeltenen insanların, psikoloji konusunda da desteğe ve yönlendirmeye ihtiyacı var ama "psikoloğa gitmek" etiket bile doğurabiliyor. Bu konularda desteği atadan alıyoruz da, bizi yetiştirenler de onlar ve hatalarını görebilecek durumdayız. Ki burada hatayı, suça suçlu bulmak olarak aramaktan bahsetmiyorum. Onlar bizde ne yanlış yaptıysa bilelim, çözümünü bulalım, bizden sonrakine uygulamayalım; şeklinde bakıyorum.
 
Son düzenleme: