Evet düşük hacimden güç üretmek parçaların daha stresli çalışmasına sebep oluyor doğru ama her bakımda, tahminen ortalama en geç 1 sene ya da 20.000 Km'de değiştirmek çok gereksiz. Bu araba tüm yolu gidip de pistte mi yaptı neden bakım başı buji değişiyoruz? Çok bakımlı ya da titiz kullanıldığı konusuna da kanıt olarak bakmaya da katılmıyorum. Bakımı nerede yapıldı, nasıl yapıldı, kim yaptı, hangi yağı kullandı, filtreleri vs zamanında değişti mi, kullandığı parçalar orijinal ya da o derecede kaliteli mi bilmeden net bir şey söylemek bence doğru değil.
Önceki sahibi belki çok sıkıştırarak kullandı, bunu bilebilir miyiz? Satan adam sana arabayı zorladığını söyler mi? Belki adam tüp taktırdı, aşırı yıprattı arabayı? Bujinin en büyük düşmanı tüptür. 1.6 puratech motorlara tüp taktıranlarda var. Bunlar uç örnekler değil. Turbo arabaya tüp takılmaz, Turbo tüp sevmez. Çok hata yapıyorlar. Belki de adam gerçekten temiz kullandı, titizlikten boş yere değiştirtti. Bunları bilemeyiz. Şimdi yanlış anlama tecrübelerimi aktarmaya çalışıyorum. Fikirlerine saygı duyarım. 13 yaşımdan belli araba kullanırım, 35 oldum bu sene. İşim gereği de araç filosu yönetiyorum, elimden her marka model araç geçti neredeyse. Kendi hususi aracımda var yıllardır. Öyle şeyler gördü ki bu gözler, anlatsam deneyimlerimi dehşete kapılırsın ikinci el araba alırken.
Satıcı kaza resimleri, servis değişim ve işlem faturalarının hepsinin olduğunu söyledi.
Eğer böyleyse mantıklı duruyor ama ileride satılacağı zaman da ufak bir zahmet çektirir.
Aklımda ikinci sırada ise 3 numaraya yazdığım araç var. Km si 73 olmasına rağmen devam eden garantisi bu tarafa yönlendiriyor bir tık.
Tek sorun araç antep de ve ben çok uzağım.
Olası bir sorunda antepe kadar boşuna git gel yapmış olacağım diye düşünüyorum.
Passat da 1.5 olan DQ200 yani eski tip sorunlu kavramaydı. 2.0 olanlara hiç bakmadım muhtemelen yeni tip ıslak kavrama vardır.
Yani Antep'e kadar gidilmez, sende haklısın. Mümkün mertebe yakınlardan bakmak lazım. Tampon değişimi birçok Expertiz'de plastik parça yazılır. Tampon değişiminde arka şase darba almadıysa, bagaj havuzu temiz ise alınır. Arkadan darbe alıp, akordiyon gibi olmaması önemli. Değer kaybı bile değil normalde. Tarcanlar oraya plastik parça yazmaz ama. Boya ise boya, değişen ise değişen yazarlar. Sene de ortalama 10-15k km yapan araba normal, yürüyen bir arabadır. 10k altı yapan araca, yatan araba deni ortalama. Üstünü fazla bulurum her zaman.
DQ200'e insan gibi davranınca gayet sağlam bir şanzıman aslında. Sadece ilgi istiyor biraz. Tabii ki DQ381 olsa daha hoş olur ama yine de yenileri, eski DQ200'ler kadar sıkıntılı değil.
Çift kavramayı kullanmayı bilmeyen insanda çok hocam. Sakin kullanım, ısınmadan basmamak, aşırı eğimli yollara dikkat, sıkışık trafik, yağ ısısına dikkat gibi. Hem kuru kavrama, hem de ıslak kavrama çok kullandım. Ama yine de 1. tercih her zaman yeni nesil tork konvertörlü şanzımanlar olmalı diye düşünüyorum. Gerçekten de Türkiye yollarına en uygun tip şanzıman türü. Birçok ülkede DSG'lere 10 yıla varan garantiler sunuyorlar. Türkiye'de böyle bir garanti olsa, insanlar daha olumlu düşünür.